Fakat meleğin kazandığı zafer yalnızca şeytanın acı çekme-
sine neden olmaz: Çünkü ona tesadüfen acı çektirmez, acı çek-
mesi gerektiği için acı çektirir. Zaten başka türlü var olamazdı.
Tıpkı bir taraf zafer kazanmadıkça diğer tarafın acı çekemeye-
cek olması gibi. Meleğin iyiliği nasıl bir iyilik ki kötülük barın-
dırması gerekir? Mikail hangi suçu yüzünden şeytanı cezalan-
dınr, ya da hangi suçu işlemesine engel olmak için onu şişler?
Şans verilseydi, belki şeytan da ona aynı şeyi yapardı. Öyleyse
ikisinin arasında ne gibi bir fark var? Bence mızrağı saplayan
ya da mızrağı yiyen diye bir şey yok; sadece saplamak var.
Okumak bilmektir. Kendini tanımaktır ve dahi bütün yaratılanları ...
Bilgi, ok ve kılıçtan öte bir zenginliktir. En önemli silahlardandır.
Amma velakin bu silahı nasıl ve nerede kullanacağını iyi bilmelisin.
Yerli yerinde kullanmalısın. Yoksa sahip olduğun bilginin sana bir faydası olmaz. Boşuna beyin hamallığıdır ...
...kitaplar arasında hiç de yerinmediğim, oldukça tatlı bir hayat sürüyordum. Bununla birlikte zihnimin ışıkları arttıkça, bilmediklerim de o kadar çoğalıyordu. Bizim vaizlerimiz, Adem'in iç çektirecek kadar kusursuz felsefesini asla zihnime yerleştirmediler. Artık onu öğrenmekten umudumu kaybettiğim bir gün, ölümlü varlığımın zayıflıklarının kefareti için kurban adadıktan sonra uykuya dalıverdim ve rüyamda Yaradan'ın meleği belirdi.