İnsanlar, önlerinde duran görüntüyü gerçekmiş gibi yanlış algılarlar ve cehalet içinde yaşarlar (bununla da mutlu olurlar, çünkü cehalet bu insanların bildiği tek şeydir). Bununla birlikte, hakikat bölük pörçük ortaya çıkmaya başlayınca korkutucu olabilir ve insanlarda geri dönme isteği uyandırabilir. Kişi eğer hakikate sırt çevirmezse ve hakikati aramayı sürdürürse, çevresindeki dünyayı daha iyi anlayacaktır (ve cehalet durumuna asla geri dönemeyecektir).
Platon (Eflatun)
Platon (Eflatun)
Felsefe
7/10
·%30 (87/288 syf.)·
genel olarak guzel kitap, cok guzel alintilar, kitap onerileri var fakat bir cizgi uzerinden olaylar gitmiyor, sanki bir kitapcinin gunlugunu okuyor gibisiniz, her bolum bir baska olayi anlatiyor, ben bu kismini sevmedim ve bir de hic akici bir kitap degil, elime aldigimda maksimum 2 boluk okuyup yerine koyuyorum. uzuldum, umarim gelecekte yeniden okuyup bitirebilirim
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415bin okunma
Reklam
Neden ölüm düşüncesini büyütüyor Şu tarla kuşu, şu üçgüllü çayırlar Şu tanrı yalnızlığından yapılmış dere Nazarlık otları, çoban yastığı Kirpiklerimde boğulan şu gökyüzü Bir iç çekiş gibi uzayan yol Avluyu bölük bölük eden yarasalar Yağı içimde soğuyan şu kandil... Neden bu kadar acı veriyor dünyayı sevmek.
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Savaşın Pis Yüzü
Zenginlerden paraları tamamıyla alındıktan sonra umumi yağmalara izin verilecek, şehrin Türk kızları askerlere dağıtılacak, askerlerin arasında kavgaya, rekabete meydan vermemek için mahalleler bölük dairelerine ayrılacaktı. Her bölük kendi dairesindeki kızları bir hafta sırayla alıkoyacak, bu esnada kimsenin münasebetsizlik etmemesine komiteler tarafından oluşturulacak devriyeler dikkat edecekti. Kızların yanında bütün gece kalmak, rakı şarap içmek yasaktı. Bir er, bir kızın odasında bir saatten fazla duramayacak, işini bitirdikten sonra sırasını bekleyen askere bırakacaktı. Sekiz yaşından aşağı kızlara dokunulmayacak, bunların çirkin, zayıfları öldürülecekti. Güzel, kuvvetlileri toplanıp vaftizlenerek Bulgaristan’a gönderilecekti. Yalnız çok ihtiyarlar Hristiyan olurlarsa sağ bırakılacaktı.
Çok açıkça, çok çaresizce sevilmeyi, sevebilmeyi istiyorum. Hâlâ çok safım; neyi sevip neyi sevmediğimi az çok biliyorum ama lütfen, bana kim olduğumu sorma. "Tutkulu, bölük pörçük bir kız," belki?
Sayfa 104·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam