"Hayır, oğlum. O gün Çukur'da seni bulmadan önce çöplerin arasında kendime bir mezar kazmıştım. Uzun zaman önce, insanlara sırtımı dönmüştüm. Hem de beni önemseyen ve bana yardım etmek isteyen insanlara. Sonunda onlar da vazgeçip benden uzaklaştılar. Geri dönmek için çok geçti. Yorulmuş, pes etmiştim. Bir çukur kazıp içinde ölmeye karar verdim. Ama sonra seni buldum Landfill ve belki hayattaki kez daha şans–"
"Mezarı boş bıraktım Landfill. O gün ben senin hayatını kurtarmadım, sen benim hayatımı kurtardın."
Diktatör sandalyesine yığıldı. Etrafındaki saatler, şimdi ona boş ve anlamsız geliyordu. Her tik tak, kendi hükmünün sonuna doğru atılan bir adım gibiydi.
Sadık Haberci sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
'Cennet boş arazidir, onda ağaç dikmek, 'Subhanellahi vel hamdü lillahive lâ ilâhe illallahu vallahu ekber' dir.'
Çünkü etrafına neşe saçan, umutsuzluktan yaratılmayan ve aşkın elleriyle düşlerin beşiğine konulmayan bir insan, hayatı boyunca varoluş kitabında boş bir sayfa olarak kalacaktır.