Puan vermedi·432 syf.··
2026 98. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 02:35
Selamlar. Normalde kitaplığından ve sırayla okumadığım kitapları azaltmaya çalışıyordum. Ancak bu güzellik elime geçince o biraz geride kaldı. Ilk kitabı da sevmiştim ama burada işler daha eğlenceliydi diyebilirim. Gerçi kapağına da ayrı bayıldım. Konusundan biraz bahsedeyim. Yıllardır birbirinden nefret eden gazeteci Adriana ve Oburluk Prensi Gabriel beraber çalışmak zorunda kalır. Bu karanlık sırlar, huzursuz ejderhalar ve saklanan gerçekler arasında birlikte çalışmak zorunda kalırken birde nefretlerinin altında bambaşka duyguların olduğunu fark etmeye başlıyorlar. Vuhuu! Ben gibi #enimiestolovers severler toplanın acayip bir kitap ile karşınızdayım. Gabriel her sahnede dikkat çekiyordu. Ahh benim arsız prensim! Karakterler arasındaki atışmalar çok eğlenceliydi. Hani çoğu zaman kahkahalarımı tutamadım. Romantizm–olay örgüsü dengesi ilk kitaba göre daha iyi diyebilirim. O nefretten aşka gerçeğini dibine kadar hissediyorsunuz. Bu kitabı kapağı için alsam bile pişman olmazdım çünkü gerçekten aşırı güzel duruyor ama içi de beklediğimden daha keyifli çıktı. Yan boyamasını saatlerce abartabiliriz diye düşünüyorum. Bence Gabriel ve Adriana'nın birbirine laf sokmaları, sürekli gerilimli ama bir yandan da çekim dolu halleri kitabı taşıyan şeydi. Baştada söylediğim gibi nefretten aşka giden hikâyeleri seviyorum ve bunda o his bayağı vardı. Bu detaya bayıldım. Ejderhalar, sırlar, şeytani saraylar ve gizemli olaylar da hikâyeyi daha ilginç yapmıştı. Sadece bazı yerlerde tempo biraz yavaşladı ve sonlara doğru her şey hızlı çözüldü gibi hissettim. Ancak genel olarak romantik fantastik seven biriyseniz kendini kolay okutan, karakterlerine bağlanabileceğiniz bir kitap olmuş diyerek yorumumu bitireyim. Unutmadan kitapta yetişkin içeriğe yer verildiğinide söylemek isterim.
Sırlar TahtıKerri Maniscalco · Ephesus Yayınları · 20261 okunma
#belitokuyor
5/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 02:21
Merhaba, Her ne kadar ben son yüz sayfasını okumaya başladıktan iki ay sonra bitirmiş olsam da gerçekten akıcı bir kitaptı. Son kısmı bu kadar bekletmem tamamen şahsi sebeplerimden kaynaklanıyordu. Gelelim kitabın konusuna. Bilindik bir patron-sekreter teması işlenmişti. Tali karakterini ne kadar sevdiysem Hayes karakterini o kadar sevmedim. Tali çok tatlı bir karakterdi. Onun iç dünyasını okumak oldukça keyifliydi. Özellikle ailesiyle yaşadığı çatışmaları, omzuna yüklenen sorumlulukları ve bunlara verdiği mücadeleyi okumaktan keyif aldım. Fakat Hayes o kadar sinir bozucu bir karakterdi ki... Öyle birini tanıdığımı ya da yanında çalıştığımı hayal dâhi edemiyorum. Bunun sebebinin de yazarın karakteri oldukça tutarsız yazması olduğunu düşünüyorum. Önce onu tam bir playboy gibi tanıtıyor, sonra ise aslında öyle biri olmadığı, aksine şeker mi şeker biri olduğu ortaya çıkıyor. Yersen tabii. Neyse... Bu kitap hakkında diyeceklerim şimdilik bu kadar. Bu kitaba puanım 5/10.
Şeytanla AnlaşmaElizabeth O'Roark · Martı Yayınları · 2024529 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 15:45
Bu yazardan okuduğum 4.kitap ve bence kurgusu en iyi olandı şu ana kadar. Diğer kitapları gibi aşırı akıcı ve sürükleyiciydi. Gizem gerilim kitaplarında konuya girene kadar uzatılmasını hiiiiç sevmem bu yazar onu yapmıyor direkt pat diye hikayenin içine koyuyor sizi ve çok güzel oluyor. Bir de kitaptaki Dawn kaplumbağalara aşırı takıntılı biri bir tane küçüklüğünden beri sakladığı peluş kaplumbağası varmış adı Kaplumbuş veee benim de küçüklüğümden beri yanımda duran peluş kaplumbağam var adı da Kapluş. Böyle unexpected bir andı cksnvldöv Neyse şu ana kadarki yazardan okuduğum kitaplara sıralama yapıcam okudukça eklerim 1. D koğuşu (aslında iş arkadaşı kurgusal belki daha iyidir ama ben bunu koycam şahsi favorim) 2. İş Arkadaşı 3. Mahkum 4. Kusursuz Çocuk
İş ArkadaşıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,873 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:14
Herkese merhabalar Bugün sizlere The Kitap Yayınları 'nın baskısı olan mükemmel çift kitabı ile geldim. Yazarımız Ruth Ware'den daha önce O Kız kitabını okudum tek kelime ile kalemi muhteşem Bu kitap tam anlamıyla ‘bir sayfa daha okuyayım’ derken kendimi olayların içinde bulduğum bir gerilim oldu. Düşünsenize; büyük bir ödül vaadiyle başlayan bir reality programı… Ama kamera önündeki eğlenceli görüntülerin yerini kısa sürede korku, şüphe ve hayatta kalma mücadelesi alıyor. Bir anda herkesin bildiği kurallar değişiyor ve asıl soru şu oluyor: Bu adadan kim çıkabilecek? Adada mahsur kaldıkça gerilim öyle güzel yükseliyor ki sürekli karakterlerle birlikte ben de ‘şimdi ne olacak?’ diye düşündüm. Kime güveneceğimi bilemedim, çünkü herkesin sakladığı bir taraf vardı. Dostluklar, korkular ve hayatta kalma içgüdüsü birbirine karışınca ortaya oldukça sürükleyici bir hikâye çıktı. Connor ise tam anlamıyla ‘ondan uzak dur’ dedirten karakterlerden biriydi. Soğukluğu, tavırları ve yaptıklarıyla hikâyenin gerilimini yükselten, sinir bozucu ama merak uyandıran bir karakterdi. Mükemmel Çift bana sadece bir yarışma hikâyesi değil; insanların zor şartlarda gerçek yüzlerini gösterdiği, güvenin ne kadar kırılgan olduğunu anlatan bir hayatta kalma hikâyesi sundu. Her bölümde tansiyon biraz daha yükseldi, her sayfada yeni bir soru bıraktı. Gerilim, gizem ve bolca ters köşe sevenlerin seveceği, temposu hiç düşmeyen bir kitaptı. Kitabı okurken bana eşlik eden Gökhan Ülgerli Serap Asya Seferoğlu Alican @keskeherkes_gulse teşekkür ederim harika bir okuma oldu benim için #reklamdegıl #leylanınkitapları
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202678 okunma
sevgili dostuma
Puan vermedi·206 syf.··
2026 6. kitabı
·
151 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 01:29
Bu kitabı ikinci kez okuyorum. İlk kez lise yıllarımda karşıma çıkmıştı. O zamanlar kendi duygusal derinliğime yakın bir arkadaş bulmuştum kendime, zar zor. Ona, bu kitaptan esinlenerek “sevgili dostum” diye hitap ediyordum. YouTube’da şiir kanallarından bazı alıntılarını dinliyor, içimde bir yere dokunan cümleleri sanki bana yazılmış gibi sahipleniyordum. Sonra üniversiteye geçtiğimde bir kütüphaneden alıp okumaya başladım bu kitabı. Ama beni tam anlamıyla kesmedi. Çünkü bu kitap öyle sadece okunup geçilecek bir kitap değildi benim için. Altını çizmek, kenarlarına notlar almak, bazı cümlelerin yanına kendi iç sesimi bırakmak istiyordum. Fakat kitap kütüphanenindi; ben de “Biraz zaman geçsin, bu sefer kendime alayım. İstediğim gibi yazıp çizeyim, kendimce sahipleneyim,” dedim. Ve birkaç yıl sonra gerçekten aldım. Sadece kendime değil, başka bir duygusal derinliğe sahip, kendime çok yakın gördüğüm, neredeyse ruh ikizim gibi hissettiğim o arkadaşıma da aldım aynı kitaptan. Sanki ona uzun uzun anlatamadığım bazı şeyleri bu kitap anlatacaktı. Sanki “Ben bunu okuyorum, senin de okumanı istiyorum,” demek istedim. Belki de “Benim içimde böyle bir yer var, senin de orayı görmeni istiyorum,” demenin en zarif yoluydu bu. *Posta Kutusundaki Mızıka*, bana göre bir dostun bir dosta verebileceği en güzel duygusal derinliğin somut hâli gibi. Bazı kitaplar vardır; okurken sadece yazarın cümlelerini değil, kendi suskunluklarınızı da okursunuz. Zihninizden ve kalbinizden bir şeyler geçer ama onları kelimelere dökemezsiniz. Sonra bir bakarsınız, Ali Ural sizin yerinize söylemiş. Hem de sizin söylemeye cesaret edemediğiniz kadar zarif, sizin toparlayamadığınız kadar derin bir yerden söylemiş. Bu kitap benim için yalnızca denemelerden, mektuplardan ya da güzel cümlelerden oluşan bir
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Herkese selam, öncelikle bu kitabı okumak için biraz geç kalmış gibi hissediyordum. Çünkü bir zamanlar çok popülerdi, ben de o zaman almıştım ama rafımda duruyordu. Ve dedim ki ben bunu neden okumuyorum? Kitaba başlarken ilk sayfaları sıkıcıydı. Neden bilmiyorum ama bir önyargı ile yaklaştım ve hiç sarmayacakmış gibi hissettim. 30. Sayfalardan sonra işler değişti. Hep bir anda aşırı hızlı akmaya başladı. Yer yer sıkıldığım kısımlar yine oldu ama konusu o kadar içine çekti ki hızlı hızlı okudum. İçeriği ve konusu o kadar güzeldi ki.. kısaca bahsetmem gerekirse: Alice Sun diye bir ana karakterimiz var. Kendisi Çin'in en önde gelen okullarından birisi olan Airington'da yarı burslu bir öğrencidir. Kendisi okulun en başarılı iki öğrencisinden birisidir ve tek yarı burslu öğrencidir. Yıllardır kendisine ezeli rakip olarak gördüğü Henry ile birinciliğini paylaşmaktan çok sıkılmıştır. Bir gün yine Henry ile ödül paylaştığı bir ödül töreninden çıkarken aniden görünmez olduğunu fark eder. Buna bir çare ararken bir yandan orta durumlu ailesi zengin ve soyluların rahatça erişebildiği bu okulun masraflarını artık karşılayamaz duruma gelir. Okulunu bırakmak istemeyen ve görünmezliğiyle başa çıkmaya çalışan Alice, akademik rakibinden bu konuda yardım ister. Görünmezliğini kullanarak okuldaki en ulaşılamaz kişilerin bile sırlarına erişebileceği bir konuma gelir. Öncelikle Alice tamamen bendim. Uzun süredir bir ana karakterde kendimi böylesine görmemiştim. Akademik başarı açısından mükemmel olmaya çalışması çünkü bunun elindeki tek kozu olmasını iliklerime kadar hissettim. Çünkü herkes kendisinden binlerce adım önde. Birisinin model olan bir annesi, diğerinin ona miras olarak bir şirket bırakacak babası var. Alice nihayetinde Henry ile aynı ödülü alsa da aynı değeri ve övgüyü
Eğer Beni GörebilseydinizAnn Liang · Olimpos Yayınları · 2023639 okunma