9/10
·152 syf.··
2020 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 00:00
İlk kadın roman yazarı olan Fatma Aliye, peçenin Türk kadın yüzünü karanlıkta bıraktığı devirde bilgi güneşinden nur alarak aydın yaşamış bir çehredir. 1896 yılında yayımlanan #refet isimli romanı, bakış açısı olarak dönemin çok ilerisindedir. Kadının adının olmadığı ve ezildiği bir dönemde kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesini, kadının sadece çocuk doğuran bir varlık olarak görülmemesi gerektiğini, sosyal hayatın içinde aktif rol alabilmesini ve kadın haklarını savunan bu romanda; güçlü, mücadeleci, gururlu bir kadın karakterin yaşama tutunma mücadelesini okuyoruz. Çocukluktan beri yoksulluk ve sefalet içinde yaşayan Refet, öğretmen olma umuduyla bu sefaletten kurtulacağına hep inanmış, annesi ile birlikte yıllarca mücadele etmiştir. Refet'in yürek burkan hikayesini okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
RefetFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma
8/10
·590 syf.·
2020 199. kitabı
Hz.Muhammed(s.a.v)'i doğumundan vefatına kadar anlatan bir kitap olduğunu söyleyebilirim.Kitap,yılları kapsayan şeklinde bölümlerden oluşmuş.Bu bölümlerin çoğu maksimum 10 sayfa. İnsanların ne kadar zor olduklarını onlarin yaşadığı devirde de görüyoruz.İnsan her yerde insan.O yüzden sırtınızı hiç bir zaman bir insana yaslayip güvenmeyin.Asıl yaslanmamiz ve dayanmamiz gereken Rabb'imizdir. Elbet herkes peygamber efendimizin hayatını biliyordur.Tabi tam manasıyla merak eden arkadaslar için tavsiye edilecek bir kitap.Hz. Fatima annemizin hayatının detayları ve bazı konuların üstünde çok durmayışı benim için eksiklikti daha önceden okuduğum ve bildiğim için bu çıkarımlarda bulunabiliyorum.Yazara da hak veriyorum güzel bütün konuları tek bir kitapta ele almaya çalışmış.Severek okuduğum bir kitapti ve biraz da uzundu tabi, güzel söz sanatları bir bülbülün ağzından bize yansıtılmış.Merak edenlerine tavsiye ederim.
Din
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,4bin okunma
8/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2020 21:07
Bulowski'e başlarken gönül isterdi ki önce Ekmek Arası kitabıyla başlayıp, oradan devam edelim. Ancak kitabı maalesef bulamadık, böyle olunca da ortadan başlar gibi olduk kitaba. Böyle dememin sebebi ise bu iki kitabında otobiyografik olması ve ilk kitabında yazarın lise yıllarına kadar hayatını anlattığı; bu kitabında ise bizim tabirimizle bir hayata atılma sürecini yani iş hayatı ve yazarlık dönemini anlattığını görüyoruz. Ayrıca uzun zamandır bahsetmek isteyip de konuşamadığım bir konu da var: Eski dönem yazarlarında kadınlar hakkında hep benzer görüşleri okuyoruz. Acaba bu bir toplumsal kadın düşmanlığının yansıması mı yoksa o devirde toplumdan dışlanmamak ve maddi olarak da satış yaparak hayata tutunmak için mi kadınları kendi istedikleri değil de toplumun gördüğü şekilde lanse ediyorlar anlamış değilim. Kitabı okuyanlar az çok ne demek istediğimi anlamışlardır sanıyorum. Ha unutmadan, kitabın adı yani Factotum, Latince kökene sahip olup, bir işte yapılması gereken tüm niteliksiz işleri yapan kişi anlamına geliyor. Zaten içerik de bu yönde. Yani kitabın adını Türkçe “Ayakçı” bile koyabilirsiniz. Eh, bir güne bu kadar kitap yeter. Mutlu akşamlar, cümleten afiyet olsun, esen kalın..
FactotumCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20203,534 okunma
8/10
·294 syf.··
Beğendi
·
2020 70. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 20:39
William Faulkner Amerikan edebiyatında eserlerini okumayı en çok sevdiğim yazarlardan biridir. Onun kitaplarını ne zaman okusam yalnızca zevk almakla kalmayıp, ayrıca onu anlayabilmek için büyük bir çaba sarfetmem gerektiğini düşünürüm hep.. Ses ve Öfke, bilinç akışı tekniğinin en iyi örneklerinden biridir. Romanda olay örgüsü karmaşıktır; ayrı parçalar ayrı zaman dilimlerine aittir, genel bir bakışla romanın sondan başa doğru olduğu söylenebilir.. Dört bölümden oluşan ve temel olarak bir ailenin tarihi (trajedisi demek daha doğru aslında) etrafında şekillenen bir eser Ses ve Öfke. Bu dört bölümden ilk üçü üç kardeş Benjamin, Quentin ve Jason tarafından anlatılıyor. Son bölümde ise yazarımız ipleri ele almayı tercih etmiş. Sıkışmış duyguları çok harika bir şekilde aile bireylerinin bilinç akışları ile vermiştir. Bu yönüyle bilinç akışı tekniğinin en güzel şekilde uygulandığı bir eserdir diyebiliriz. Bir ailenin yok olmasını anlatması yönüyle ‘’Yaprak Dökümü’’ romanını çağrıştırmaktadır Sonuç olarak kendini zorlamak isteyen herkese tavsiye ediyorum bu günümüz klasiğini. Faulkner'in yaptığı biraz tabuları yıkmak olmuş roman türü için. Cesaret isteyen bir iş kesinlikle. Gerçi bu insanların isimleri bu yüzden her devirde yaşamaya devam ediyor.Okumayanlar için şiddetle tavsiye ederim...
Ses ve ÖfkeWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 20203,100 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
İbrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla
Bütün ŞiirleriAsaf Hâlet Çelebi · Everest Yayınları · 20252,040 okunma
9/10
·205 syf.··
Beğendi
·
2020 54. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2020 00:43
Atatürk dönemi ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarını, bugüne kadar daha çok tek yönlü olarak ele alan ve bir devlet ideolojisi haline dönüşmüş bir bakış açısı ile anlatan kitaplardan okumuşuzdur hepimiz... Her dönemin olumlu yönleri olduğu kadar olumsuzluklarınin da olması çok doğal bir şeydir. Her lider, kendi hayat görüşüne göre bir idare kurmak için mücadele eder. O yüzden, Kazım Karabekir'in anlatımlarını, Atatürk'ü eleştirmek veya O'na karşı olan bir ideoloji için kaynak olarak kullanmak yerine; tarihin her türlü gerçekliğine sahip çıkma ve şeffaf bir toplum ve devlet yapısı oluşturma güdüsü ile ele almalıyız. Atatürk'ü ilahlaştırma veya kült olarak lanse etmek veya Kemalizm'i bir ideoloji olarak geleceğe taşımak gayesi söz konusu olduğunda ise, bu kitap da dahil bir çok kitap yasaklanmış veya bu konuda konuşmak dahi yasal olarak suç sayılmıştır... Tarih ve siyaset, devletlerin ve liderlerin kahramanlıklarınin ve başarılarının toplumsal kabulü için bazen gerçekler yerine yaratılmış kurgularla yeniden yazılır ve sergilenir... Bu her yerde ve her devirde geçerlidir.. Biz bu ülkenin, her türlü tarihine, edebiyatına, yanlışına, doğrusuna tam bir objektiflikle sahip çıkmalıyız. Sevebiliriz, eleştirebiliriz. Ama geleceğimiz için, eksilerinden ders almayı, artılarından faydalanıp daha da geliştirmeyi bilmezsek; bu konular sadece toplum içi çatışma ve ayrışmalara sebep olacaktır. Bunun da kimseye bir faydası olmaz.
Siyaset
Kazım Karabekir AnlatıyorUğur Mumcu · UM:AG Araştımacı Gazetecilik Vakfı · 1999688 okunma