“Kâmran, ben senden nefret ettiğim için, yabancı memleketlere kaçmıştım. Şimdi, nefretim o dereceyi buldu ki, bu uzaklık kâfi gelmiyor, senin yaşadığın, nefes aldığın dünyadan uzaklara kaçmak istiyorum.”
“Seni yalnızca bir defa olsun görmek, yalnızca bir defa sana rastlamak, yalnızca bir defa daha bakışlarımla uzaktan olsun yüzünü kucaklayabilmek, tek arzumdu.”
“Operet tıklım tıklım doluydu. Hiç kimse, bu memleketin. Çok büyük bir savaşta, bir hayat memat mücadelesi vermekte olduğuna hükmedemezdi. Bütün yüzler neşeli, bütün dudaklar otuz iki dişini gösteren hayvani kahkahalarla açıktı. Kim iddia edebilirdi ki memleket her evinden bu savaşta üç beş cenaze vermiş bir memlekettir. Bu ne büyük bir yalan, ne büyük bir yalan...”