Kendini öldürmek mi istiyorsun?”
“Hayır.”
“Öyleyse neden?”
“Bilmiyorum gerçekten.”
“Bilmiyorum ne demek? Bu kadar basit mi?”
“Sebeplerimin tümünü yitirdim. Ölmek için bile sebep bulamıyorum
Benimle alay ediliyor duygusuna kapılıyorum, nedir alay eden, kimdir, bilmiyorum. Saçmalık belki. Belki de dünyayı ıska geçtim, benim gördüğüm dünya sahteydi, aslını bulmayayım diye önüme onu sürdüler. Her anımı yakalamak üzereymişim gibi geliyor ama yine kaybediyorum
Her sabah umutla uyanmak.Güne küçük de olsa bir umutla başlamak.Günlerim ruhumu yamayarak geçiyor.Anlam sürekli eksiliyor;geride kapkara, çirkin delikler bırakıyor ve onları ne ile kapatacağımı bilmiyorum.Kimbilir,belki de yaşlanmak böyle bir şey.
Eline bir yerden biraz para geçmişti o sıralarda. Dışarda basılan, çevrilen, yığınla şiiri vardı. Başkalarına ne verdi, bilmiyorum ama Yılmaz'a ve Necil'le bana Praktika marka birer fotoğraf makinesi alıp hediye etmişti. Benim praktikam hala durur. Yılmaz'ınki de sonraki yıllarda, Berlin'de kelimenin tam anlamıyla aç kaldığı günler de, onu biraz olsun kurtardı.