Doğduğumuz zaman bir rüya çorbasının içinden çıkarız.
Öldüğümüzde rüya çorbasına gerisin geri batarız.
İki çorbanın arasında, geçilecek kuru bir alan vardır.
Hayat, bir sevkiyattır.
Şubat ayı en kısa aydır derler; ama yanılıyor olabilirler, biliyor musunuz ?
Takvim sayfalarını karıştırdığınız zaman, evet en kısası oymuş gibi gözükebilir. Şubat, ocakla martın arasında, sandviç peyniri gibidir. İki yandaki dilimlerin kabuklarına değemez. Ayağında lastik şosonlar varken (zaten Şubat'ı çıplak ayak yakalamanıza olanak yoktur) aralıktan bir kafa boyu kısadır. Ama artıkyıllarda filiz verdiği zaman nisanın burnuna kadar gelebilir.
....
Kışın en gaddar ayıdır. Çok zalim oluşu, maskeli baloya gidiyormuş gibi ilkbahar kılığına girebilmesinden, bunu birkaç saat sürdürüp sonra maskesini sadist bir kahkahayla çıkarmasından, herkesin suratına buzlar tükürmesinden ileri gelir ki, buna uzun süre dayanmak gerçekten güçtür.
Hayat anbean bizimle konuşur. Çünkü bu dünyadaki vazifemiz yaşamaktır. Hayat bizimle konuşarak yaşamın inceliklerini paylaşır. Paylaştığı bilgileri duyanlar için, kader artık bir sır olmaktan çıkar. Yapılan ve yaşanan şeyler de tesadüften ibaret olmaz böylece...