Herkes hemen “şiddet dizileri yasaklansın, oyunlar kaldırılsın” diyor. Tamam, yasakla bakalım. Kurtlar Vadisi’ni, Çukur’u, Eşkıya’yı, Godfather’ı, yeraltı dizilerini, PUBG’yi, ne kadar şiddet varsa hepsini yasakla. Pokemon’u bile suçla bazıları. Sonra? Şahıs sosyal medyadan özenir, YouTube’dan özenir, yabancı içerikten özenir… Yasakların sonu yok. Sorun biter mi? Hayır.Ben kendi hayatımdan biliyorum: Çocukluğumda 399 bölüm Kurtlar Vadisi + sineması, Eşkıya, Çukur, mafya filmleri… hepsini izledim. Şiddet sahneleri bolca vardı. Neden ben özenmedim? Neden gidip bir öğretmene veya arkadaşıma zarar vermedim, mafyacılık oynamadım? Çünkü evde başka bir iklim vardı. “En büyük kabadayılık beyefendiliktir” diye büyütüldüm. Kitap okumayı, araştırmayı, sorgulamayı sevdim. Annem babam nezaketi, vicdanı, saygıyı aşıladı. Eğitim seviyesi yüksek bir ortamda büyüdüm. Cahillikle, şiddetle yoğrulmadım.Ama ya o şahıslar? Evin içinde neler yaşadılar? Belki baba annesine şiddet uyguluyordu, şahıs bunu “normal” sandı. Belki yalnızlık, mobbing, bastırılmış öfke… Ruh haline bakmadan “dizi izledi, oyun oynadı” diye geçiştiremeyiz. Evet, şiddet içeren her içerikte sorun var, yadsınamaz. Ama eğitimli, irfanlı bir toplumda o diziler reyting alamaz, çekilmez bile. Halk “bu ne saçmalık” der, izlemez. Bunları yaşadı diye tabii ki yaptıkları doğru değil, Bu bir insanlık suçu. O şahıs bu suçu işledi, tartışmasız.Ama inanın, anne ve babası da en az onun kadar suçlu.Topluma böyle bir birey yetiştirmek aslında çok kolay. Asıl zor olan, temiz ahlaklı, vicdanlı, aklı başında ve sorumluluk sahibi bir insan yetiştirebilmek. Bu anne-baba bunu başarabilmiş mi? Hayır.Peki o çocuk o evde nasıl büyüdü? Hiç mi kendini sorgulamadı, hiç mi akıl yürütmedi? Anne-babası onu geliştirmek için hiçbir çaba sarf etmedi mi?