kalbim ortadan ikiye yarıldı Musa, üstelik kaçmıyordum dövüşebilirdim önüme çıkan bütün firavunlarla üstüme hiç düşmeyen güneşin altında ışığına övgüler yağdırabilirdim
etimi çiğneyen kedere söz hakkı düşmüyor
bu diyarda savaşmak istemiyorum demek yasak karşı çıkmalı, reddetmeli ve nefretle dolmalıyım
kalbim ortadan ikiye yarıldı Musa üstelik kaçmaya değil yakalamaya çalışıyordum
konuşabilirdik firavunlarla, ortak bir yol bulabilirdim
Peygamber'i bile hüzünlendiren bu dünya elbette bana yol açmıyor kalbimin tuzu yok Musa,
yara kendi kendine iyileşmiyor gözümün yaşı yetmiyor bu ateşi söndürmeye
artık yan yana yürüyebileceğimize olan inancımı kaybettim
taş kesildim,
dokunursan çatlarım
sana bir ara heybemde taşıyıp hiçbir yere koyamadığım keder harçlıklarını anlatırım
cebime lazım olur diyerek sıkıştırılmış nerede lazım olacağını hâlen öğrenemediklerimi
Musa, kalbim tekrar nasıl birleşecek?
bir şeyler yapmalıyım, çok konuşmalıyım belki nereden başlayacağımı bilmiyorum
insan yitip giden şeylerin ardından başlangıcı nasıl buluyor
muhakkak bir şeyler yapmalıyım
görmeye çalışmaktan buğulandı gözlerim öfkeden değil, merhametten ağız dolusu bir küfrün içindeyim eve dönen otobüslerin camlarından ıslak gözlerle bakıyorum Musa,
yoksun sırtımı yasladığım soğuk duvarlar beni artık tanımıyor
ben şimdi seni düşünerek yazılmış üç beş cümleden başka bir şey değilim