İnsan nasıl böyle küçülebilir, alçalabilir, bayağılaşabilir? Böylesine değişebilir mi insan? Gerçeğe benzer bir yanı var mı bunun? Evet, hem de çok! Her değişim olabilir insanda, her şeye benzeyebilir insan! Bugünün ateşli delikanlısına yaşlılık hallerini gösterecek olsanız nasıl da korkuyla yerinden fırlardı! Tatlı gençlik yıllarından, ileri yaşların sert, katı yıllarına giderken tüm insancıl eğilimlerinizi, duygularınızı yanınıza almayı unutmayın, yolda bırakmayın onları, sonra yerlerinden kaldıramazsınız. Hemen ileride sizi beklemekte olan yaşlılık korkunçtur, hiçbir şeyi geri vermez! Mezar bile ondan daha merhametli, daha lütufkardır, "Burada insan gömülüdür!" diye yazar çünkü mezarın üzerinde; ama yaşlılığın insanlıktan çıkmış soğuk, duygusuz çizgilerinde okunacak hiçbir şey yoktur.
-----------------------------------------------------
"Her insanın kendine daha yakın bulduğu bir konuşma türü vardır. İnsan hiç beklenmedik bir anda, ıssız, kimsesiz bir yerde biriyle karşılaşır ve onunla yaptığı iç ısıtan sıcacık söyleşi, yolculuklarında başından geçen bütün tatsızlıkları, geçit vermeyen yolları, geceyi geçirebileceği bir yerinin olmadığı anların tedirginliğini, insanların yalancılıklarını, düzenbazlıkları unutturuverir; o akşam o söyleşi bir daha hiç çıkmayacak biçimde zihnine kazınır. Sadakatli bellek o akşam olan her şeyi bütün ayrıntılarıyla saklar: Başka kimler vardı orada, kim nerede oturuyordu, o unutulmaz sözleri söyleyenin elinde ne vardı, odanın duvarları, köşeleri nasıldı... ve daha nice önemsiz ayrıntı." syf. 403
-----------------------------------------------------
"Gözünü binlerin içinde açan, binlerin içinde yetişen biri bu serveti artıramaz: İstediği her şeye sahip olduğu için, yalnızca birtakım kaprislerin, saçma birtakım heveslerin ardından