10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
"DÜNYA YEŞİLKEN" "Ağaca bakınca sevinçten ağlayan da olur, yoluna dikilmiş yeşil bir nesne gören de." Bir yaprak düşünelim. Sadece bir yaprak. Rüzgârla savrulan, sonbaharda sararıp dökülen sıradan bir yaprak. Peki ya bu yaprak, milyonlarca yıl önce yaşamış bir ağacın, zamanın içinde donup kalmış sessiz tanığıysa? Bugün nefes aldığımız hava, bastığımız toprak ve gölgesinde dinlendiğimiz ağaçlar… Bunların hiçbiri tesadüf değil. Milyarlarca yıllık bir bitki evrimi, Dünya’yı yaşanabilir kılan sessiz ama devasa bir dönüşümün mimarı. Eser, bu taşlaşmış sessizliğin içindeki çığlığı duymamızı sağlıyor. Yazar, bilimsel anlatıyı ustalıkla kullanarak bizi tarih öncesi denizlere, bataklıklara, ormanlara ve savanalara götürüyor. Bitkiler olmadan dinozorlar olur muydu? Cevap şaşırtıcı: Hayır. Kılıç dişli kediler, dev sürüngenler ve hatta insanlar — hepsi bitkisel ataların evrimsel çabalarının üzerine inşa edildi. Bitkiler atmosferi oksijenle doldurmasaydı, hayvanlar karaya çıkmaya cesaret edemezdi. Ormanlar oluşmasaydı, atalarımızın anatomisi bugünkü gibi şekillenmezdi. Her bölümde hem bitkiler hem hayvanlar sahnede yer alıyor. Ama bu kez hayvanlar başrolde değil. Onlar, bitkilerin açtığı yolda yürüyen misafirler sadece. Türler arasındaki o kadim etkileşimler, bugün “yuvamız” dediğimiz Dünya’yı nasıl şekillendirdi? Hangi bitki hangi canlının evrimini tetikledi? Hangi orman hangi türün doğuşuna zemin hazırladı? Tüm bu soruların yanıtları, Hayat Ağacı’nın giderek büyüyen gövdesi boyunca yürüyerek veriliyor. Taşlaşmış sessiz kayıtların içinden, kadim köklerden günümüze uzanan evrimsel hikâyenin dallarını keşfe çıkarıyor bizi. Bugün dinozorları, kılıç dişli kedileri, mamutları konuşuyoruz. Onlara hayranlık duyuyoruz. Onların devasa kemiklerini müzelerde izliyor, çocuklarımıza
Edebiyat
Dünya YeşilkenRiley Black · İrene Kitap · 20263 okunma
7/10
·363 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 21:39
Tara Westover'in kendi hayatını anlattığı etkileyici kitabı Talebe. Amerika'nın Idaho eyaletinde dağların arasında yaşayan, yedi kardeşin en küçüğü olan Tara'nın yașamı ailesinin Mormon inanışına aşırı bağlılığıyla, annesinin bitkisel ilaçlarlar yapmasına yardım edip bir yandan da hurdalıkta çalışan babasına da yardım ederek hayatını ailesinin inandığı yaşam tarzına göre devam etmektedir yani zamanı gelince evlenip annesinin yaşadığı hayatı devam ettirecektir.Farklı bir hayali yoktur bir kadının yapması gereken vazifeler her neyse Tara da o şekil bir yaşam sürecektir. Ailenin düşünce tarzı çok farklıdır, kıyamet gününe hazırlık için sürekli erzak hazırlığı yapmaktadırlar.Sosyalleşme yok, kimlik kayıtları yok,okul yok, hastalandığında hastane ya da ilaç yok çünkü devletin şeytanla işbirliği yaptığı düşüncesine sahipler. Çocukların hepsi evde eğitim almıştır.Bir gün Tara da eğitimi için okula gitmek isteyince hayatı bu karar ile şekillenir.Çünkü ilk defa farklı insanlarla bir araya gelecektir ve kendilerinin farklı bir yaşam sürdüklerinin farkına varacaktır. Tara ailesi ve eğitimi arasında sürekli ikilem yaşar. Doğduğu yere,ailesine bağlılığı ve alıştığı yaşam tarzının devam ettirmesi gerektiğini düşünürken bir yanda da eğitimin, bilginin verdiği güçle kendi hayatını kurmak arasında sıkışıp kalır. Ne kadar kendini suçlu, hatalı hissetse de Tara eğitimi seçerek hayatını kendi isteği gibi şekillendirir.
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,777 okunma
Reklam
10/10
·48 syf.··
2026 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 00:00
Geri dönüşüm: Kullanılmayan ya da çöpe atılacak bazı maddelerin yeniden işlenip tekrar kullanılabilir hâle getirilmesidir. "Yeşil Kalkan Atık Dedektifi”, çocuklara çevre bilincini eğlenceli ve sıcak bir hikâyeyle anlatan tatlı bir kitap. Bu güzel kitapta Mina'nin balkabaklı geri dönüşüm yolculuğuna şahit oluyoruz. Geri dönüşüm bir çok alanda yapılabilir. O zaman Bundan bişey olmaz deyip her şeyi karman çorman çöpe atmak yerine birbirinden ayırıp dönüştürebilirsek aslında bir çok konuda tasarruf sağlamış oluruz. Bunu çocuklarımıza öğretmek istiyorsak da önce kendimiz yapmak zorundayız. Geri dönüşüm israfı önlediği için de ayrıca önem vermemiz gereken bir konu. Kompost: Evdeki bitkisel ve hayvansal atıkların gübre ve organik maddeye dönüşmesine denir. Biraz bağ bahçe işleri ile uğraşan herkes kompost yapmaya heves etmiştir. Kitapta bununla ilgili de güzel bilgiler yer alıyor. Kitapta sevdiğim bir kısım da sorularla çocukları düşünemeye sevk etmesidir.
Yeşil Kalkan: Atık DedektifiTuğba Soydan · Çınaraltı Yayıncılık · 202610 okunma
7/10
·86 syf.··
2026 33. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 15:13
Doğrusunu söylemek gerekirse, içeriği genel olarak -küçük hacmine rağmen- farkındalık kazandırıcı, çok boyutlu ve eleştirel düşünmeye zorlayıcı bulsam da, Sessiz Yığınların Gölgesinde: Toplumsalın Sonu, yazarı Jean Baudrillard'ın oldukça sert, hatta tahrik edici üslubu nedeniyle bana çok da keyifli bir okuma deneyimi sunmadı. Belki de konusu toplum ve insan olan her şeyin günümüzde aynı zamanda birer sorunlar yumağı haline gelmiş olması, uyandırma ve çözüme yönlendirme adına böyle sert çıkışları gerektiriyordur; kim bilir?.. Bu nedenle kendi yorumumdan daha önce kitabın ana metninde yer alan hususlardan gözüme çarpanları yazarın kendi ifadelerine yakın kelimelerle başlıklar halinde sıralayıp, sonuç kısmında kendi değerlendirmemi yapacağım. I. “Toplumsal” ve “kitle” Jean Baudrillard için “toplumsal”, bireylerin anlamlı ilişkiler, temsil mekanizmaları, ideolojiler ve ortak amaçlar etrafında örgütlenebildiği kollektif bilince sahip ve dinamik bir yapıyı ifade etmekte. “Kitle”ise; artık temsil edilmek istemeyen, ideolojik çağrılara cevap vermeyen, edilgen ve yoğun bir yığın. Toplumsal yapı anlam üretmeye çalışırken, kitle ise bu anlamı emen, nötralize eden ve etkisizleştiren pasif, edilgen ve bilinçsiz bir kalabalık konumunda. Dolayısıyla “kitle”, toplumsalın başarısı değil, çöküşü anlamına gelmekte. II. “Sessiz çoğunluk” Sessiz çoğunluğu, aktif siyasal özne olmaktan çıkmış; tepki vermeyen, örgütlenmeyen ama sistemi görünmez biçimde etkileyen kitle olarak tanımlamak mümkün. Bu kitle (sessiz çoğunluk), sistemin mesajlarını tüketmekte ama onları içselleştirmek yerine etkisiz hale getirmekte. (Örneğin propaganda, anketler, seçim kampanyaları veya medya çağrıları, kitle üzerinde beklenen
Kitap İncelemesi
Sessiz Yığınların Gölgesinde: Toplumsalın SonuJean Baudrillard · Doğu Batı Yayınları · 2019725 okunma
Dengenin Ayırdığı Dünyalara Ziyaret
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 21:51
Tanrı insanı yarattı, ona bilinç verdi. İnsan, Tanrı'nın sunduğu doğayla yetinemedi, kendi düzenini kurdu. İnsan robotu yarattı, ona bilinç verdi. Robot, insanın kurduğu sistemde barınamadı. Dünyaları ayırmaya karar verdiler. Robotlar vahşi doğaya dönüp burayı incelediler, buranın yasalarını benimsediler. Tamiri ve ölümsüzlüğü reddedip ölümü ve dönüşümü kabullendiler. Robotların yokluğunda ise insanlar fabrikalardan ve büyüme odaklı kapitalist ekonomiden kurtulup değer odaklı takasa geçtiler, inanç ve ilişkilerde gelişme gösterdiler. Şehri ve ailesini geride bırakıp kasabaları dolaşarak insanlara bitkisel karışımlar ve ruhsal bakım sunan çay rahibi Dex, aslında sadece cırcır böceği sesi duymak istiyordu. Dinmeyen iç huzursuzluğu onu yasaklı topraklara yönlendirdi. Mosscap, yabanın sınırlarından insanları gözlemleyen bir robottu. Dex ile karşılaştığında bu, yüzyıllar sonra bir robot ve bir insanın ilk teması oldu. Toplumsal kodları bir arada olmalarına karşı koysa da, bireysel amaçları için birbirlerine ihtiyaçları vardı. Bir anlaşma yaptılar. Önce Mosscap, Dex'e yabandaki arayışında yardımcı olacaktı. Ardından, Dex de Mosscap'e insanın dünyasında rehberlik edecekti. Bu yolculukta ikili arasında geçen derin sohbetlerde, insanı robot gözünden bilinçli ve sosyal bir canlı, robotu da insan gözünden canlı olmayan ama erdemli ve meraklı bir bilinç olarak keşfediyor, doğayı ise bir çocuk hayretiyle gözlemliyoruz. İnsandaki "amaç" baskısını robotun "varoluşun yeterliliği" bakış açısından yargılıyor, cinsiyetin ve ilişkilerin keskin sınırlarla tanımlanmadığı bir dünyanın olabilirliğini sorguluyoruz. Aslında iki kitaptan oluşan Keşiş ve Robot serisi, Türkçe'de tek ciltte birleştirilerek sunuldu. Yaban Robotu İçin Bir İlahi, Dex'in yabandaki mücadelesine ağırlık verirken,
Duygu ve Düşünce
Keşiş ve RobotBecky Chambers · Eksik Parça Yayınları · 202516 okunma
Fazla Uzaklaşmadan Yazmalıyım
Puan vermedi
#Fazlauzaklaşmışolamaz Kevser Hattatoğlu'nun ilk eseri. KESİK, KABUK ve DİKİŞ İZİ isimlerini verdiği bölümlerden mürettep öykü kitabı, neşterini maharetle kullanan eller gibi okuyucusunun şifa bekleyen yaralarına dokunuyor. Kevser Hattatoğlu'nun babalar, anneler ve evlatlardan oluşan rüyalar ve hayallerle örülü dünyasında; gerçekliğini hepimize inandırdığı Handelibe'nin sokaklarında, onun dili kullanmadaki ustalıklı rehberliği eşliğinde dolanıyoruz. Birçok hikâyesine öylesine aşinayız ki aynı zamanda ilk kez onun kaleminde can buluyor gözden kaçırdıklarımız. Yazdıklarıyla ilham kaynağı olmaya, onulmaz yaralara şifa olmaya devam etmesi dileğiyle... İlk öyküsü Ondan Geriye Say. Doğumunda annesiz kalan ve eksik kalan bu yanı hiç dolmayan yalnız bir adamın kalp nakliyle hayata tutunma çabasını okuduğumuz öykü, yaşamın doğum ve ölüm dengesinden ibaret bir gerçeklik olduğunu hatırlatıyor okuyucuya. "Çünkü kendini anlatmak zordur. İnsanlar birkaç etiketle tanımlar seni ve sökmek kolay değildir onları bedeninden." Hangi Elimde öyküsüyle hüznün ve mutluluğun aynı anda yaşandığı hastane koridorlarında dolanmaya devam ediyoruz. "Beklenmeyen bir çocukmuşum ben." diyor Ahmet. Anne ve babanın geç yaşlarda çocuk sahibi olma utancını bir ömür ruhunda taşıyan, babasıyla oynadığı o kısacık hangi elimde oyunlarıyla avunan bir çocuk yetişkin o. Fazla uzaklaşmadan, her an her yerde karşılaşabileceğimiz biri. "Geç kalmış insanların hayatı bir yerden yakalamak için aldığı fazla düşünülmemiş kararlara benzerdi gayreti, küçümsemezdim." dediği satırlarla bütün yoksunluklarına rağmen babayı mazur görmenin, bu toprakların çocuklarına yaraşır bir haslet olduğunu düşünüyoruz. Son Konserve Kavanozu annesini ondan geriye kalan son konserve kavonozunda arayan bir kadının hikâyesi. Mükemmeliyetçi
Edebiyat
Fazla Uzaklaşmış OlamazKevser Hattatoğlu · Şule Yayınları · 202518 okunma
Reklam
Reklam