Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Kulak verin bu dediklerime,
Kimi bir bakışı ile yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözler ile…
Korkaklar öpücük ile öldürür...
Yürekliler kılıç darbeleriyle.
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlıyken.
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
Kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
Kimi satar; kimi de satın alır
Kimi gözyaşı döker öldürürken
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünkü herkes öldürür sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Peregrini hala aynı heyecanla bağırıyordu:
- Ya kinler, nefretler, boğuşmalar, didişmeler, vahşetler… Onları bir fenalık Allahının eseri olarak kabul etmek lazım değil mi?
- Hayır… Hepsi aynı nurun gölgesi, hepsi aynı ilahi ressamın kullandığı başka başka boyalar…
- O halde sen, Dede, ayrı ve bir ruha inanmıyorsun.
Dedi omuzlarını silkti:
- Kaynağına dönen damla, güneşe dönen ışık parçası ayrımıdır, değil midir?