Zamanın tahmin ettiğimden hızlı akıp gittiğini fark ettiğim günden bu yana günlerimi ne kadar sevgiyle, bilgiyle, kitapla doldurabildiysem o kadar iyi oldu benim için.
Gökyüzünü öpmek isterdim Ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan. Delilik mi dedin? Kim bilir...Belki de yerde sürünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. Gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? Kim ne diyebilir ki?
Ya acı çekmekten ya da sevmekten vazgeçmeliydim. Zira aşk başlarda arzuyla şekillendiği gibi devamı da ancak acı verici bir kaygıyla getirilebiliyordu.
Kan ter içinde geliyorum, bir yudum serinlik için, içindeki çirkefle simsiyah ediyorsun. Attığım hiçbir adım için kimseye hesap vermedim ben. Aşk değil işgal bu. Gittikçe herkese benziyorsun. İçindeki cehennem ilgilendirmiyor beni. Bana gülün gerekli, dibindeki gübre değil. Anlıyor musun?