Berfin

Berfin

, bir kitabı okumaya başladı
Margaret Mitchell
9.2/10 · 3.126 okunma
Yaşamak Sancısı
orada ekmek olmayı bekleyen bir buğday var biçilmeyi beklemek ne demektir bilemezsin dağın ardını gölgeleyen sisin yarattığı güç göğün zindanında yeşermiş bir çiçek sana doğru koşarken düşmüş bir çift gözün hesabını kaldıramaz elbet sen hiç öldün mü, ben ölmedim ekmeğe sor ölümü, kimseler duymasın ölümle bezenmiş bir huzursuzluk var gökte mezar taşlarından ses çıkmıyor sen yaşamak nedir bilir misin toprağa sor yaşamayı, bırak çocuklar duysun çocukların bilmediği her şey biraz eksik ağzından çıkan her telaşa verecek bir cevap bulmalıymışım gibi koşturuyorum buğday bilir mi niçin ekmek olduğunu ben neden biliyorum niçin yaşadığımı bilmek boyumu aşıyor bilmek herkesin boyunu aşıyor benim boyum herkesten uzun bilmek en fazla benim boyumu aşıyor

Berfin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·590 syf.·
7 günde okudu
·
2026 37. kitabı
İskender Pala
9.6/10 · 13,5bin okunma
Ölüm hayatın zıddı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve hayatın ta kendisiydi. Ölüme ilerlemenin adı hayat olmuştu. Doğan herkes bu yolu yürüyor ve günü gelince de dünyayı terk edip gidiyordu.Uzun emeller ve ihtiraslar gidişi geciktirmiyor bilakis hayatı geciktiriyordu.
MUSA'YA AĞIT
kalbim ortadan ikiye yarıldı Musa, üstelik kaçmıyordum dövüşebilirdim önüme çıkan bütün firavunlarla üstüme hiç düşmeyen güneşin altında ışığına övgüler yağdırabilirdim etimi çiğneyen kedere söz hakkı düşmüyor bu diyarda savaşmak istemiyorum demek yasak karşı çıkmalı, reddetmeli ve nefretle dolmalıyım kalbim ortadan ikiye yarıldı Musa üstelik kaçmaya değil yakalamaya çalışıyordum konuşabilirdik firavunlarla, ortak bir yol bulabilirdim Peygamber'i bile hüzünlendiren bu dünya elbette bana yol açmıyor kalbimin tuzu yok Musa, yara kendi kendine iyileşmiyor gözümün yaşı yetmiyor bu ateşi söndürmeye artık yan yana yürüyebileceğimize olan inancımı kaybettim taş kesildim, dokunursan çatlarım sana bir ara heybemde taşıyıp hiçbir yere koyamadığım keder harçlıklarını anlatırım cebime lazım olur diyerek sıkıştırılmış nerede lazım olacağını hâlen öğrenemediklerimi Musa, kalbim tekrar nasıl birleşecek? bir şeyler yapmalıyım, çok konuşmalıyım belki nereden başlayacağımı bilmiyorum insan yitip giden şeylerin ardından başlangıcı nasıl buluyor muhakkak bir şeyler yapmalıyım görmeye çalışmaktan buğulandı gözlerim öfkeden değil, merhametten ağız dolusu bir küfrün içindeyim eve dönen otobüslerin camlarından ıslak gözlerle bakıyorum Musa, yoksun sırtımı yasladığım soğuk duvarlar beni artık tanımıyor ben şimdi seni düşünerek yazılmış üç beş cümleden başka bir şey değilim