Altı Harfli Bir Tatlı, içimde yavaş yavaş çöken bir sessizlik bıraktı.
Herkesin hikâyesinin, ayrılığının, özleminin ne kadar başka olduğunu yüzüme vurdu.
Kopuşun hızlı ya da yavaş olması fark etmiyor; can yine acıyor.
Alışmak iyileştirmiyor, sadece katlanmayı öğretiyor.
Bu kitap bana şunu hissettirdi: bakım görmeyen her şey yıkılıyor… insan da dâhil.
Bittiğinde içimde bir tatlılık değil, derin bir fark ediş kaldı.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar
İçimizdeki Biz, Doğan Cüceloğlu’nun ilişkilerde “biz” olmayı yeniden düşünmemi sağlayan bir kitap oldu. Kitap, biz olmayı kendinden vazgeçmek olarak değil; sınırları ve sorumlulukları olan iki insanın yan yana durabilmesi olarak ele alıyor.
Okurken ilişkilerde neden bazen kendimizi kaybettiğimizi, neden ne kadar anlatsak da bazı şeylerin değişmediğini sorgulatıyor. Daha çok anlatmanın değil, farkında olmanın ve gerektiğinde durabilmenin önemini hatırlatıyor.
Genel olarak, insanı yargılamadan düşündüren, ilişkilerde hem kendine hem de karşı tarafa daha dürüst bakmaya çağıran, sakin ama derin bir kitap.
Doğan Cüceloğluİçimizdeki Biz
Bekle Beni, bana insanın hem sevip hem acı çekebileceğini, umutla umutsuzluğun hep yan yana yürüdüğünü hatırlattı.
Livaneli, kelimeleriyle hayatın o saf olmayan ama gerçek tarafını gösteriyor; sevinçle hüznü aynı kalpte buluşturuyor.
Okurken hissettim ki, bazen en büyük huzur, geleceği bilmemekte saklı.
“Katıksız, saf bir şey yok hayatta. Sevinçlerle hüzünler el ele vermiş.” Zülfü Livaneli
Okurken fark ettim ki çoğu zaman kendi zihnimle savaşırken en büyük engel yine bendim.
Murphy’nin sözleri bana, düşündüklerimizin gerçeğe dönüşme gücünü hatırlattı.
İnançla, olumlu düşünceyle ve içsel farkındalıkla her şeyin değişebileceğini gösteren umut dolu bir rehber.
“Bilinçaltına ne ekersen, hayatında onu biçersin.” —
Joseph Murphy
Aruoba’yı okurken sanki biri içimdeki karmaşayı anlayıp kelimelere dökmüş gibi hissettim.
Kendimle, içimdeki o sessiz benle yüzleştim.
Bazı cümleler öyle derin geldi ki, altını çizmedim içimde yankılanmalarına izin verdim sadece.
Okudukça fark ettim ki, en zor yolculuk insanın kendi içine yaptığı yolculukmuş.
“İnsan, kendine dönmedikçe hiçbir yere varamaz.”
Oruç Aruoba