Puan vermedi·129 syf.·
2025 25. kitabı
Dört Anlaşma'yı çok severim. aklıma geldikçe zihnimi açar ve yanılgılarımdan, korkularımdan arındırır biraz. ama bu kitap beklediğim gibi değildi. çok güzel noktalara değiniyor ama apaçık bildiğim ve hissettiğim bir şeyi de gözden kaçırıyormuş gibi hissettirmişti. ki ben çok pozitif bi önyargıyla başlamıştım kitaba. evet birini değiştirmek onu bu hâliyle kabul etmemek demek. evet birbirimize kendi çöpümüzü dökmemeli kendimiz halletmeliyiz. ama insan insana muhtaç değil mi? yaralarımızı bir zamanlar en yakınlarımızdaki insanlar açıyor, sonra en yakınımızdaki insandan sarması için bir destek, bir paylaşım beklemiyor muyuz? birbirine iyi gelmek ve birlikte daha iyi olma ihtimaline hiç değinmediği için kendimi bağımlı, ilişki içinde "fazla" hissetmiştim. kitabı çoğunlukla ütü yaparken dinlediğim için pek hatrımda değil, sadece bana böyle geldi. sonra Bağlanma kitabını okudum ve ayarlarım kendine geldi. Ruiz abinin değindiği şeyler güzel olsa da özgürlüğe ve beklentisizliğe fazla vurgu var. ama ilişki dediğin emek işi, birlikte bir şey oluşturma işi. kitabı okuyup karşısındaki hanımefendi beybi leydilerinin duygusal ihtiyaçlarını onun kendi çöpü olarak görecek erkek çoktur diye düşünüyorum. bu yüzden bu konuyu tartışmaya açtım. sevgili kız kardeşlerim, hani oldu ki bir bey bu kitaptan bahsediyor güzel bir kart açtığını düşünüyor, hemen Bağlanma kartınızı yapıştırın. bi de bu taraftan baksın.
Ustaca SevmekDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 20002,704 okunma
10/10
·448 syf.··
2025 16. kitabı
Seni unutmicim kafasına odunla vurulup sonra aşık olan Eflal O sahneyi unutursam kalbim kurur. Çok gülmüştüm ve hâlâ gülüyorum. Tabii beybi Eros gelip totoya ok fırlatmadı o anda. Yanlış anlamayın. Şimdi düşündüm de Eros aslında odunu tutan kişi olabilirdi. Dank! Aslında olay şöyle gelişiyordu; Eflâl, ağabeyinin evine biraz Sinsice giriş yapmak üzereydi. Annemin tabiriyle gecenin pey vaktiydi ve başı kapüşonla örtülüydü. Kapıyı açmaya çalışırken önce sesi duyduk ve o da yıldızları saydı. Hastane odasında tanıştı Karan ile. Hangisi evi karıştırdı bilmem de Eflâl'i kötü niyetli sanmışlar meğerse. İşte 4 kitaplık Eflâl efsanesi böyle başlamıştı. Milenyumcuğumun ilk kitabı ve aynı zamanda da kenar süsleri modası onla başlamıştı. Evet, bu işi Milenyum başlattıHepimiz bayıldık mı? Bayıldık Ağabeyinden başka kimsesi yoktu Eflâl'in. Anne babası şaibeli bir kazayla ölmüş, yetmezmiş gibi dedesinden kaçıyordu. Sonra onlarla tanıştı, yani Akdoğan ailesiyle. Kulağa aşiret işi mafyatik geliyor ama öyle değil. İşin içinde birbirine düğüm olmuş aile sırları, korkunç düşmanlıklar, düşmanların itinalı yıllardır işleyen oyunları, Acılar ve özlemler... Hepsi bir bütün olarak çok iyiydi. Ben aksiyonlu ve biraz da yazarın mizahi anlayışı beni çok eğlendirdiği için seriyi sevmiştim. Şimdi veda etme zamanı geldi. Ne kadar da okumayı gecikirsen de bitti. Ama üzülmüyorum çünkü yazar, yazmaya devam ediyor. Ben mutlu son insanıyım. Yazar da öyle ki tüm düğümleri çözdü son kitapta ve hepimizi mutlu edecek son yazdı. Ve Epope, dehşet ve ibretle tavsiye eder!
Eflâl IVR. İdeli · Artemis Yayınları · 2024270 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·348 syf.··
2025 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 20:30
Nicos Kazancakis giriş yazısında şöyle der: "Hayatımda beni etkileyen kişiler Buda, Nietzsche, Homeros Bergson ve Zorba ". Buradan Zorba karakteri hayali bir karakter değildir. Onu etkileyen, sarsan, doğrusunu sorgulatan kişidir. O yüzden eserin iz bırakmasına hizmet eden iki karakterin insan, aşk , kadın gibi hayata dair sohbetleri. Diğer öğeler olaylar, zaman, mekan, diğer karakterler biraz daha gölgede kalıyor. En azından benim için. Peki bu karakterler kim? Basil ve Aleksi Zorba. Birbirlerinden farklı iki uç diyebileceğimiz iki karakter. Bu uç karakterlerin birbirleriyle birlikteliği ile oluşan bütünlük.Ki ben bu birlikteliği yaşamın kendisi olarak yorumluyorum. Zitliklarin uyumu/Karsitlarin birliği. Bu karakterler neyi simgeliyor? Basil karakteri sorgulayan, okuyan, yazan entelektüel bir tip. Zorba ise yaşamaktan her bir zerresine kadar keyif alan bir tip. Bu eser beni Antik çağdan itibaren sorgulanan şu soruya tekrar götürdü: Nasıl yaşamalı ? Hayatina anlam yaratmak ya da yaşamak için ne yapmalıyız ? Basil gibi bir duruş mu sergileyelim yoksa Zorba gibi mi ? Basil gibi okumakla hemhal olmuş ancak onu yaşamında eritememis ,uygulayamamis ki yazma eyleminde bile can cekistigini gördüğümüz biri gibi mi ?Yoksa Zorba gibi tam anlamıyla hayatın içinden geçen hem fizik gücünü kullanıp çalışan hem santur çalan, şarkılar söyleyen, dans eden , flört eden biri gibi mi ? Bu sırada aklıma şu soru takılıyor Basil için: onu tatmin ettiğinden mi böyle yoksa onun içinde bir konfor oluşturdugu için mi ? Burada eserde geçen bir diyaloğu vermek istiyorum. " Anladigima göre zatialiniz aç kalmadı hiç , adam öldürmedi, çalmadı,suç islemedi. Öyleyse dünyayı nasıl anlarsın sen ? Dedi ve devam etti. "Olgunlasmamis bir beyin, gün görmemiş bir ten." Çünkü Zorbanın kendisi savaşlara
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
Kimlik Bunalımı?
3/10
·496 syf.··
2024 54. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2024 22:12
Kitabı gömdüğüm 1.5 saatlik videom: youtube.com/watch?v=ZXYB1BR... Benim için artık klasik olmuş bir şekilde bu incelememde de madde madde ilerleyeceğim. Bilmeyenler için incelememde SÜRPRİZ BOZAN ( aka SPOILER) olacağını bildirmek isterim. Sürpriz bozan kısmına geçmeden önce ufak bir sürpriz bozansız inceleme yazmam gerekirse kitabın fantastik mi klasik kötü çocuk + saf ve sakar kız Wattpad kitabı olmak istediğine karar veremediğini, aslında potansiyelinin olduğunu ama yazarın bunu kullanmaktan çok uzak kaldığını söylemem gerekiyor. Karakterler 15 yaşından büyükmüş gibi davranmıyor, betimlemeler size yaratılan dünyayı yeteri kadar açıklayamıyor, kitabın belli bir bölümünde sadece Aytun'un kıskançlık krizlerini ve Ayliz ile aralarındaki zorlama "romantik" sahneleri okumak zorunda kalıyorsunuz. Bu açıdan bakıldığında "fantastik romantizm" türünde bir kitap olduğunu düşündürüyor. Kitap boyu kayda değer bir şey olmuyor, Ayliz kitabın çoğunluğunu eve tıkılmış şekilde geçiriyor. Çok amatör bir kitap olduğundan bahsetmeliyim. Yani benim 200 liram olsa ve sadece bir kitap alabilme seçeneğim olsa 200 liramı bu kitabı almak için harcamazdım. Şimdi sürpriz bozanlı kısma geçiyorum: 1) Yazarın Elinde Kek Ve Krema Varmış Ama Pasta Yapamamış Kitap Ayliz'in piramidin içerisinde gizemli bir oda bulması ve sonrasında başka bir dünyaya gitmesiyle başlıyor. Güzel bir fantastik kitabı okumamız için elimizde gereken bütün malzemeler var. Farklı bir dünyaya düşen bir karakter ve bir sürü güzel mite, karaktere ve olasılıklara sahip olan Mısır mitolojisi! Bu ikisine sahip olup nasıl bu kadar çorba, buram buram Wattpad kokan kötü bir kitap ortaya çıkabilmiş anlayamıyorum. Ayliz farklı bir dünyaya gidiyor, Mısır hariç her şey değişmiş. Bildiğimiz ülkelerin hiçbiri
Ay DüğümüGamze Çelik  · Ephesus Yayınları · 20201,756 okunma
5/10
·415 syf.··
2024 4. kitabı
Ohhhh içim öldüü öldüüü büyük bir hüsran içinde okudum başlar gerçekten iyiydi ortalarda ivme düşmeye başladı ayy son 100 sayfa beni öldürdü yavaş yanan romantizm severiz ama bu adım adım erkeğimiz aslında iyi anlayışlı bir tablo çizmeye çalışılmış ama inanılmaz manipülatif geldi bana diğer kitaplarını gözlerimden kalpler çıkarak okumuştum hele olive ve adam ama yok noo beybi nooo fiyasko olmuş
Aşk, Teorik OlarakAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2023996 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2021 51. kitabı
·
81 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2021 18:28
tüm Tanpınar fanlarından linç yiyeceğimi bile bile yine de yazcam yorumumu..20li yaşlarımda hiç dayanamayıp bıraktığım ama ‘artık olgunlaştım ne kdr sıkıcı olabilir ki mesajları almaya odaklan’ diyerek okumaya başladığım, 2 haftadır resmen yine elimde sürünen kitaptır. Bence 3. Bölümden sonra açılıo bu kitap ki bu da yarısından fazlasını okumayı gerektirio, tamam akıcı oldu sonunda diyerek son 200 sayfadan fazlasını okudum bugün. Ama üstümden tır geçmiş gibi bi his ve daha da sanıorm sonsuza dek elime almam. Hayır başyapıt fln olacak yerleri tam anlayamadım, tanzimattan cumhuriyete geçiş dönemi yaşanan ikilikler sıkıntılar psikanalizler felsefeler bozuk kişilikler vs..şahsen zorlandığım bi iki hafta oldu. Zamanla alakalı kitapları hep çok sevmişimdir aslında ama bilemiorum altan, beni kazanamadı.. çok altını çizdiğim cümle oldu ama wauww ne kitaptı be diyeceğim bi etkisi olmadı bende. O zaman ‘ne içindesin zamanın ne de büsbütün dışında’ diyerek rafa kaldırıorum seni beybi, bidaha görüşmemek üzere. #saatleriayarlamaenstitüsü
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma