Öldüğüm zaman çürüyeceğime, ben'imden hiçbir şeyin yaşamaya devam etmeyeceğine inanıyorum. Genç değilim ve hayatı seviyorum. Ama yokolma düşüncesi karşısında korkuyla titremeyle alay ederim. Mutluluk sona erse de, gene mutluluktur, onsuz olmadıklarından, düşünce ve aşk değerlerinden kaybetmezler. Giyotine gururundan bir şey kaybetmeden giden çok insan vardır; aynı gururun, bize, insanın dünyadaki yerini öğretmesi için, yardımı gerektiği açıktır.
"İnsanın yaratılış gâyesi, kulluk vazifelerini yerine getirmektir. Kime yolun başında veya ortasında aşk ve muhabbet bahşedilirse, bundan maksat, Hak Teâlâ'nın dışındakilerden alākayı kesmesini sağlamaktır. Yoksa aşk ve muhabbetin kendisi asıl maksat değildir. Bilakis bunlar, kulluk makâmını elde etmek için birer vâsıtadır. Salik, mâsivânın esâret ve kulluğundan tamamen kurtulduğu takdirde ancak Allah Teâlâ'nın kulu olabilir. Velâyet mertebelerinin en üstünü de ubûdiyet (kulluk) mertebesidir. Velâyet mertebeleri içerisinde bundan daha üstün bir makam yoktur. "
“Bir sözcükte söylenemeyen şey Hileli sözlerle de açıklanamaz Tanımlanamaz nasıl aşık olduğum Yardım edeceğim mucizeler gösteren bir azizle Sürülü tarlalardan geçen herkesin bildiği yolda.
Düştü yağmur yeryüzüne . Karıştı yeryüzü gökyüzüne, Dikkate aldı
Senin tanımsız güzelliğini
Birbirini yitirmiş dostların bugünkü
Buluşma töreni kutlaması gibi, hayatta Bu ayın sonunda köhne bir sahnede.”
Kendini kurtarmak için bile yalan söyleyemediğini senelerce aklımda tutup bu şekilde kim olduğunu anlar mıydım?
Anlayamazdım. Ama anladım çünkü seni hiç unutmadım. Hiçbir şeyini. Dürüstlüğünden tut, dizlerindeki yaraların açıldığı güne kadar her şeyini hatırlıyorum. -Rüzgar Ataoğlu