Bilmek mi , bilmemek mi, bilmediğini bilmek mi?
Puan vermedi·325 syf.··
2026 9. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:03
Önce bilmemek farkında olmamak ve bunun mutluluğu, sonra bilmek ama sosyallikten uzaklaşmak, kendi kabuğuna çekilmek, sonra yine farkındalığını kaybetmek ama bu olurken de herşeyin farkında olmak, unutacağını bilmek yavaş yavaş herşeyin geriye sardığını görmek...Charlie bize notlarıyla birlikte iç dünyasınıda açıyor, yaşayan gerçek bir hikaye gibi. Zekice kurgulanmış ,heyecanlı, sürükleyici ve bence hüzünlü bir hikaye...ve kitabın sonunda herşeyin geriye sarmasına rağmen en değer verdiği dostu Algernon`un arka bahçedeki mezarını unutmaması ve bu çalışmadaki son isteğinin onun mezarına çiçek konulması olması çok anlamlı geldi bana:(
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,5bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 9. kitabı
Yüzyılda geçse, bin yılda geçse insanların fıtratı değişmiyor. Ne kadar çok Türk klasiklerinden okuduysam o zamanki insan yapısıyla günümüz aynı... Görgüsüzlük, özenti, başkasının kültürünü medeniyet sanan topluluk. Klasiklerin verdiği tüm mesaj yine aynı... kimlik çatışması, arada kalma ve mutsuzluk. Özünü bulamamak, nasıl davranacağını bilmemek. Ben bu kitapları çok sevdiğim için yine çok fazla çıkarımda bulundum ve mutlaka okunması gereken hikayeler olduğunu düşünüyorum. Ama cidden okumak, herkes okul dönemlerinde ödev için formalite okur ama bir katkı sağlamaz...
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kan ma sakın
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 22:26
Neye kanmayalım? Van helsing ve arkadaşlarının iyi olduğuna kanmamalısın okurken. Onların kötülük dediği şey tamamen farklı ve bambaşka bir yaşam formunun doğası gereğiydi. Drakula hayatta kalmak için insan kanı ile beslenmek zorundaydı. İnsanlardan saklanıyordu evet çünkü kendisini açık ettiği zaman insanların onu yok edeceğini biliyordu empati yapan her insan drakula gibi davranıp hareket edeceğini gayet iyi bilir. Doğası gereği bir aslanı kötü saymıyorsan drakulayı da kötü bir karakter olarak sayamayız. Aksine insanlar bu hayatta kalma mücadelesi veren varlığı diğer bütün varlıklar gibi yok etme eğilimindedir. Çünkü homo sapiens istilacı bir türdür. Günümüzde olduğu gibi dünyadaki bütün yaşam formlarını hızla yok etmekteyiz. Kitabın hemen başlarında Drakula Alman bir şairin şiirinden alıntı yapar "Denn die totden reiten schnell" bu ölüler hızlı sürer anlamına geliyor, ölümün kaçınılmazlığını ve yaşamın zamana kaçınılmaz olarak yenik düştüğünü simgeliyor. Kitabın sonunda da drakulanın hızlı bir şekilde uzun soluklu kaçması ve sonunda ölmesi kitabın başı ve sonu hakkında harika bir köprü kuruyor bu söz ile birlikte. Kitabın başından beri ve genelinde vurgulanan batıl inançlara ön yargı geliyor. Günümüzde bulunan merdiven altından geçme falan gibi şeyler yani. Burada yazar Bram Stoker insanların ön yargısını sunuyor ve kitabın bir kısmında da anlatmak istediği batıl inanç olmasa bile insanlar kafalarındaki eski inandıkları bilgiyi daha sağlam ve güvenilir bir bilgi olmasına rağmen ona her zaman şüpheyle yaklaşmasıdır. Zamanında Albert Einstein Isaac Newton'un dünyada kabul görmüş zaman mutlaktır ilkesini yıkıp zaman görecelidir dediği zaman dönemin aydın bilim insanları bile buna şüpheyle yaklaşmış. Aynı bizlerin de günümüzdeki batıl inançlara ya da batıl inancı olanların modern
Edebiyat
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:14
HEDİYE-SEBASTIAN FITZEK,344 sayfa “ Bazen gerçekler o denli korkunçtur ki bilmemek dünyadaki en büyük hediyedir.” Bir Sebastian Fitzek hayranı olarak kitap bende tam bir hayal kırıklığı yarattı.Tüm kitaplarını okumuş biri olarak maalesef kitabı son sıraya koyuyorum.Bu kitabına kadar tüm kitapları daha ilk sayfadan itibaren okuyucuyu içine çeken,ters köşe finalleri ile her fırsatta şaşırtmayı başaran yazar bu sefer beni gerçekten çok şaşırttı bu kitabıyla…Ama yine de okumaktan vazgeçmeyeceğim bir yazar… Kitabın konusu iki temele dayalı; -Aleksi yani önceden kazanılmış olan okuma becerisinin (genellikle beyin hasarı veya hastalığı sonucu) kısmen ya da tamamen kaybedilmesi durumudur. Halk arasında "okuma yitimi" veya "okuma körlüğü" olarak da bilinir. -Diğeri ;kötülük doğuştan mı ? Yoksa sonradan mı kötü olunuyor. Kitap bizi labirent gibi bir kurgunun içine çekiyor.Sırlarla dolu karakterler,geçmişte yaşanan travmaların bir şekilde ortaya çıkması,yazara özgü yine o ters köşe finaller…Evet finaller diyorum, Sebastian Fitzek okuyanlar bilir,yazar tek finalle yetinmez kitaplarında,final içinde final vardır… Sebastian Fitzek’in Hediye romanı, okuma yazma bilmeyen ve bunu herkesten saklayan Milan Berg adlı karakterin, bir trafik ışığında küçük bir kızın verdiği yardım çığlığı notuyla başlayan psikolojik gerilim hikayesini anlatıyor. Milan, kızı kurtarmaya çalışırken kendini karanlık bir kabusun içinde bulur.Milan için bu not, anlamını çözemediği anlamsız harf yığınlarından ibarettir. Roman, "Bazen gerçekler o denli korkunçtur ki, bilmemek dünyadaki en büyük hediyedir" felsefesini sorgulatıyor okuyucuya…
HediyeSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 202614 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2022 81. kitabı
Özdemir Asaf (1923-1981), Türk şiirinin en özgün seslerinden biridir. Sade, kısa ve yoğun dizeleriyle tanınır. Az sözle çok şey anlatma ustalığı (“şiir aza indirgeme sanatıdır” yaklaşımı) onun imzasını taşır. “Dokuza Kadar On” Yapı Kredi Yayınları’ndan Doğan Hızlan’ın hazırladığı bir seçki kitabıdır. Şairin farklı dönemlerinden derlenen şiirleri bir araya getirir ve onun minimalist, felsefi, aşk-ayrılık-yalnızlık temalı üslubunu en iyi yansıtan eserlerden biridir. Kitabın Genel Özellikleri ve Üslubu Kısa ve Yoğun Dizeler: Özdemir Asaf, kelimeleri kuyumcu titizliğiyle seçer. Bir dize veya kısa şiirde derin duygular, paradokslar ve hayatın özeti yer alır. Kitap, bu özelliğini en belirgin şekilde gösterir. Temalar: Aşk, yalnızlık, varoluş, zaman, pişmanlık, bilmek/bilmemek ikilemi, insan ilişkilerindeki çelişkiler. Şiirler kişisel ama evrenseldir; okuru kendi iç dünyasına çeker. Dil ve Biçim: Yalın, günlük Türkçe. Gereksiz süsleme yok. Karşıtlıklar (var/yok, bilip/bilmeyip, çizmek/yazmak), çağrışımlar ve sessizlikler (söylenmeyenler) güçlüdür. Haiku benzeri bir minimalist etki yaratır. Etki: Okurken “fısıldayarak iz bırakır”. Hızlı okunur ama etkisi uzun sürer. Birçok okuyucu için “en iyi şiir kitabı” yorumu alır; defalarca okunası bir derlemedir. Kitap adı, muhtemelen şairin “dokuzla on arası” gibi dar, kritik anlara (karar, geçiş, belirsizlik) işaret eden bir metaforu yansıtır. Zamanın, pişmanlıkların ve küçük anların ağırlığını vurgular. “Dokuza Kadar On”, Özdemir Asaf hayranları için ideal bir giriş/derlemedir. Yeni başlayanlar için de erişilebilir çünkü dili yalındır, ama derinliğiyle zorlar. Eleştirel açıdan: Bazı okuyuculara “fazla kısa ve dağınık” gelebilir, ama bu onun ustalığıdır — gereksiz kelime kullanmaz. 1000kitap.com Şair, modern Türk şiirinde
Dokuza Kadar OnÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202326bin okunma
9/10
·376 syf.··
2026 18. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 22:35
Sonunda bu yazardan Filmlerden Daha Güzel tadında bir kitap daha okudum ve o kadar mutluyum ki... Dani de Alec de çok tatlılardı. Çok sevdim, hiç sıkılmadım okurken. Akıp gitti kitap. Alec'in ailesi ve Dani'nin annesi, hatta dedesine de ayrıca bayıldım. Alec'in kendi arkadaş ortamı da, ailesinin arkadaş ortamı da harikaydı ve okurken sırıtmadan duramadım. Olaylar tahmin edilir (kartpostal gönderme mevzusu) olsa da hiç sorun değildi. Klişeleri en çok böyle, tahmin edilse bile okuması heyecanlıyken seviyorum zaten. Bir puan kırma sebebim Benji'nin malum tehdidi ve Dani'nin buna boyun eğişiydi. Kitabın sonunda kötü olay (ayrılık) olacağını bilmemek bir romcom okuru için imkansız gibi bir şey zaten ama böyle de olmasaydı keşke. Birinin iyiliği için yapılan saçma fedakarlık, yani o kişiyi terk etmek, en sevmediğim kötü klişelerden. Sonradan uzatmadan güzel toparladı ama en sonunda Benji'nin neden tekrar olay çıkaramadığını da merak etmedim değil. Kısacası liseli aşıkları okumayı seviyorsanız, sahte sevgililik ve çocukluk arkadaşı tropları da hoşunuza gidiyorsa elinizden bırakamayacağınız bir kitap.
Sahte HokeyciLynn Painter · Artemis Yayınları · 202621 okunma