T. S. Eliot bir şiirinde Tanrı'ya "Bize sessiz sedasız, hareketsiz oturmayı öğret." diye dua eder. Bu duayı kaç kişi etmiş, kaçının duası kabul olmuştur, bilinmez. Zahiri hareketin, sesin, gürültünün ve aksiyonun kutsandığı bir çağda içe dönmek ve orada hareketsiz kalmak hantallık ve tembellik olarak görülür. Oysa aklın ve ruhun en dinamik olduğu an, bedenin ve duyguların sessize alındığı andır. Sessizlik ve hareketsizlik, tevhit ve bütünlük makamıdır. İnsanın duyup duyabileceği en güzel sesler o sessizliğin içinde gizlenmiştir.
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yokettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.