Listede hangi kitabı seviyorsan, yanındaki emojiyi bırak 📚✨ Bakalım en çok hangi kitap seviliyor?? ❤️‍🔥 1. 17 Numara (seri) — Fatma Şamata 💺 2. 3391 Kilometre (seri) — Beyza 🌙 3. Altı Saniye (tek kitap) — Fatma Şamata ⏳ 4. Ateşpare (seri) — Ceren Melek 🔥 5. Bazı İnsanlar Böyle Yaşar (seri) — Filiz Puluç 🖤 6. Beyaz Leke (seri) — Aslı Arslan 🦾 7. Bir Kibritle Yok Olmak (seri) — Özge Naz 🕯️ 8. Bronz (seri) — Özge Naz 🪙 9. Bul Beni (seri) — Beyza Alkoç 🔎 10. Bülbül Kapanı (seri) — Loressima 👠 11. Duzah — Hazel Noya 🌋 12. Emare (seri) — Aslı Arslan 🕊️ 13. Enkaz Altındakiler (seri) — Beyza Alkoç 🏚️ 14. Fırtına Zamanı (tek kitap) — DuruMavii 🌪️ 15. Gökçen (seri) — Loressima 🦋 16. Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik (Seri) — N.G. Kabal ☁️ 17. İs Kokan Zeytin Ağacı (seri) — Şule Avlamaz 🌿 18. İzler Kalır (seri) — Sude B. ❤️‍🩹 19. Karantina (seri) — Beyza Alkoç 🦠 20. Kazazede (seri) — Şevval Demirdöğer 🚑 21. Kimsesizler Matemi (seri) — Emine Tavuz 🥀 22. Kutup Yıldızı (seri) — Mehtap Fırat ⭐ 23. Maça Kızı 8 (seri) — Dilara Pamuk ♦️ 24. Medusa'nın Ölü Kumları (seri) — Maral Atmaca 🐍 25. Misafir — Beyza Alkoç 🚪 26. Oyunbaz (7 Tutsak 1 Ölü serisi) — Işıl Limae 🎭 27. Oyuncak Mezarlığı (seri) — Emre Gül 🧸
Alıntı
BARRİNGTONİA
Marian Ellis Rowan, Melbourne kırsalında yaşayan bir ailede doğdu. Babası bir çiftlik sahibiydi ve anne tarafından dedesi John Cotton, İngiliz kuşları üzerine iki kitabın yazarı ve çizeriydi. Melbourne'deki bir kız okulunda eğitim gördü ve hiçbir resmi sanat eğitimi almadı. 1873'te İngiliz ordusu subayı Frederic Rowan ile evlendi. Çift, Melbourne'e dönmeden önce dört yıl Yeni Zelanda'da geçirdi ve Frederic burada iş hayatına atıldı. 1892'de 48 yaşındaki Frederic'in ölümü, hayatında bir dönüm noktası oldu. Rowan'ın sanatsal yolculuğu erken başladı. Genç bir kadın olarak kır çiçekleri, kuşlar, böcekler ve kelebekler resmetmeye başladı. Bu konular çalışmalarının merkezinde yer almaya devam etti. Botanik alanına olan ilgisi, babasının arkadaşı olan seçkin bir botanikçi Ferdinand von Mueller tarafından teşvik edildi. 1879'dan itibaren uluslararası sergilerde geniş çapta yer aldı ve önemli bir beğeni ile on altın, on beş gümüş ve dört bronz madalya kazandı. Birçok başarısı arasında, Melbourne'deki 1888 Yüzüncü Yıl Uluslararası Sergisi'nde verilen en yüksek onur ödülü de yer alıyordu. Enerjik bir gezgin olan Rowan, Avustralya'nın dört bir yanını gezdi ve özellikle Queensland'e altı kez seyahat etti. Kocasının ölümünden sonra uzun yıllar yurt dışında yaşadı. İngiltere'de Kraliçe Victoria üç tablosunu kabul etti ve Amerika Birleşik Devletleri'nde Alice Lounsberry'nin üç botanik kitabına illüstrasyonlar yaptı. 1916 ve 1918 yılları arasında iki kez Papua Yeni Gine'ye gitti ve yerel rehberlerin yardımıyla, kariyerinin en dikkat çekici başarılarından biri olan 25 tür cennet kuşunu canlı olarak bulup resmett
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
BRONZ 5 KAPAK PAYLAŞIMI
Özge Naz Bronz Bronz 2 Bronz 3 Bronz 4 “TARİH İTAAT EDENLERİ DEĞİL, DEVRİMCİLERİ YAZAR. BOYUN EĞENLERİ DEĞİL, DİRENENLERİ HATIRLAR.” Her mum, bir günü temsil ediyordu. Her fitil, yaklaşan bir sonu. Kimse bu mumların ne için yakıldığını bilmiyordu. Bir savaş mıydı bu, bir ölüm mü yoksa kaçınılmaz bir ayrılığa kalan süre mi? His Alatav, bir ışık yakarak aydınlanan sayfalarla yüzleşmek zorundaydı. Ya yazılanları kabul edecekti ya da yirmi altı yılın hesabını soracaktı. Nefretle başlayan satırlar, sevgiyle mühürlenmişti. Ama gerçek, hangi duyguyla yazıldığına bakmazdı. His’in verdiği savaş yalnızca ailesiyle değildi. Kale ve Arkana karşı karşıya geldiğinde, İmparator ve İmparatoriçe yıkmak istedikleri düzeni ayakta tutmak için her şeyi göze almışlardı. Ayrılmayı bile. Çünkü bu düzen yıkılacaksa, bunu başkaları değil, yalnızca onlar yapmalıydı. Artık mesele kimin haklı olduğu değildi. Kim ayakta kalacak, kim hatırlanacaktı… Asıl mesele buydu. Tarih, ne devrimi unutacaktı ne de direnişi. Ve bu düzende, mumlar değil; insanlar sönerdi.
Lale Müldür İrem Çandır
ŞİİRLER Aralık’ın Anversi’nde iki melek çıkmazında iki çıkmaz melekle karşılaşan Ofelya’nın Şarkısı Ansver’de bir sokak. iki melek Çıkmazı. Hangardan bir deniz- Ci iniyor. Caz ve orman seviyor. Marka polo sevgilim. Öteki melekle bir başka bo- Yuta karşılaştık ve tanıştık. Dalga uzaklığıyla geliyor. Pla- Nörler gibi. Eliptik yalnızlıklarla. Sirokko sirokko sirokko esiyor. Bulutların hortumların ana- Forların biçiminden sözettik. Bir midyenin içinde sıkışıp kal- Mış rutubet ve uyku, geceleyin Mi düşünürler gemiciler. En Çok. Karayı. Arzusunun içinde Dönüp duruyordu. Kamarasın- Daki bir denizci gibi. Dalgaları hortumları anlat- Maya çemberler silindirler Yetmiyordu. Bunun için yeni Bir geometrinin keşfedilmesi Gerekti. Sonra hastalanıyor hastalanıyor Hastalanıyordu. Goblen ofelya… Bir istiridyenin dantel kanatları (Müldür, 2017, s. 31) Gibi kapanarak. Belirsiz bir alan- Da dekonstrüksiyon seviyor. Del- Ta ofelya. Bir elinde kasnak diğe-
Güçlü Kadın'ı Konu Alan Kitaplar
Güçlü kadın karakter nedir? Hepimiz farkındayız ki güç; etrafa küfür savurmak, insan öldürmekten veya herhangi birine zarar vermekten zevk almak, sigara-alkol kullanmak değildir. Bu yüzden benden 'Güçlü Kadın Karakter' iletisi istendiğinde ( Veronika tarafından ✨) araştırdığım şey gücün ne olduğu oldu. Karşılaştığım iki anlam var 1-büyük çabalar isteyen, ağır ve yorucu emeklerle yapılan. 2-kolay olmayan, yapılması, başarılması zor, çetin. Edebiyatta, sinemada ve diğer anlatı türlerinde "güçlü kadın karakter" terimi, karmaşık ve çok yönlü niteliklere sahip kadın figürlerini tanımlar. Bu karakterler, geleneksel olarak erkeklere atfedilen özelliklere sahip olabilir veya kendi benzersiz güçlerini sergileyebilirler. Güçlü bir kadın karakterin özellikleri: 🌬️Bağımsızlık: Kendi kararlarını alabilir ve kendi ayakları üzerinde durabilir. 🌬️ İrade Gücü: Zorluklar karşısında pes etmez ve hedeflerine ulaşmak için mücadele eder. 🌬️Cesaret: Tehlikeli veya zorlu durumlarda bile korkusunu yenebilir. 🌬️ Zeka ve Yetenek: Problemleri çözebilir, yeteneklerini kullanarak başarılı olabilir. 🌬️ Ahlaki Değerler: Doğru ve adil olduğuna inandığı değerlere bağlı kalır. 🌬️Duygusal Derinlik: Karmaşık duyguları deneyimleyebilir ve kırılganlıklarını gösterebilir. 🌬️Ajans: Kendi hikayesinin aktif bir katılımcısıdır ve olayların akışını etkileyebilir. Ben de bunlara bakarak listemi oluşturdum. Güçlü kadın karakterlerin önemi: 🌬️ Güçlü kadın karakterler, kadınların potansiyelini ve yeteneklerini göstererek toplumsal cinsiyet rollerine meydan okurlar. 🌬️ Okuyuculara ve izleyicilere ilham verir, özgüvenlerini artırır ve kendi güçlerini keşfetmelerine yardımcı olurlar. 🌬️ Farklı bakış açıları sunarak empati yeteneğini geliştirir ve toplumsal farkındalığı artırırlar. 🌬️ Kadınların
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Ünlü yazarların yazma ritüelleri.
Bu konuyu yazarken acaba yazarların günlük rutinlerini mi yazsam yoksa yazma rutinlerini mi diye çok düşündüm ve yazma hakkında yazmanın daha uygun olacağına karar verdim. Belki rutinler, başka bir iletinin konusu olur. Kaynaklar:shortlist.com/news/the-daily-..., sesdergisi.ca/?p=2118, sesdergisi.ca/?p=2118 °Victor Hugo Hugo her sabah aynanın önündeki küçük bir masada durarak yazı yazardı. Günün erken saatinde yakınlardaki top atışıyla uyandıktan sonra metresi Juliette Drouet’in getirdiği bir demlik taze kahve ve sabah mektubuyla güne başlayıp, saat 11.00’e kadar yazar. ° Stephen King King, doğum günü ve tatilleri de dahil olmak üzere yılın her günü yazıyor ve günlük iki bin kelimelik kotasına ulaşmadan önce neredeyse hiç bırakmıyor. Sabahları çalışıyor, saat 8:00 veya 8:30 civarında başlıyor. Bazı günler 11:30 gibi bitiriyor ama çoğunlukla hedefine ulaşması 1:30'a kadar sürüyor. ° Franz Kafka ailesiyle birlikte, ancak gece geç saatlerde, herkes uyurken yazmaya yoğunlaşabildiği sıkışık bir dairede yaşıyordu. Kafka'nın 1912'de Felice Bauer'e yazdığı gibi, "zaman dar, gücüm sınırlı, ofis korkunç, daire gürültülü ve eğer hoş, düz bir hayat mümkün değilse, o zaman kişi ince manevralarla sıyrılmaya çalışmalıdır." Aynı mektupta zaman çizelgesini anlatmaya devam ediyor: "...10.30'da (ama genellikle 11.30'a kadar değil) yazmaya oturuyorum ve gücüme, eğilimime ve şansıma bağlı olarak saat 1, 2 veya 3'e kadar, hatta bir keresinde sabah 6'ya kadar devam ediyorum." ° Lev Tolstoy "Çalışmanın başarısı için değil, rutinimden çıkmamak için her gün mutlaka yazmalıyım." Bu, Tolstoy'un 1860'ların ortalarında Savaş ve Barış'ı yazarken yazdığı nispeten az sayıdaki
Edebiyat