...yıldızların hepsinin kafamdaki bir düşünce, bir an, bir bilgi, bir hatıra gibi olduğunu hissettim. İnsan hepsini aynı anda düşünemiyor ama görebiliyordu. Aklımdaki kelimelerin, aklımdaki hayallere yetişememesi gibi bir şeydi bu. Kelimeler duygularıma yetişemiyor ve yetersiz kalıyorlardı. Demek ki duygular, şu karşımdaki ışıl ışıl parıltılı gök gibi aslında birer resimdiler. Bütün âlemi hissediyordum da sanki onu düşünmem daha zordu. Bu yüzden yazar olmak istiyordum. Yazarken düşünecek, kendi kendime ifade edemediğim resimleri ve duyguları yazıya dökecek, üstelik bu işi kitabevine gelen Deniz ağabeyin arkadaşlarından çok daha iyi yapacaktım.
Savunmaya çalıştığım düşünceyi, belki de en iyi, kendi yaşamımı kısaca anlatmakla açıklayabilirim. Ben de herkes gibi mutlu ya da mutsuz olarak doğmadım. "Dünyasından bezgin ve yüklü günahlarla" çocukluğumda en çok sevdiğim ilahiydi. Beş yaşındayken şöyle düşünüyordum: "Yetmiş yaşıma kadar yaşarsam, demek ki bu güne kadar ömrümün on dörtte birine katlanmış bulunuyorum." Yaşayacağım yıllar bana hemen hemen dayanılmaz gibi geliyordu. Ergenlik çağımda, yaşamaktan nefret ediyor, sürekli olarak kendimi öldürmenin eşiğinde bulunuyordum; kendimi öldürmedimse biraz daha matematik öğrenmek istediğim içindir. Şimdiyse, tam aksine, yaşamdan zevk alıyorum ve her geçen yıl duyduğum zevk artıyor. Bu da, hayatta en çok neleri istediğimi keşfetmiş ve birçoğunu ele geçirmiş olmamdan kaynaklanıyor. Ayrıca bazı isteklerimi, örneğin bir şey hakkında kuşku götürmez bir bilgi sahibi olmak gibi, elde edilmesi olanaksız olduklarından bir yana bırakmayı becerebilmemin de bunda önemli bir payı var. Ama en çok, sadece kendimi düşünme huyumdan vazgeçmem yararlı oldu. Koyu bir din eğitimi görmüş her insan gibi ben de, günahlarım, çılgınlıklarım, eksikliklerim üzerinde düşünür dururdum. Kendi gözümde -kuşkusuz haklı olarak- iler tutar yanı bulunmayan biriydim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
#Birbilgi
Kabala ibranicede gelenek anlamına gelmektedir.
Öyle sanıyorum ki, yarının tarihine biz halkları birbirinden ayırıp karşılıklı düşman edenlerin hepsinin aslında bir yanılgı olduğunu, yalnızca bizi ortaklaşa ileriye götürenin, uygarlığın ve ilerlemenin önem taşıdığını bir bilgi olarak aşılayabiliriz; o zaman yarının anlayışı, bugünkünden daha iyimser ve daha iyi bir anlayış olacaktır. 
Edebiyat