“Ben tedbirli değildim. Pervasızdım, düşüncesizdim. Bu adam başka bir bıçaktı, bunu hissedebiliyordum. Başka türdü ama yine de bir bıçaktı. Umrumda değildi. Ver şu bıçağı bana diye düşündüm. Bazı şeyler uğurlarına kan dökülmesine değer.”
“Kâmran, ben senden nefret ettiğim için, yabancı memleketlere kaçmıştım. Şimdi, nefretim o dereceyi buldu ki, bu uzaklık kâfi gelmiyor, senin yaşadığın, nefes aldığın dünyadan uzaklara kaçmak istiyorum.”