Berfin Tuana Turan

Berfin Tuana Turan
@berfintturan
Öğrenci
Türkçe Öğretmenliği
İstanbul
17 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Oysa herkes öldürür sevdiğini, Kulak verin bu dediklerime, Kimi bir bakışı ile yapar bunu, Kimi dalkavukça sözler ile… Korkaklar öpücük ile öldürür... Yürekliler kılıç darbeleriyle. Kimi gençken öldürür sevdiğini Kimi yaşlıyken. Şehvetli ellerle boğar kimi Kimi altından ellerle Merhametli kişi bıçak kullanır Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur Kimi yeterince sevmez kimi fazla sever Kimi satar; kimi de satın alır Kimi gözyaşı döker öldürürken Kimi kılı kıpırdamadan Çünkü herkes öldürür sevdiğini Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Peregrini hala aynı heyecanla bağırıyordu: - Ya kinler, nefretler, boğuşmalar, didişmeler, vahşetler… Onları bir fenalık Allahının eseri olarak kabul etmek lazım değil mi? - Hayır… Hepsi aynı nurun gölgesi, hepsi aynı ilahi ressamın kullandığı başka başka boyalar… - O halde sen, Dede, ayrı ve bir ruha inanmıyorsun. Dedi omuzlarını silkti: - Kaynağına dönen damla, güneşe dönen ışık parçası ayrımıdır, değil midir?
Sayfa 86·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Yaşamak bu yangın yerinde Her gün yeniden ölerek Zalimin elinde tutsak Cahile kurban olarak Yalanla kirli havada Güçlükle soluk alarak Savunmak gerçeği, çoğu kez Yalnızlığını bilerek Korkağı, döneği, suskunu Görüp de öfkeyle dolarak Toplanıyor ölü arkadaşlar Her biri bir yerden gelerek Kiminin boynunda ilmeği Kimi kanını silerek Kucaklıyor beni Metin Altıok "Aldırma" diyor gülerek "Yaşamak görevdir bu yangın yerinde Yaşamak, insan kalarak"
“Aslında hiçbir şey yasadışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu.”
Sayfa 16·Kitabı okudu
“ Varoluşun zirvesini gösteren, hayatın artık daha fazla yükselemediği bir kendinden geçme hali vardı. Yaşamanın çelişkisi de odur ki bu kendinden geçme, esrime hali, insan ancak en hayat doluyken ve insanın ancak hayatta olduğunu tamamen unutmasıyla gelir. Bu hayatı unutma hali sanatçıyı etkisine aldığında bir alev gibi ondan dışarı taşar; bir askeri etkisine aldığında o asker cephede savaş çılgınlığına katılarak düşmanına en ufak merhamet göstermez. İşte o aynı kendinden geçme hali, sürünün başında, ayışığının altında, kasların sonuna kadar zorlayarak, önünde hızla kaçan canlı yiyeceği kadin kurt çığlıkları içinde kovalayan Buck’ı da etkisine aldı. Benliğin derinliklerinin sesi, benliğinin kendinden de derin olan ve zamanın dölyatağına kadar giden parçasının sesiydi, haykırdığı. Onu etkisi altına alan şey, içinde sonuna kadar yükselen hayattı, varoluşun o büyük dalgasıydı; kendini kaptırdığı şey, tek tek her bir kasından, ekleminden ve sinirinden duyduğu mükemmel hazdı; hareket etmeyenin üzerinde, ölüm maddenin teninde kabına sığmayan bir sevinçle uçarak kendini hareket içinde ifade eden, parıldayan ve taşan ölüm karşıtıydı, ölüm olmayan her şey de onun efendisi.”
Sayfa 38·Kitabı okudu