4'lü Axel Atlayışı
On yıl öncesine kadar dörtlü axel atlayışı artistik buz pateninin ulaşılmaz hedeflerinden biriydi. 2010'lu yıllarda bazı erkek patenciler, programları sırasında birden fazla kez dörtlü atlayışlar yapmaya başladı. Ancak 4,5 dönüşle tamamlanan ve son derece riskli olan dörtlü axel atlayışına herkes cesaret edemiyordu. Yapılan denemeler de başarılı olamıyordu. 2020'li yıllara gelindiğinde Amerikalı artistik buz patencisi Ilia Malinin'in adı sıkça duyulmaya başlandı. Malinin, 2022'deki uluslararası bir yarışmada dörtlü axel atlayışını başarıyla gerçekleştiren ilk patenci oldu. 2026 Kış Olimpiyatları'nda da son derece zor olan dörtlü atlayışları programına dâhil etti ancak beklenen performansı sergileyemedi. Bu zorlu atlayışları gerçekleştiren bir diğer sporcu ise 2022 Kış Olimpiyatları'nda, bir programda beş kez dörtlü atlayış yapan ve altın madalya kazanan Nathan Chen'di.
Sayfa 46
Tek yapmamız gereken bilim insanları ve teknisyenleri rahat bırakmak, böylelikle yeryüzünde cenneti kurabilecekler. Ancak bilim, insan faaliyetlerinin geri kalanından daha üstün ahlaki veya ruhani bir ortamda gerçekleşmez. Kültürümüzün tüm diğer öğeleri gibi ekonomik, siyasi ve dini çıkarlarla şekillenir. Ayrıca, bilim çok pahalı bir iştir. İnsanların bağışıklık sistemi üzerinde çalışan bir biyoloğa laboratuvar, test tüpleri, kimyasal maddeler ve elektron mikroskopları gerekir. Elbette laboratuvar asistanları, elektrikçiler, tesisatçılar ve temizlikçiler de. Kredi piyasalarıyla ilgili bir modelleme yapmaya çalışan iktisatçının bilgisayar alması, devasa veri bankaları oluşturması, karmaşık veri işleme programları geliştirmesi gerekir. Eski avcı toplayıcıların davranışlarını anlamaya çalışan bir arkeoloğun da uzak yerlere gitmesi, eski kalıntılarda kazı yapması ve fosilleşmiş kemikleri ve eşyaları tarihlemesi gerekir. Bunların hepsi para demektir.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sevgili yurttaşlarım, günümüz bilimin tüm toplum yaşamını yönlendirdiği, bilimden nasiplenememiş toplumların köleleştiği veya birbirine kırdırıldığı gündür. Bilim insanlara eğitimle öğretilir. Bu eğitim ailede başlar; ailenin çocuğa bilimsel yaşam terbiyesi verebilmesi için, yayınevlerinden televizyon şirketlerine bilgi ticareti yapan her kuruluş bu çabaya yardımcı olacak bir tavır takınır. Çocuk kitapları, televizyon programları bu amaca hizmet edecek şekilde ayarlanır. Bu çabayı Millı̂ Eğitim Bakanlığı (Hasan-Ali Yücel’in yaptığı gibi) Eğitimİ koordine eder.
Alıntı
Üniversitede Bilim Yapmak
Üniversite bilim yapar. Yani bilimi üretir, öğretİr ve yayar. Bilim üretimi araştırınayla olur. Araştırma kaynak ister. Kaynak sırf para değildir. Her şeyden önce akıl ve onun ürünü olan meraktır. Merak ise pek küçük yaşlardan başlayarak körüklenir. Bunun için, çocukların götürülebileceği müzeler, onların aileleriyle birlikte yararlanabilecekleri kütüphaneler olmalıdır. Televizyonlar ahlaksız ve sığ bir yaşamı pohpohlayan rezil magazin programları yerine, merakı ateşieyebilecek eğlenceli bilim propagandası yapan programlar yayımlamalıdır. Okullar ise tamamen merakı canlandıracak bir müfredatla teçhiz olunmalı, öğretmen merakı uyanduabilmek için açlıktan kurtarılmalıdır. Okul kitapları çocuğu okumaktan nefret ettirecek değil, okumayı teşvik edecek tarzda yazılmalıdır. Yazanlar ne yazdıklarını bilen insanlar olmalıdır, bakanlıklara çöreklenmiş, ders kitabı pazarından midelerini doldurmaya çalışan zır cahiller değil (Şengör, 2016: 73-74)!
Sayfa 74 - Şengör, A.M. (2016). Ka Kitap. 1. Baskı.·Kitabı okudu
Alıntı
MUTLULUK RİTÜELLERİ...
Mutluluk konusunda çalışan bilim insanları, mutluluğun Freud'un "Insan ne kadar az mutsuzsa o kadar mutludur yani mutluluk mutsuzluğun olmaması durumudur" şeklindeki tanımlama. sında olduğunun aksine özgün bir duygu olduğunu ve bir sonuç olmaktan ziyade bir süreç olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor. Dolayısıyla insanın, kendi vücut sağlığını korumak için eg. zersiz programları yapıp uygulamasına benzer bir şekilde, mutlu. luk eşiğini yükseltip onu sürekli kılabilmek için Lyubomirski'nin yukarıda özetlediğim önerilerinin en azından bir kısmını yaşamına uygulaması ve yaşamı boyunca sürdürmesi gerekiyor.
Kapitalist Batı'da olsun, sosyalist Batı'da olsun Türkiye ve benzeri ülkeler için birtakım "iktisadi kalkınma" programları hazırlanmıştır. Bu programların çoğu "iktisadî kalkınma" adı verilen bir "bilim" çerçevesinde öngörülmektedir. Aslında Batı için mesele olan şey, geri kalmış diye baktığı ülkelerin derdine derman olmak değil, fakat mevcut sömürü düzeninin sürdürülme imkânlarını "bilimsel bir tabana oturtma" endişesi ve gayretidir. Nitekim "kalkınma iktisadı" adı altında verilen derslerde "geri" dediği ülkelerin onulmaz bir kısır döngü içinde bulunduğunu ispat etmekle konuya girilir. Binlerce sayfalık incelemelerinin, araştırmalarının hiçbir satırında bu ülkenin çocuklarına ümit verebilecek bir tek satıra rastlanmaz. Fakat bu ülkelerde işbaşına getirilen siyasî kadrolar, delil olarak ellerinde hep bunlardan öğrendiklerini tutmayı "bilimsel" bir davranış sanır.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı