Tedavi yolları arasında seçim yapmamız istenebilir ama çoğumuz ne yapılması gerektiğini doktorun söylemesini tercih ederiz; çünkü en iyisini onun bileceğini düşünürüz. Ama gündelik hayattaki pek çok örnekte, bilgili olduğumuz bir konuda basit bir seçim söz konusu olduğunda, genellikle bazı içsel değerlendirme işlemleri uygulayıp, tıpkı bir yargıç gibi kararımızı bildirdiğimizi varsayarız. Bu yanlıştır; çünkü kararlarımızı ölçüp tartan süreçler bilincimizin dışında olur. Zihninizdeki mahkeme salonunda karar vermiş gibi hissedebilirsiniz ama önemli işlerin çoğu kapalı kapılar ardında yapılmıştır. Bilinçli bir biçimde seçenekleri potansiyel senaryolar olarak düşünebiliyor, sonra da seçeneğin ne anlama geldiğini hayal etmeye çalışıyor olabilirsiniz ama siz düşünmeye zaman bulmadan çok önce bilgi zaten işlenmiş, değerlendirilmiş, ölçülüp biçilmiştir. "Aklıma harika bir fikir geldi!" dememize benzer, birdenbire olmuş gibi görünür ama kafamızda aniden yanan bir lamba yoktur. Ani bir aydınlanma gibi görünebilir ama perde arkasındakiler fikri en başından beri geliştirmekteydi, size sadece analizlerini sundular. Libet'in deneyinde olduğu gibi siz harekete geçmek üzereyken bilmek ve bilmemek arasındaki farka işaret eden tek bir nokta yoktur. Bir konu üzerinde dursanız ve onu bilinçli zihninizde evirip çevirseniz bile, nereden bakılırsa bakılsın, siz sadece zaten verilmiş olan kararı geciktirmektesinizdir.
Sayfa 184·Kitabı okuyor
Baudrillard, futbol maçını insanlık dramına yeğleyen kitlenin iktidar tarafından güdümlendiği, başka bir deyişle, toplumdaki yatay enerjinin iktidar tarafından yönetilirliği düşüncesine karşı çıkar. Baudrillard'a göre, iktidar, kitleleri futbolla uyuttuğu suçlamasını seve seve kabullenir çünkü bu düşünce kendisinin de iktidar olduğuna inanmasını sağlamaktadır, ancak gerçekte bütün iktidarlar kitlelerin dipsiz kuyusuna düşerek orada yok olmaktadır. Kitlenin bu şekilde davranması, aslında bilinçli bir seçim veya ayrım yapmasından değildir; sadece, -kendi ifadelerimizle yorumlarsak- doğal yatay enerjinin "eğim" i o yönde olmuştur.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayatımızın akışında önemli bir rol üstlenecek, yönümüzü değiştirecek seçimleri etkileyecek ya da belirleyecek insanlarla yollarımızın tesadüf eseri kesiştiğini düşünmek ne garip. Belki de tesadüf değildir. Karşımızdaki insanın, bilinçli ya da bilinçsiz, gitmek istediğimiz yöne bizi itekleyeceğini seziyor olabilir miyiz? Belki davete icap etme sebebimiz budur. Karşımızdaki insanın yürümek istediğimiz yoldan bizi döndüreceğini, karşımıza engeller çıkaracağını hissedince onu yeniden görme isteği duymuyor olabilir miyiz?
...ima, birbiriyle bağdaşan delilleri seçici bir biçimde akla getiren bir tetikleme etkisidir. ... 1. Sistem cümleleri doğru kılmaya çalışarak anlar ve birbiriyle bağdaşan düşüncelerin seçici bir biçimde etkinleştirilmesi, sistematik bir yanlışlar ailesi yaratır, bu da bizi kandırılabilir kılar ve inandığımız herhangi bir şeye çok güçlü bir biçimde inanmaya yatkın hale getirir. ... İma da, çıpalama da 1. Sistem'in aynı otomatik işleyişiyle açıklanır. ... Çıpalama etkisi ölçülebilir ve şaşırtıcı derecede büyüktür. ... Genel olarak, bilinçli bir "tersini düşünme" stratejisi çıpa etkilerine karşı iyi bir savunma olabilir, çünkü bu etkileri üreten yanlı düşünce takviyelerini reddeder. ... Çıpalama etkileri her zaman, nihayetinde 2. Sistem tarafından tamamlanan yargı ve seçim görevlerinde incelenmiştİr. Ne var ki 2. Sistem, 1 . Sistem'in otomatik ve istençdışı bir faaliyetiyle bellekten geri alınan veriler üzerinde çalışır. Dolayısıyla 2. Sistem bazı bilgilerin geri alımını kolaylaştıran çıpaların yanlı etkilerine maruz kalır. Dahası, 2. Sistem'in etki hakkında bilgisi olmadığı gibi üzerinde kontrolü de yoktur. Rasgele ve saçma çıpalarla (Gandhi'nin 1 44 yaşında ölmesi gibi) karşı karşıya kalan katılımcılar, bu bariz biçimde yararsız bilginin tahminlerini etkilemİş olabileceğini kendilerinden emin bir biçimde inkar eder ve yanılırlar. ... ... bir mesaj yalan olarak reddedilmediği sürece, güvenilirliği ne olursa olsun, çağrışım sistemi üzerinde aynı etkiyi yapacağı... syf 143-150
Sayfa 150·Kitabı okuyor
Gelişmiş insanın en temel özelliği, bilinçli seçimleriyle kendisi için anlamlı bir gelecek inşa edebilme çabası içinde olmasıdır.
Sayfa 125
Alıntı
Başarısızlık, hayatın seçme şansımızın olmadığı bölümüdür. Öte yandan hatalardan ders alabilmek ise isteğe bağlıdır. Öğrenmeyi seçmemiz gerek. İstediğimiz sonuca ulaşana kadar bilinçli bir şekilde davranışlarımızı farklılaştırmalı, eğmeli ve değiştirmeliyiz.
1000Kitap