Sıla hasretiyle sınanan, kiyan kokusuyla sermest olan, Kaptan-ı Deryasına meftun bir şiirzede ve şimdi bir de "denizin adına, suyun tadına ulaştıran" Ronya'sına anne.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
-Sizin bilginleriniz ne bilirler?
-Müneccimlerimiz ilani harp ve sünnet için uygun zamanları bilirler. Şeyhler gayb âlemine mahsus sırları, medrese alimlerimiz ise neyin günah neyin sevap olduğunu bilirler.
-Yüce padişah! Eğer bu saydığın bilginler sadece anlattığın şeyleri biliyorlarsa, onların pek fazla bir şey bildikleri söylenemez.
-Neden?
-Çünkü bilgi tehlike ile ölçülür.
-Bilgi doğru olmak zorundadır ve bilgin, hata yapmaktan ölümden korkar gibi korkar. Sizin bilginleriniz hata yapmaktan korkarlar mı?
"İlk dersimiz başladı.
Çocuklar, alın bakalım defterlerinizi,kitaplarınızı.
İşte kalemleriniz işte silgileriniz.
Ama silgilerinizi pek kullanmayın.
Yazdığınız hiçbir şeyi silmeyin, yanlış da olsa silmeyin, ben de öyle yazıyorum, yanlışlarımın üstünü çizmeden yazıyorum. İlerde bir gün, kendi yanlışımı, yaptığım yanlışı görmek için. Günü geldiğinde düzeltmek için. Hadi bakalım, şimdi bana, silmeden, benim dilimden, benim size öğreteceğim öğretmem istenen dilden, bildiğiniz tüm sözcükleri yazın defterinizin ilk sayfasına.
Anladınız mı?
Hep bir ağızdan cevapladılar:
Naaaa.
Anlamadılar.
Anlatamadım.."