Marilyn Monroe günün birinde şöyle demiş Nejla Ateş'e "Biz babasız kızlar her erkekte o kayıp babamızı ararız ve asla bulamayız. Bütün erkekler hem babamız, hem aşkımız, hem çocuğumuzdur beybi. Onun için yalnızlığımız hiç bitmez bizim."
Tabiatın üstadı her iki cinse de kendine mahsus bir başka incelik vermiş. Bir güzel kadının vücudunun görünüşü değil, bazen hayali bile nasıl bir erkeğin sinirlerine gerginlik getiriyorsa, keza bir erkeğin daha irice ve tüylüce olan vücudu kadın üzerinde aynı tesiri ortaya çıkarır.
Yeni doğmuş çocuğun ilk çişini salataya karıştır da yedir dediler, yaptım. İştahla yedi körolası, yine doğurmadı. Yarasa pisliğini leblebi unuyla karıştırarak hap yap da yuttur, dediler, yutturdum. Şeyh Sadrettin, gelinin karnı üzerine "âyetül kürsi" yazdı. Üç gün sonra geldi, mübarek diliyle yine kendi yaladı.
Marilyn Monroe günün birinde şöyle demiş Nejla Ateş'e: Biz babasız kızlar her erkekte o kayıp babamızı ararız ve asla bulamayız. Bütün erkekler hem babamız, hem aşkımız, hem çocuğumuzdur beybi. Onun için yalnızlığımız hiç bitmez bizim.