Ta seferin başından beri, küçük, beyaz bir bulut, Büyük Han'ın tepesinden hiç ayrılmıyor, onu güneşten koruyordu. Nereye gitse bulut da oraya geliyor, sadık bir hayvan gibi izliyordu onu. Ancak büyükçe bir çadır kadardı beyaz bulut. Yükseklerde bulutlar pek eksik olmadığı için, kimse bunun Büyük Han'a Gök-Tengri'nin büyük bir lütfu olduğunu aklına getirmiyordu. Ama Dünyanın Efendisi'ne bu olay haber verilmişti. Gerçekleştiğini gözleriyle görünce yavaş yavaş bunun Gök'ün bir lütfu, kendisine gösterdiği bir ayrıcalık olduğuna kesinlikle inanmıştı.
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.
İstanbul Fetih Cemiyeti, Kubbealtı, Kendi Gök Kubbemiz
Hayattaki ilk okulun ailendir. Yaşamın ilk yıllarında beynine çekirdek olarak yazılan bilgiler ileriki yıllarda ağaca dönüşecek ve kişiliğini, yaşamını şekillendirecektir. Bu yüzden anne-baban ile arandaki çatışmaları çözümlemeniz gerekir. Aile bireyleri olarak kendinizi sorgular, karşınızdakini değiştirmeye çalışmak yerine kendinizi değiştirmeyi dener, yeniliğe ve öğrenmeye açık olursanız huzur ve güvenin hakim olduğu bir aile hayatı sürebilirsiniz.