Puan vermedi·256 syf.··
2026 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:11
Es-Selâmü Aleyküm ve Rahmetullah Daha kitabın ilk sayfalarında nefsin sesini duymaya başlıyorsunuz. Bende öyle oldu. Bu hâl ne kadar sürer, okuduklarımın etkisinden ne zaman çıkarım bilmiyorum ama kitap gerçekten amacına ulaşıyor. Aziz Mahmud Hüdayi’nin hayatı boyunca nefsinin esiri olmadan yaşama ve Rabbine kul olma yolundaki mücadelesini anlatan çok güzel bir eser. Her sayfada kendi nefsine dönüp bakıyorsun, eksiklerini, hatalarını ve fark etmeden peşinden gittiğin arzularını sorguluyorsun. Kitap sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor, nefsin varlığını hayatının her anında seninle olan mücadelesini fark ettiriyor. Fark etmek seninde o mücadeleye karşılık vermene sebep oluyor. İncelemeyi yazarken bile kaç kez vazgeçtim zaten inceleme yazılmış ne gerek var diye ama biliyorum ki bu nefsimin isteğiydi belki bir kalbe dokunurda biri bu kitabı okur diye vazgeçirme çabasıydı bende uymak istemedim nefsimle mücadelede ilk adımı böyle atmak istedim. Belki bu kitap bir vesile olur ve susmak bilmeyen nefsine Sus ey nefsim! Ben Rabbime kulum,sana değil diye bir başlangıç yaparsınız. Rabbim nefsinin peşinden giden değil, nefsine hâkim olabilen kullarından eylesin.
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,6bin okunma
~Bu bir denemedir~
6/10
·656 syf.··
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:05
Tam 14 gün sürdü. 14. Günün sabahı son otuz sayfayı da okudum, kitabı kenara koydum. Oh be! dedim, nihayet bitti. Steinbeck dedim, sana laflar hazırladım. Sevdiğim bir okuma grubu bu ay bu kitabı okuyor. Çok övüldü, bari ben de okuyayım dedim. Havalı da bir adı var hani, şöyle Saramago romanları ile yarışır cinsten. Aldım elime kitabı, 20 sayfa falan okudum, bi durdum, az buz değil 650 sayfa, yahu dedim sen bu yolu yürüyebilecek misin? Zaten sosyal medyada gezmekten sabır mabır kalmamış, dikkat yeteneği desen hak getire. Bak sıkılırsan bırakması da zor gelir, vicdan falan, yol yakınken geri dön. Kenara bıraktım kitabı. Ertesi gün, beni hangi güç iteledi hiç bilmiyorum, başladım yeniden okumaya, başlayış o başlayış. Böyle anlatınca elimden bırakmadan bir solukta okudum sanacaksınız muhtemelen, hoş 14 gün detayını çoktan verdim yukarıda da neyse, ama öyle olmadı. Yani başka türlü bir şey oldu, anlatayım. Bu kitabı okurken edebiyata dair bazı sorgulamalara giriştim. Son zamanlarda bir soru çalınıyor kulağıma; “eski kurgu eserleri hala okumak zorunda mıyız?” Bağışlayın, biraz tuhaf bir aktarım oldu ama kast edilen şu; okullarda bize ısrarla tavsiye edilen, çoğu 19. Yüzyıla ait klasiklerin hala aynı öneme sahip olup olmadıklarına dair bir sorgulama. Bu senenin başında Balzac’ın Albay Machbet’ini okurken bir anda şu soruyu sorarken bulmuştum kendimi; “Edebiyatta bugünün insanlığına açılan onlarca pencere varken ben iki yüz sene önce Paris’de bir hukuk bürosunda neler olduğunu bilmeli miyim? Bir kaç ay öncesine daha sarıyorum filmi ve Casterbridge Başkanı’nı okuduğum güne gidiyorum. Hatırladığım tek şey her sabah bir dizinin başına oturur gibi heyecanla kitabın başına oturup karısını ve çocuğunu bir panayırda satmış olan Michael Henchard’ın maceralarını okuduğumdu ve
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:25
Dini temaların yoğun olduğu kitapları pek sevmiyorum.Kitap benim okuma tarzım olmasa bile,bazen "ne zaman biticek bu kitap" desem de, sevdiğim tarafları da var.Mesela 104 sayfa olmasına rağmen çok fazla bilgi var kitapta.Üstelik gerçek bir hikayeye dayandığını öğrenince çok şaşırdım.Kitapta genel olarak bazı olayları gözümde tam canlandıramamamın sebebi hızlı akışı yüzünden olabilir,bilmiyorum.Karanlık tarafları da var hemde.Yazarın "İntihar dükanı" kitabını daha çok sevmiştim diye bilirim.Belki de bu kitaba bayılmamamın sebebi ilk başta çok başka beklentilerimin olmasıdır.Bu kadar.Teşekkürler!
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
7/10
·325 syf.··
2026 9. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:57
Bilmiyorum neden ama kitabı kapattığımda zihnimde açılan baloncukta “Bile bile lades” cümlesi belirdi. Hikayeye tam olarak oturuyor mu emin değilim ama bazen sonunu bile bile denemek ister insan.. Gıpta ettiklerinin zararlarını bilse de yaşamak ister.. Charlie belki farkında olmadan girdi bu “akıllı olma” yoluna ama akıllı olduktan sonra da sadece aklın işe yaramadığını gösterdi bize. Duygular.. duygusal zeka, kendimizi ifade edememe ne kadar da yerleşiyor gün geçtikçe hayatımıza aslında. Teknolojinin bize yaşattığı rahatlığı sayesinde çoğu zaman aklımızı yormadığımız yeni düzende duygularımızı da alıp götürdü sanki… Beni etkileyen ve acı veren bölüm ; charlie’nin zihni geliştiği dönemde, insanların eskiden kendine olan davranışlarının ne kadar da kırıcı olduğunun farkına vardığı andı.. bir çok şeyi artık bildiğinde ve aynı şeyleri tekrar yaşayacağı ile yüzleştiğinde ise içimden bir şeyler koptu gitti. İnsan bilmediği şeye tahammül edebilir. Ama bildiği şeye tahammül etmesi ne zordur. Bu gerçeklerle yaşayan farkında insanlara selam olsun :)
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
7/10
·344 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:01
İslam öncesi geleneklerimiz; Şamanlık, Kamlık hakkında giriş bilgiler içeren akıcı, dili ile okuru yormayan güzel yarı macera ve merak uyandırıcı roman. Olay örgüsü, konuların birbirine bağlanmaları iyi tasarlanmış fakat bu bağlantıları kurmak biraz okura bırakılsa bence daha aydınlatıcı olabilirdi tabii o bağlantıyı kurabilecek olan okular için. Karakterlerin içsel kırgınlıklarını illaki telefon zil seslerinden anlamamız gerekli miydi? Ve bu zil sesi şarkıların her defasında uzun uzun yazılması şart mıydı? Tek seferde anlamıştır bir çok okuyucu diye düşündüm. Savaş gibi sevgiye ve bilgiye cahil bir karakterin Defne ile yunus bağlantısını çözmesi garip geldi. Sosyal becerisi sınırlı bir karakter bunu nasıl yapabildi? Defne Kaman'ın nasıl saklandığı konusu doğaüstü konulardan biriydi, Umay Nineye rüyada gösterilenler gibi ama Şamanlıkda doğaüstü durumlar var mı bilmiyorum. Yoksa bile tabii ki romanda merak uyandırıcı unsurlara gerek var. Bir araştırma konusuna sahip oldum ve bence çok güzel. Teşekkürler
Edebiyat
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
5/10
·140 syf.··
2026 33. kitabı
Nilgün Marmara’yı ilk defa bu kitapla okudum ve bir şairle aramda kurulması gereken bağ oluşmadı gibi hissediyorum. Şiirlerinde hissettiğim en baskın duygu, karamsarlık. Tabi ki her şiir pembe bir dünya sunmak zorunda değil, hüzün de edebiyatın güçlü duygularından biri ama bu kadar kasvet bana biraz fazla geldi. Bazı şiirleri hiç anlamlandıramadım belki benim eksikliğimden kaynaklıdır bilmiyorum. Kitapta ilgimi çeken detay ise kitabın bütününe yayılan, sürekliliği olan intihar isteği çok net şekilde okunuyor. Şairin hayattan kopma arzusunu şiirlerin her birine iliştirdiğini görebiliyorsunuz. Gerçi bu ruh haliyle daha başka bir tür de düşünülemezdi.
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20184,776 okunma