Şu anda hayatında neler olup bittiğine dair
hiçbir fikrim yokmuş gibi geliyordu. Bilmek istiyor değildim. Başka birinin her yönüyle ilgilenmek, sonra aniden hiçbir sey bilmemek garipti.
Çeşit çeşit azap içinde, varım! diyeceğim; işkenceden kıvranırken gene, varım! İşkence masasında da, varım; güneşi görüyorum, görmesem de varlığını biliyorum. Güneşin varlığını bilmek bile yaşamaktır.
“Bunu biraz acınası bulabilirsin,” dedi.
Güven vermek için devam etmesi adına başımı salladım.
“Seni arkadaşımmışsın gibi hissediyorum,” diye itiraf etti. “Ve bu dünyadaki tek yalnız olmadığımı bilmek iyi geliyor.” 
Şah-ı Nakşibend Hazretleri buyurur:
"Bir kul, namazda ancak şu dört şeyle huşû hâline erebilir:
1. Dâimâ helâl yemek, yerken kalben uyanık olmak ve huzur ile yemek.
2. Abdest sırasında gafletten uzak durmak.
3. İlk tekbiri alırken kendini huzuri ilâhîde bilmek.
4. Namaz dışında da Hak Teâlâ'yı aslâ unutmamak."
Sayfa 181 - Kampanya Kitapları, İstanbul 1438 / 2016·Kitabı okudu