İnsana yeni bir hayat anlamı getirme ödevi ile karşı karşıya kalmıştır batı. Yani, hal diliyle insanlık batıya bunu söylemektedir ve: “ Dünyaya hakim olmak istedin. Pekâlâ, işte oldun. O halde, kader senden, hepimizin asgari mutluluğu veya hiç olmazsa hayatın yaşanmaya değer olduğunu kabul edebilmemiz için yeni bir inanç, varoluş, yorum ve anlam istemektedir. Bu sorumluluğa hevesli olan sendin. Bunu sen kendin yüklendin. Şimdi cevap ver bakalım” demektedir.
En büyük fırsatlar ve Bilgi İşçisi
Çağı’nın sınırsız başarıları, “biz” sanatında ustalaşmış
kişilere aittir. Gerçek büyüklüğe, bencillikten arınmış
bereketli bir zihin aracılığıyla –karşılıklı yarar için,
karşılıklı saygı ile– ulaşılacaktır.
-İşte gördünüz mü, MSP'liler komünistlerle iş birliği yaptılar.
-Bunlara ne Müslüman ne de milliyetçi denilebilir.
-Bunların içi yeşil, meğer içleri kırmızı imiş.
-Seçmenin iradesini Halk partisine sattılar.
-Halk Partisinin koltuk değneği oldular.
(Not: 1961 seçimlerinde Adalet partisi Chp ile koalisyon kurmuştur.)