Bigâne.

Reklam
"Çözemediğim bir şeyler var hayatımda Sualtı gibi derinlerde sessizce bekleyen Dirensem, daha ne kadar direnebilirim artık Nereye kadar gidebilirim, gitsem? Aradığım nedir, o kentten bu kente Adressiz yaşamak da sıkar insanı gün gelir Gider heyecanlar, istekler, gülümseyişler Yüreğimdeki denizin suları birden çekilir."
 ''Çünkü içim, makul bir saatte uyuyabilecek kadar huzura kavuşmadı henüz.''
"Güzel bir havada, güzel bir memlekette acelem olmadan yol yürümek ve bu yolculuğun sonunda güzel bir şey görmek..."
1000Kitap
"Sonra bir anda, burnunuzun ucunda, canınızı sıkan, rahatınızı kaçıran, kanınızı donduran o adlandırılamayanı tanıyor, tanıdığınızı sanıyorsunuz. O zaman çürüyüş başlıyor. İnsan afallayıp şaşkına dönüyor, çöküyorsunuz. Akıl zaafa düşüyor. Bağrınıza inatçı bir acı saplanıyor. Sanrılar sizi aptallaştırdıkça aptallaştırıyor. İnsan bir ad, bir sözcük istiyor. Haykırmak istiyor; çözümü bulduğunu, bunalımının kaynağına indiğini haykırmak istiyor. Bu abuk subuk karmaşık laf yığınından sıçrayıp çıkmak, bu sözcük bataklığından kaçıp kurtulmak istiyor insan. Ama artık bir sıçrama taşı da yok, tutunacak bir dal da. Hayal gücünün dibini boylamaktan başka yol yok. Bir başlangıç noktası yakalamak istiyor insan; Ama bütün noktalar çok uzaklarda, çok bulanık..."
Reklam