Kitabım biterken savaş da bitimi dedim kendime ?
Filistin’in İsrail’in eş anlamlısı olduğunu düşünen yazar ne kadar da şaşırttın beni …
Kitap 1955 li yıllardan başlıyor. Filistin İsrail meselasi bu kadar geçmişe dayanırken bukadar insan kıyımına nasıl göz yumuldu diye düşünmeden edemiyor insan.?
İlk sayfadan beni içine çeken bir kitap oldu bu kadar acı bu kadar ızdırap var bu dünya nasıl durmadı… küçücük bir çocuğun bedeninin mayında patlamasından tutun bir annenin ölmüş bebeğine sarılarak sabahı etmesine benim yüreğim dayanmadı.
Kitapta aynı aile iki farklı kardeş ama aynı amaç için ödedikleri bedelleri anlatıyor. Ahmet hamdi ve Abbas…. Ahmet hamid çocukluğundan beri keskin bir zekaya sahip olmasıyla babasının dikkatini çekmiştir ve ne olursa olsun okuması gerektiğini söylemiştir. Hayat onu çok büyük sınavlara tabii tutsada vazgeçmeyip okumuştur belki israilliler ile okudu onların üniversitesinde okudu ama amacı vardı. Abbas ise tam tersi onlarla alakalı hiç bir şeyi kabul etmeyip Gazze’de ömrünü adamıştır. Ahmet hamid yahudi üniversite hocası ile birlikte Nobel fizik ödülü kazanmış insanlığa halkına bir umut ışığı olmuştur ve bu konuda bilimin gerçek sevgiyi getireceğine inanamıştır ve bunu savunmuştur iyi şeyler seçim yapmayı zorlaştırırken kötü şeyler ise seçenek bırakmaz onun hayatının ışığı olmuştur her zaman ….
Yakışıklı ve zengin bir adamın iş yerinde ise girip bir anda herkesin gözdesi olup onu sönük birakirsniz ne olur evet size düşman olur ama bu sizin umurunuzda hayır çünkü side onu sevmiyorsunuz yada öyle zannediyorsunuz hikaye drew tarafından anlatılıyor kitabin devamı olan darmadağınık ise Kate bakış açısından anlatılıyor buda bize bir erkek ce bir kadını birbirlerinden ne kadar farklı düşündünüz gösteriyor
Düşman aska çok güzel bir kitap ve çok akıcı bir kitap bir gude bitirebilirsiniz çünkü bir sayfa bir sayfa daha kitabı biterken bulacaksınız ve ayrıca komik
𝐁𝐢𝐫 𝐃𝐞𝐦𝐞𝐭 𝐒𝐞𝐯𝐠𝐢
Herkese Selamlar...
Sizlere çok sevdiğim kalemden yepyeni bir kitap ile geldim.
Öcelikle kapağına bayıldım.
Bu soft renkler ve bu tasarım gerçekten şahane olmuş.
Yazarın kalemine aşinayım o duruluk, o anlatım ve o akış gerçekten her zaman beni mutlu ediyor.
Ama diğer kitaplarına nazaran bu kitapta duyguları ne yazık ki alamadım.
Hızlı ilerleyen bir akış vardı ve karakterler başladıkları gibi değildi.
Olaylar çok çabuk gelişti ve nasıl olduğunu anlayamadan sonlandı.
Diğer yandan alt tema olarak harikaydı.
Hayallerinden vazgeçmeyen bir kadın, sadece doğurmak ile anne okunmayacağını gösteren bir kadın vardı.
Nahif ve içimize bir iz bırakacak duru bir hikayeydi.
Demet ve Ömer
Demet annesi öldükten sonra okulu bırakıp babasına bakmak zorunda kalır.
Babası ise eşinin vefatından sonra kendini alkole verip kızına eziyet eder (nedense o baba sonradan bir değişti. Sanki onu zorla çalıştırıp parasını alkole yatıran o değil, arkadaşlarını eve çağırıp kızını tedirgin eden o değil, abisinin oğlu ile evlendirmek isteyen o değil gibi)
Demet iş yerinde rahatsizlaninca işten çıkarılır.
O akşam babası ile amcasının oğlu ile evelenmesi üstüne yaptığı tartışma ile komşusuna kaçar.
Allah'ın hikmeti nasibi ayağına gelir.
Komşunun abisinin oğlu evlenmek ister sizi tanıştırayım der.
Demet ise kabul eder ve ertesi akşam için karar verirler.
Ömer eşi tarafından aldatılan bir askerdir.
Beş yaşındaki oğluna eziyet eden ve acımadan sokaklarda bekletilirken o vatanı koruma görevindedir.
Bir görev dönüşü ise acı gerçek ile yüzleşir.
Annesi bu acıdan felç geçirir (ona da bir ayar oldum başta nasıldı sonra kızı istemede nasıl, kitap biterken nasıldı neyse insanlar değişir diyorum)
Oğlu ile yepyeni bir hayat kurmak ister.
O gece evde olan amca oğlundan kaçan Demet nasıl olduğunu
Ay sonuna yaklaşırken bende yavaş yavaş #katillercetesi nin sonuna yaklaşıyorum (şimdilik) serinin beşinci kitabı olan #karakurt an itibariyle bitenlerin yanında yerini aldı.
Bir önceki kitapta ortaya çıkan ve çeteye yeni katılan zatı şahanelerine 'ruh hastası' demekte ne kadar haklı olduğum bu kitapta tescillendi bence. Serinin bu kitabında, sırlar nedeniyle ekipten uzaklaşsada İtalya görevine katılan Niklas ele alınmış bu sefer. Bu görev sayesinde birbirlerinin yaptıklarına katlanmak zorunda kalan başka ruh hastalarıyla da tanıştım elbette. Ekiptekilerin 'görev bilinci' adı altında üstlendikleri, görmezden geldikleri şeyleri hayret ederek okudum. İnsan bazı durumlarda kendine hakim olabilir tabi ki, ama bunlardaki hakimiyet akıllara zarar. Bu kitapta Kara Kurt tarafından burnuma çok farklı ve tehlikeli kokular geldi. Sanki farklı seçimler baş karakterlerin canını fena yakacak gibi. Son sürat devam etmesinden dolayı, Victor'u çok merak ediyorum. Seriyi okuyan çoğu arkadaşım Victor'u bekletiyor heyecanla ama ben hem merakımdan, hem de her ay kitaplığımdan bir seri bitirme ritüelimi bozmak istemediğimden beklemeyeceğim. Yarın fidanımız için bir nefeslik Debbie molası verip, ay biterken seriyi de bitirmek niyetindeyim.
Keyifli okumalarınız daim olsun...
Kara KurtJ. A. Redmerski · Ephesus Yayınları · 20171,248 okunma
Kitap baştan sona kadar heyecan ve merak barındırıyor. Bir cinayet romanı olmamasına rağmen kitap bir ölümle başlıyor. Kitabı okurken kim kimi öldürdü diye merak etmiyorsunuz ama şimdi ne olacak bakalım diyerek geçiyor sayfalar. Müthiş bir kurgu ve mantık hatasının neredeyse olmadığı bir eser. Hizmetçi, Lina, Andrew… Çocukluğun insan üzerinde bıraktığı derin izler ve psikolojik sağlıksızlığın sadece kişiyi değil çevresindeki insanların da hayatını nasıl zindana çevirdiğini gösteren çok güzel bir kitap. Serisini okumayı dört gözle bekliyorum çünkü kitap biterken de aslında yeni hikayenin girişini yapıyor.
Pek kişisel gelişim kitabı okumayan birisi olarak sıkılacağımı düşünerek kitaba başladım açıkçası. Kurgu dünyasının beni içine çekmesi daha çok hoşuma gidiyor sanırım. Bu önyargıma rağmen kitap biterken yüzümde bir gülümseme bıraktı. Yazarına karşı bir sempati beslemeye başladığımı düşünüyordum ki son bölümde yazar da aynısını söyledi. Tam da kitapta bahsettiği gibi gerçekten planlamış her şeyi…
Bahsedilen her farklı hikaye, farklı bir dünyaya götürdü sanki beni. Böyle iyi insanlar var mı gerçekten diye umut beslemeye başladım hayata. Yani uzun lafın kısası Ahmet Şerif İzgören’in başka bir kitabıyla buralarda olabilirim yakın zamanda.