Homofobi ve Eşcinsellik Korelasyonu
Homofobik insanların zihninin içine girmeye çalışacağım bu postumda gördüğünüz üzere arkadaşın bu yorumuna cevaptır ilk olarak gördüğümüz çevre genellikle ailedir yapılan araştırmalarda ebeveynlerinden yüksek düzeyde özerklik desteği alan bireylerin içsel cinsel eğilimleri ile beyan ettikleri cinsel kimliklerinin daha uyumlu olduğu bulunmuştur buna karşılık baskıcı veya kontrolcü ebeveynlerle büyüyenlerde bu iki ölçüm arasında büyük uçurumlar gözlemlenmiştir aynı araştırma aile sisteminde homofobi varlığı söz konusu olduğunda özellikle baba figürünün özellikle baskıcı olması durumunda yoğun olarak bastırılan eşcinsellik dürtülerine yani örtük cinsel yönelimin eşcinselliğe yatkın olduğu anlaşılmıştır kendini "tamamen heteroseksüel" ve "maskülen" olarak tanımlayan kişilerin özünde içsel dürtülerini aile ve diğer toplum gibi kurumlardan gizlemek için kullandıkları görünmüştür özellikle eşcinsel ebeveynler bu noktada çok fazla toplum baskısına maruz kalıyor ve çoğu eşcinsel olduğunu fark etmeden homofobiye yöneliyor bu ayrımcı önyargı çocuk psikolojisine karşı maalesef düşmandır çocuklara gereken pedagojik yöntemler demokratik yöntemler yerine daha baskıcı ve daha sert tutumlar ile büyütülüyor nitekim araştırmalara bakarsak çocukların yine en iyi şekilde toplum tarafından yetkinlik derecesi demokratik ve pedagojik yaklaşıma verilmiştir kısaca homofobikler gerek aile gerek kendi baskıları yüzünden bu yola sapmış eşcinselleride barındırır ve yapılan deneye göre %54 gibi bir oranda homofobik bir kitlenin eşcinsel içeriklere karşı ereksiyon yani tam cinsel uyarılma geçirdiği görülmüştür bu araştırmalardan çıkarılacak sonuç ise şu; homofobikler kendi içlerindeki çatışmayı ve korktukları "eşcinsel olma" yüzünden duydukları nefretin sebebi aslında bunun gerçek bir "tehdit"
Anti-faşizm
Ey Sözlerin Aslın Bilen Yunus Emre Ey sözlerin aslın bilen gel de bu söz nerden gelir Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir Söz kılar kayguyu şad söz kılar bilişi yad Eğer horluk eğer izzet her kişiye sözden gelir Söz karadan aktan değil yazıp okumaktan değil Bu yürüyen halktan değil Hâlık avazından gelir Ne elif okudum ne cim varlığından kelecim Bilmeye yüzbin müneccim tâalüm n’ıldızdan gelir Şu’le bize Ay’dan değil aşk eri bu soydan değil Rızkımsa bu evden değil deryâ-yı ummandan gelir Biz bir behâne arada ayrık de elden ne gele Hak çün emir eyler cana bu keleci ondan gelir YÛNUS bir derd ile âh et kahr evinde neyler rahat Bu derde derman kefâret bir âh ile suzdan gelir
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir gün, 12 yaşında siyahi bir kız çocuğu, annesinin çamaşır yıkadığı eve girdi. İçeride bir kütüphane gördü. Yaklaştı. Elini uzatıp bir kitap aldı… ama ev sahibinin kızı onu durdurdu ve hayatı boyunca unutamayacağı bir cümle söyledi: — “Sen siyahsın. Siyahlar okumaz.” Bu cümle onu yıkmadı. Onu ateşledi. Ve hayatının yönünü değiştirdi. Mary McLeod Bethune, 1875’te Güney Carolina’da, eskiden köleleştirilmiş anne babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. 17 kardeşin 15’incisiydi. Çok küçük yaşta çalışmaya başladı. Ama o gün, yasa ile değil, ırkçılıkla yasaklanmış bir kitabın karşısında, siyahlarla beyazlar arasındaki gerçek sınırın eğitim olduğunu anladı. Her gün 16 kilometre yürüyerek siyahi çocuklara ayrılmış mütevazı bir okula gitti. Okuma yazma öğrendi. Sonra anne babasına öğretti. Kardeşlerine öğretti. Komşularına öğretti. Tarım işçilerine öğretti. Kapı kapı dolaştı; okuma yazmayı bir direniş eylemi gibi yaydı. En iyi öğrenci oldu. Burs kazandı. Öğretmen oldu. Ve o andan itibaren asla öğretmeyi bırakmadı. Ama misyonu sınıfla sınırlı değildi. Daytona Beach’te özel bir okul kurdu; bu okul daha sonra Bethune-Cookman Üniversitesi’ne dönüştü. Hapishanelerde ders verdi. Eğitmenler yetiştirdi. Ve dönemin kurumsal ırkçılığıyla kelimelerin, fikirlerin ve eylemin gücüyle mücadele etti. Mary sadece öğretmiyor; bilinç uyandırıyordu. Öğrencilerini kimlik çıkartmaya götürüyor, onlara kendi tarihlerini öğretiyor, haklarını talep etmelerini sağlıyordu. Senato’ya seslendi, liderlerle tartıştı, bildiriler yazdı ve Franklin D. Roosevelt tarafından ırk meseleleri konusunda başkanlık danışmanlığına atandı. Ona “Mücadelenin First Lady’si” diyorlardı. Bu, sembolik bir unvan değildi; ondan çok önce Rosa Parks veya Martin Luther King Jr. gibi isimler manşetlere çıkmadan binlerce insana
Bir gün, 12 yaşındaki siyahi bir kız, annesinin çamaşır yıkadığı eve girdi. Kütüphaneye doğru yöneldi. Adım adım yaklaştı. Raflardan bir kitap aldı… Tam o sırada, evin sahibinin kızı onu sonsuza dek hatırlayacağı bir cümleyle durdurdu: — "Sen siyahsın. Siyahlar okuyamaz." Bu söz onu yıldırmadı. Tam tersine, içinde bir ateş yaktı. Ve bu ateş, hayatının yönünü değiştirdi. Mary McLeod Bethune, 1875 yılında Güney Carolina’da, köleleştirilmiş ebeveynlerin çocuğu olarak dünyaya geldi. On yedi kardeşin on beşincisiydi. Çok küçük yaşta çalışmaya başladı. Fakat o gün, elinde tuttuğu kitapla yüzleştiğinde —yasalarla değil ama ırkçılıkla engellendiğinde— siyahlar ile beyazlar arasındaki gerçek sınırın eğitim olduğunu anladı. Siyahi çocuklar için kurulmuş mütevazı bir okula gidebilmek için her gün on mil yürüdü. Okuma yazmayı öğrendi. Sonra bunu ailesine öğretti. Kardeşlerine… Komşularına… Çiftlik işçilerine… Ev ev dolaşarak, sanki okuryazarlık bir direniş eylemiymiş gibi. Okulun en iyi öğrencisi oldu. Burs kazandı. Öğretmenliğe başladı. Ve öğretmenlikten asla vazgeçmedi. Ama görevi sınıf duvarlarının çok ötesine uzandı. Daytona Beach’te, daha sonra Bethune–Cookman Üniversitesi’ne dönüşecek özel bir okul kurdu. Hapishanelerde ders verdi. Öğretmenler yetiştirdi. Zamanının kurumsal ırkçılığıyla kelimelerin, fikirlerin ve eylemlerin gücüyle mücadele etti. Mary yalnızca bilgi vermiyordu; vicdanları uyandırıyordu. Öğrencilerini kendi kimliklerini inşa etmeye, tarihlerinin izini sürmeye, toplumda hak ettikleri yere ulaşmaya teşvik ediyordu. Senatoya müdahil oldu, liderlerle tartıştı, bildiriler kaleme aldı. Ve Franklin D. Roosevelt tarafından, ırk meselelerinde başkanın danışmanı olarak atandı. Bu, sadece sembolik bir unvan değildi. Rosa Parks ya da Martin Luther King Jr.
Duygu ve Düşünce
Bir gün, 12 yaşındaki siyahi bir kız, annesinin çamaşır yıkadığı eve girdi. Kütüphaneye doğru yöneldi. Adım adım yaklaştı. Raflardan bir kitap aldı… Tam o sırada, evin sahibinin kızı onu sonsuza dek hatırlayacağı bir cümleyle durdurdu: — "Sen siyahsın. Siyahlar okuyamaz." Bu söz onu yıldırmadı. Tam tersine, içinde bir ateş yaktı. Ve bu ateş, hayatının yönünü değiştirdi. Mary McLeod Bethune, 1875 yılında Güney Carolina’da, köleleştirilmiş ebeveynlerin çocuğu olarak dünyaya geldi. On yedi kardeşin on beşincisiydi. Çok küçük yaşta çalışmaya başladı. Fakat o gün, elinde tuttuğu kitapla yüzleştiğinde —yasalarla değil ama ırkçılıkla engellendiğinde— siyahlar ile beyazlar arasındaki gerçek sınırın eğitim olduğunu anladı. Siyahi çocuklar için kurulmuş mütevazı bir okula gidebilmek için her gün on mil yürüdü. Okuma yazmayı öğrendi. Sonra bunu ailesine öğretti. Kardeşlerine… Komşularına… Çiftlik işçilerine… Ev ev dolaşarak, sanki okuryazarlık bir direniş eylemiymiş gibi. Okulun en iyi öğrencisi oldu. Burs kazandı. Öğretmenliğe başladı. Ve öğretmenlikten asla vazgeçmedi. Ama görevi sınıf duvarlarının çok ötesine uzandı. Daytona Beach’te, daha sonra Bethune–Cookman Üniversitesi’ne dönüşecek özel bir okul kurdu. Hapishanelerde ders verdi. Öğretmenler yetiştirdi. Zamanının kurumsal ırkçılığıyla kelimelerin, fikirlerin ve eylemlerin gücüyle mücadele etti. Mary yalnızca bilgi vermiyordu; vicdanları uyandırıyordu. Öğrencilerini kendi kimliklerini inşa etmeye, tarihlerinin izini sürmeye, toplumda hak ettikleri yere ulaşmaya teşvik ediyordu. Senatoya müdahil oldu, liderlerle tartıştı, bildiriler kaleme aldı. Ve Franklin D. Roosevelt tarafından, ırk meselelerinde başkanın danışmanı olarak atandı. Bu, sadece sembolik bir unvan değildi. Rosa Parks ya da Martin Luther King Jr.
HEAR ME OUTTT
Caraval julian ve legend(daha çok julian) Ebedî Rekabet roman kitt tabii ki de💖 Hapishane Şifacısı jaren Kızıl Kraliçe mavenn💞(linç yemeyi göze alıyorum) Hizmetçi serisi enzo kesinliklee Haşhaş Savaşı üçlemesi kitay ve canım altan trengsin💗💘🩷 Suikastçının Hançeri sam😭 Mahkûm tim Ateşin Şarkısı lorenzo❤️‍🔥 Sakın Yalan Söyleme ethann🤍 Gallant matthew Cam Şato dorian✨ FAİREN Fairen💋 SİZİNKİLER NELER YORUMLARA BEKLİYORUM