10/10
·160 syf.··
2026 162. kitabı
İçerik: Huzursuzluk, bir aşk hikâyesi gibi başlayıp savaşın, göçün, kimlik çatışmalarının ve insanlığın ortak acılarının anlatıldığı etkileyici bir romana dönüşür. Romanın merkezinde, Mardinli Hüseyin ile Ezidi kızı Meleknaz’ın hikâyesi yer alır. Ancak asıl anlatılan yalnızca iki insanın aşkı değil; Ortadoğu’nun parçalanmış ruhu ve savaşın sıradan insanların hayatlarında açtığı derin yaralardır. Adının hakkını veren bir roman. Okuru rahatlatmak yerine düşündürür, sorgulatır ve dünyanın başka köşelerinde yaşanan acılara tanıklık etmeye davet eder. Özellikle toplumsal gerçeklik, psikoloji ve insan hikâyelerini seven okurlar için etkileyici bir okuma deneyimi sunar. Huzursuzluk Zülfü Livaneli
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:49
Keşke duyabilseydi pişmanlığımı. Keşke yaşadığım acıyı duyumsayabilseydi. Keşke bilseydi onu ne kadar çok sevdiğimi. Keşke... ◇ KEŞKE, uzun zaman sonra duygu ve düşüncelerimi derinden etkileyen, bana yeni bilgiler kazandıran bir kitap oldu. Neden daha önce karşıma çıkmamış? Daha önce neden okumamışım ? Her şeyin doğru bir zamanı olduğuna inanırım ve bence kitabı anlayabileceğim en doğru zamanda okudum. ◇ Kitabımız ülkemizin 1940 - 1980 yıllarına bir nevi ışık tutuyor. Dönemin eğitim ve siyasi yanını bizlere Köy Enstitüleri'nde eğitim almış iki öğretmenin hikayesi üzerinden anlatıyor. Köy Enstitüleri'nin kuruluşundan kapanmasına, kapanmasının nedenlerine ve dönemin iç ve dış siyasetini okuyoruz. Yazarın konuyla ilgili yaptığı araştırmalar kitabın sonunda kaynakça kısmında yer alıyor. ◇ Köy Enstitüleri denilince akla ilk olarak İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel geliyor. Köylere öğretmen yetiştirmek için kurulan bu enstitülerde tarih, coğrafya gibi derslerin yanında ziraat, dikiş nakış, hayvancılık, marangozluk, müzik, tiyatro gibi çeşitli dallarda da eğitim veriliyordu. Günümüzdeki eğitim anlayışından çok farklı olarak uygulamalı eğitim gördüler. Doğruyu söylemek gerekirse onları çok kıskandım. Öğrencilerin her alanda yetiştimelerinin sağlanması o dönem için çok büyük bir şeydi. Benim bu konu hakkında çok fazla bir bilgim olmadığı için her sayfayı merak içerisinde çevirdim. ♡ Fikret ve Sabia öğretmenin hikayesi ise aşk, fedakarlık, özlem ve pişmanlık dolu. Zamanında söylenmemiş, eksik bırakılan her cümlenin ağırlığı altında birbirlerinden ayrı geçirdikleri yıllar. Hayatın onları tekrar bir araya getirmesi ise tesadüf mü kader mi ? Tarık, Doktor Sabia, Fatma, Mehmet, Fikret ve Öğretmen Sabia. Kaderleri birbirlerine bağlanmış 6 kıymetli insan. Her birinin
Edebiyat
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,013 okunma
Reklam
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
Sıkıcı ve yapmak istemediğiniz işleri sizin yerinize yapacak bir ikinciniz olsa harika olmaz mıydı? Sarayın başhafiyesi Gazanfer Paşa, o kadar yoğun çalışmaktadır ki kendisine hiç zaman ayıramaz. İlerleyen yaşına rağmen bir yuva kurmayı başaramayan Paşa'ya ona neredeyse ikizi kadar benzeyen ve geçim sıkıntısı yaşayan Ahmet Şevki Efendi reddedilnesi zor bir teklifle gelir: Dublörü olup onun yapmak istemediği işleri onun yerine yapmak. Böyle bir şeye kim hayır diyebilir ki? Tabii ki Gazanfer Paşa da bu teklifi kabul eder. Gazanfer Paşa'nın eski sevgilisi Meliha ile Şevki arasında bir aşk filizlenene kadar her şey planlandığı gibi gider. Bunu öğrenip öfkelenen Gazanfer Paşa, Ahmet Şevki ile buluşur ve silahlar patlar. Peki Nişantaşı'nda işlenen bu cinayette ölen Paşa mıdır yoksa onun yerine geçen Ahmet Şevki mi? Onların yer değiştirdiğini bilen tek kişi ise Paşa'nın dostu Doktor Bedri Paşa'dır. Bakalım bu sırrı, o çözebilecek midir? Çok severek okuduğum bu kitap çok daha önce okuyucuyla buluşmalıydı. Kitap oldukça akıcı. Yazar, son sayfalara kadar merakımızı diri tutuyor. Bir oturuşta bitirebileceğiniz; aşk, kıskançlık ve cinayet gibi ilgi çekici konuların bir arada olduğu bu kitabı okuma listelerinize eklemeyi unutmayın. Kitaplı günler.
Gazanfer Paşa'nın Bir İkincisiSelim Nüzhet Gerçek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026121 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Agatha Christie 'nin Mary Westmacott takma adıyla yazdığı unutulmaz altı aşk(Giant's Bread,Bitmemiş Portre,Sensiz Bir İlkbahar,Gül ve Porsuk Ağacı,Annem ve Ben,Sevginin Bağladıkları)romanından biridir. Kitap; 4 ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde Laura'yı, 2. Bölümde kardeşi Shirley' i okuyoruz. 3. Bölümde ise Llewellyn adında bir adam kitaba dahil oluyor, önce her şey karışıyor, bir şeyler olacak ama olamıyor derken 4. Ve son bölüm olan Aynen Başlangıçtaki Gibi bölümünde kitaptaki bütün soru işaretleri cevaplanıyor. Laura erkek kardeşi Charles ölünce evin tek çocuğu olmaya kendini kaptırmıştır. Bir süre sonra Laura'nın hiç beklemediği bir şey olur ve Shirley adını verdikleri bir kız kardeşi dünyaya gelir. Laura ondan nefret eder. Bir gece yaşanan bir olayla kardeşine duyduğu nefret sevgiye dönüşür ve onu yaşadığı sürece koruyacağına yemin eder. İki kız kardeş arasındaki sevgiden yola çıkılarak sevginin omuzlara bindirdiği yük ustaca işlenmis. Kitap okuduğum tüm polisiye kitapları gibi akıcıydı ama tabi ki polisiye kitaplarının yeri benim için çok başka.
Sevginin BağladıklarıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2017154 okunma
roman sana roman yazılır be adam
10/10
·238 syf.··
2026 56. kitabı
Neva’dan okuduğum ilk kitaptı, ki zaten kadının başka serisi de yok. Ama şunu söylemem gerekiyor ki ROMAN BUL BENİ Serinin en çok sevdiğim yanı iki karakterden birinin (ya da ikisinin de) bir kusura sahip olması. Yani buna kusur denir mi bilmiyorum ama bence kitaba renk katmıştı, ayrıca o kadar güzellerdi ki resmen ağzım açık kaldı. Kitaplar sıkmıyor, hızla akıyor gidiyor, ki tek sevmediğim yanı her kitabın sonunda kızların kaçırılma sahnesi vardı genelde. Ama puan kırmaya değmezdi be yavrum. Beğendim, dark romance seviyorsanız ve kısa olsun diyorsanız okuyabilirsiniz bence
Painted ScarsNeva Altaj · ‎Independently Published · 20222,966 okunma
Puan vermedi·400 syf.·
2026 49. kitabı
Tarih tekerrürden ibaret mi yoksa biz mi aynı hataları tekrarlıyoruz? Yağmur çiseliyor, kitabın isminden de anlaşılacağı üzere hem dönemin ruh halini belirsizlik ve geçiş dönemi hüznünü hem de karakterlerin hayatındaki sürekli etkili değişimleri simgeliyor. Eser bir dönem romanı, 1980'li yıllara doğru yaklaşırken Türkiye'nin içerisinde çalkalanan Kahramanmaraş olaylarından sonra yaşanan Çorum olaylarındaki katliamı, cehaleti, insanların nasıl çığrından çıktığını gözler önüne seriyor. Bununla da kalmıyor elbette Türkiyeyi içten karıştırmak isteyen ABD'nin (Beyaz Saray Durum Odası, CIA ajanları gibi Robert Alexander Peck ve Trevor Callahan ajanları) Türkiye'yi iç savaşa sürükleme planları, kontrgerilla faaliyetleri, Özel Harp Dairesi, MHP ve ülkücüler üzerinden mezhep çatışması kışkırtmaları mercek altına alınıyor. Sünnileri Alevilerin üzerine saldırtma, cami yakma yalanları, işaretlenen evler, katliamlar, işkence ve tecavüz gibi vahşet sahneleri gerçek olaylara dayalı olarak aktarılıyor. Amaç, Türk ordusunu iktidara hazırlamak, casus uçakları ve dinleme istasyonları için zemin hazırlamak olarak gösterilir. Soğukkanlı, tarafsız bir anlatım, dipnotlar ve belgelerle destekleniyor. Bu olayların yanında Metin ve Ceren arasındaki naif, samimi aşk hikâyesi işlenir. Bu aşk, casusluk, ihanet, mücadele ve iç savaşın ortasında nefes nefese bir gerilimle örülür. Yan karakterler arasında Dışişleri Güvenlik ve İstihbarat Dairesi ajanı Nezihe Hanım gibi figürler de yer alır. Kurgu unsurlar, dönemin gerçek siyasi-askeri aktörleriyle iç içe geçer. bkmkitapcom
İnceleme
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,111 okunma
Reklam
Reklam