Atatürk'ün okunmasını tavsiye ettiği bu kitabı okumalı herkes. Muhteşem.....
BM Finlandiya eğitim sistemini en iyi olarak tanımlıyor.
Ülkede okur yazarlık oranı %100.
Kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla Avrupa’ da ilkler arasında.
Endüstriyel, laboratuvar ekipmanlarda, iletişim teknolojisinde dünya liderlerinden biri.
Yüksek yaşam standardına sahip bu ülkenin kuruluş hikayesinden alınacak birçok ders var.
Devlet düzeninin bir zamanlar anlamı artık tedavülden kalkmış olan o köhnemiş temelleri ve halkın eski yöntemlerle idare etme şekilleri artık işlevini yitirmişken yaşanan yeniden doğuş.
Devletin gücünü, ülkenin refahını ve ulusun onurunu bağımlı olduğu bir diğer ülkenin ellerine bırakan fakir ülke, FİNLANDİYA. Aslında bu olguların vatandaşların iradesine bağlı olduğu gerçeğini göz alıcı ve ikna edici bir şekilde okuyoruz kitaptan.
Avrupa’nın en kuzeyinde bulunan iki milyonluk nüfusa sahip bu ülke sert iklimine, verimsiz topraklarına, halkının hiçbir zaman bağımsız bir devlet yaşamı sürmemiş ve hep komşu ülkesinin yönetimi altında yaşamış olmasına rağmen bu verimsiz ve bataklık topraklarda beyaz zambaklar açtırmışlardır.
Kitapta Fin halkının tarih yaşamında iki önemli koşulun dikkat çektiği üzerinde durulmuş. Birincisi, bir halk olarak Finlerin 1917 Rus Devrimi’ne kadar hiçbir zaman bağımsız bir devlet deneyimine sahip olmamasından. İkinci olarak, hiçbir zaman kendi halk kahramanlarının olmamasından dolayı sahip oldukları yüksek kültürün kendi başarıları olduğunu açıkça ispatlar.
Rusya’nın Finlandiya’ya ihtiyacı vardı. Çünkü Finlandiya’nın sınırı Rusya’nın başkenti olan Petrograd’ a çok yakındı. Bunun karşılığında kendi kültürlerini özgürce geliştirme şansı bulacak olan Finliler Rus yönetimini tercih ettiler.
Ülke de askerlerden din adamlarına, köylülerden