Asansörü boş verdim. İkişer ikişer indiğim merdivenlerden sonra dışarı attım kendimi, hava buz gibiydi.
Hâlâ canlı Gottardo Caddesi'nden geçtim, Cimone Caddesi'nin ıssız ara sokaklarını arkamda bıraktım ve Claudia'nın bahçe kapısına dek epey süratle araba kullandım. Onu içerideki camlı kapının ardında bekleyen bir gölge olarak gördüm...
“Sonsuz başarısızlığın olmadığı bir düzlem. Vazgeçip kendimi özgür bıraktım. ‘Bağışlama’ ile ‘özgürlük’ kelimeleri birçok dilde aynıdır; bu çok bariz bir tespit olabilir, ancak o sırada ‘bırakmanın’ da aynı kefeye alınabileceğini fark ettim.”
Şimdiden bir hatırasın
Açmışsa bir sardunya saksıda
Bütün (aşklar) paranteze alınsın
Bıraktım ellerimi, artık sana bunu yazsın
mektuplar pastaya takılırsa...
Ey aşk sen
Artık bazı şarkılar kadar yaralısın.
...
Güzel başlayan bazı romanlar ilerledikçe sarpa sarmaya başlar da bir umut okumaya devam edersin ya, hah işte ben öyle yapmayı bıraktım. Neresinde kaldığımı unutmayayım diye değil, tam da neresinde vazgeçtiğimi hatırlayayım diye sayfanın köşesinden katlayıp rafa kaldırıyorum, yani artık istemiyorum Osman...