Sakal
Hanginiz bilir, benim kadar, Karpuzdan fener yapmasını; Sedefli hançerle, üstüne, Gülcemal resmi çizmesini; Beyit düzmesini; Mektup yazmasını; Yatmasını, Kalkmasını, Bunca yılın Halime'sini Hanginiz bilir, benim kadar, Memnun etmesini? Değirmende ağartmadık biz bu sakalı!
"Sen bölüyorsun diye şiirin değeri azalmaz. O beyit ölmüyor, anlamı da değişmiyor. Ama çıkarınca bütün maksat ortadan kalkıyor, geriye her derlemeye uygun, gayet tatlı, çapkınca bir bilmece kalıyor. Emin ol, duyguları kadar bilmecesinin de küçümsenmesini istemez. Âşık bir şairya her iki yönüyle de takdir edilmeli ya da hiçbiriyle."
Sayfa 77
Alıntı
Reklam
O gece birbirimizi aynı kitabın içine gömülerek sevdik. Gözlerime ve dudaklarıma rehberlik ediyor, her kelimeyi, her minyatürü biliyordu; oysa ben onlarla ilk kez karşılaşıyordum. Hayyam’ın rubaisinden bir beyit okudu sonra: Yaralı kuşlar gizlenirler ölmek için… Öte dünyanın karanlığında huzur bulsun insan.
Yalnız şu beyit kaldı kahve ocağında El yazısıyla "Ölüm Allah'ın emri Ayrılık olmasaydı"...
“Ney gibi bir zehir ve panzehir kim gördü? Ney gibi bir dost ve gönülden arzulayanı kim gördü?” Mesnevi'de 12. Beyit
Sayfa 62·Kitabı okudu
Risale-i Kudsiyye Şerhi; Mahmud Efendi'nin e sohbet etme usülüne bakıldığında ilk olarak Mustafa İsmet Efendi'ye s ait bir tasavvuf eseri olan Risale-i Kudsiyye'den bir beyit okuyarak açıklamasını yapmaktadır. Ardından ayeti kerime okuyarak manasını verir. Sonrasında meseleye dair hadisi şerif ile konuyu teyit et-mektedir. Bu şekilde Risale-i Kudsiyye'nin bütün beyitlerini açıklamış-tır. Bu eser, sohbetlerinde yaptığı şerh ve izahlardan derlenerek "Risale-i Kudsiyye Şerhi" adıyla kitap haline getirilmiştir. Ali Haydar Efendi'nin & "İtiraz kabul etmeyen iki kitaptan biridir" diyerek nitelediği bir eser olmasının da etkisiyle Mahmud Efendi bütün ihvanın günlük rutin şeklinde okuması gereken eserler arasında saymıştır.
Reklam
Reklam