-Genel vali ile evlenmek istediğini söyleyeceğini sanmıştım. Ne de olsa onun mevkii benden daha üstün. Üstelik daha erken ölüp, zengin bir dul yapabilirdi seni. -Böyle bir şeyi düşüneceğime nasıl inandınız? -Belki sen düşünmezsin, ama kadınların çoğu bunu tercih eder. -Yalnızca tanıdığınız kadınlar. Bence bir kadın bir erkeği kişiliği için sever ona verebilecekleri için değil.
Sayfa 205·Kitabı okudu
Alıntı
Nasıl bir dinginlik hali böyle...
İnsan, sevdiği için sever. Aşk'ın hiçbir gerekçesi yoktur.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Acemi aşıkların imdadına yetişecek bir teselli güçleri de vardır. "Ben onun aşkıyla perişan olduğumu kendisine anlatırsam belki merhamet edip o da beni sever'' ümidiyle Şemi kalbinde yanan aşk ateşini yelpazeleyecek gençlik hayallerini büyüttükçe büyütmeye başladı. Zavallı çocuk Mürebbiye'nin öyle kendisine baygın baygın göz süzüşlerinin gönlünü avlamak için olduğunu bilmiyor, birdenbire böyle şimşek hızıyla ateşe düşüşünün Mürebbiye'nin mahareti olduğunu ise hiç anlayamıyordu.
İstedim ki, benden çekinmen gerekmediğinden emin ol evvela. Seni yaralamayacağıma güven. Tanıdıkça belki bende hoşuna gidecek bir yön bulursun diye bekledim. Ama yalan yok Adalet, beni sev diye kandırmadım hiç seni. Evet, sürüyle yalan söyledim. Fakat sevgini kazanmak için sevilmeye değer biri gibi davranmaya çalışmadım. Neysem o oldum hep sana karşı. Ben bildiğin gibiyim işte Adalet. Bildiğin kadarım, bildiğin kişiyim. Bilmem beni böyle sever misin?
Sayfa 315 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Lakin sen beklendiğini bilmiyorsun. Oysa sen çıkmazsan şeyet ve "Ben varım!" demezsen başkaları çıkacak o meydana ve sonra sana, inandığına, davana, vatanına, mukaddes bildiğin ne varsa ona, hepsine hakaretler edecek, onları yok sayacak ve ayaklar altına alacak. Ve o vakit şikayet etmeye bile hakkımız olmayacak. Zira, vatana sahip çıkacak olan ne tek başına devlettir ne de bir başkası; herkes tek tek sahip çıkmalıdır ve "Bu vatan benim!" demelidir. Böyle bir anda sükûn lazımdır bize, ama sükût değil. Zira susarsak kendilerini haklı sanacak hainler vardır. Ve inanan insan bilmelidir ki, 'vatan sevgisi imandandır' ve Allah'ı seven vatanını da sever.
Dev şirketlerin yönettiği bu gezegende, en çok kendine benzeyeni sever insan. En çok böyle onaylar kendini. Ne kadar kendine benzeyen varsa, o kadar yaşama hakkı vardır çünkü, ancak böyle güvendedir. O yüzden diğerini kendine benzetebilmek için delicesine bir uğraş verilip durur bin yıllardır. Aynı dili konuşan, aynı dine inanan tek bir insanlık hiç olmadı, olmayacak... Olsun diye, öldürür insan. Çok daha kolay diye, hakim olmak böylece dünyaya. Rengi, konuşması, giydiği, yediği, içtiği ne kadar benzerse, o kadar az savaş olur aralarında. Ona göre kendinden sayar diğerini insan, ona göre ayırır kendinden. Böylece çıkar savaşlar, kendi gibi düşünsün ister, kendi gibi yaşasın. Beceremiyorsa, ölsün daha iyi. Dünya, bir koca mavilik. Altı milyarlık bir pazar. Aynı malı satın alırsa, ancak o zaman yaşam hakkı başlar.
Sayfa 17 - Mitos Boyut Yayınları