Ama şunu bilin ki azizim, hayatta ancak kendi fillerini Alp Dağı'ndan aşıran, aşırmayı düşleyen insanlar başarılı olur. Bu insanların sayıları çok azdır.
“Eğer bu alçakgönüllü kardeşinizin sözlerine inanır, söylediklerinin gerçek olduğunu düşünürseniz, bilin ki para kimseyi ne daha mutlu ne de daha neşeli yapar. Yaptığı tek şey, insanın yüreğini kötü bir karışıklığa sürüklemektir. Parayla hiç kimseye yardım edemezsiniz; onu daha mutlu , daha güçlü ve neşeli kılamazsınız. Bu yuvarlak metali ve ağır kâğıtları en büyük düşmanınız olarak görün ve ondan nefret edin”
Küçük bir çocuğun nasıl sorular sorduğunu hiç fark ettiniz mi? Aslında oldukça etik sorular sorarlar. Eğer bu soruların karşısında irkiliyorsak bilin ki kendi bakış açımızda ve yorumumuzda bir sorun vardır. Örneğin bir çocuk, "Kuzular kesilirken canları acımıyor mu?" diye sorduğunda, bunu hiç düşünmek bile istemiyorsak, oraya bir tabu duvarı koymuşuz ve bu alanı sorgulamaya kapatmışız demek oluyor. Masallardaki kilitli 41. oda gibi, girilmesi yasak olan bir yer.