Yaşamak denilen şey çok tuhaf, diye düşünür gülmesi biterken. Bazı olaylar geçtikten sonra bile, onca korkunç şeye maruz kaldıktan sonra bile, insan yiyor, içiyor, tuvalet ihtiyacını görüyor, yıkanıyor ve yaşamaya devam ediyor. Hatta kimi zaman kahkahalarla gülüyor.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Ben yenilgimi iyi oyunlarda bıraktım Her şey biterken güzel, taze ağrıyken sırtta Hem kıvırtsan da kıvrak ince bileklerini İyi hakemi olan kazanıyor hayatta
Sayfa 13 - Dergah·Kitabı okudu
Şiir
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
19. yüzyıl biterken, sanayileşmenin, kaza ve risk anlamında, yıkıcı etkileriyle tanışılır. İş kazalarıyla ilgili olarak çıkarılan 9 Nisan 1898 tarihli yasa, toplumda patlak veren tartışmaların en yoğunlaştığı noktaya işaret eder; toplum artık hayırseverlikten güvence ve dayanışma perspektifine, bireysel ve ahlaki hataya bağlı sorumluluktan hastalığı yeniden toplumsal sözleşmemizin gelişimine katan, ortak ve toplumsal bir sorumluluğa doğru evrilmektedir. İş kazaları insanların "kendilerini tanımlama, davranışlarının nedenselliğini yönetme, ilişkilerini, çatışmalarını ve işbirliklerini düşünme, yazgılarını üstlenme" konularında sergiledikleri eski tarzlarla yenileri arasındaki değişimin merkezinde yer alır.
Düzeltilen, Çalıştırılan, Yetkinleştirilen Beden/Kazaya uğrayan Bedenin Sorumluluğunun Üstlenilmesi·Kitabı okudu
İnsanın içinde kopan fırtına gibi
Bazen kayaların yer değiştirmesi derinlerde, çok çok derinlerde olurmuş.; Aşağıda çok güçlü, korkutucu şeyler olup biterken biz burada, yüzeyde yalnızca hafif bir sarsıntı hissedermişiz sadece belli belirsiz bir titreme. 
Sayfa 332·Kitabı okudu
Alıntı
“bazen kayaların yer değiştirmesi derinlerde, çok çok derinlerde olurmuş; aşağıda çok güçlü, korkutucu şeyler olup biterken biz burada, yüzeyde yalnızca hafif bir sarsıntı hissedermişiz. Sadece belli belirsiz bir titreme."
pdf
Eskiden komşusu açken tok yatmaktan rahatsız olanlar, çareyi bulmuş, başka mahallelere taşınmışlardı. İstanbul'un içinde küçük İstanbullar vardı, açlarla toklar birbirinden uzaktı. Kentin bir tarafında gün biterken, diğer tarafında eğlence başlıyordu. Bir yaka işe gitmek için uyanırken, diğer yaka uykuya yeni yatıyordu. Herkes kendi İstanbul'unda, kendisine benzeyenlerle bir aradaydı.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Edebiyat