Hâsılı herkes; sen, ben, o, hepimiz bir düşmandık. Hepimiz her vakit, her devirde, istibdatta olduğu gibi meşrutiyette de yalnız melun nefsimizi düşünerek, yalnız şahsi güvenliğimizi göz önünde tutarak etrafımızda yapılan kötülükleri ve rezaletleri kabul eder ve 'Aman bize bir şey olmasın!' diye istibdatın alçaklığına ve kötülüğüne sessiz kaldığımız ve tahammül ettiğimiz gibi Enver Paşa'nın hırsızlıklarına ve yolsuzluklarına da göz yumardık. Evet hepimiz bu zavallı vatanın bir düşmanı değil miydik?
Vaktiyle bir insanın önünde diz çöktüğün gerçeğinin hatırası, zamanla o insana tepeden bakmaya yöneltir kişiyi. Ben ileride senden böyle bir hakaret görmemek adına şu an gösterdiğin bu hürmeti reddediyorum. Halihazırdaki yalnızlığıma dayanmayı, sonradan çok daha ağır olacak yalnızlığıma dayanmaya tercih ediyorum. Özgürlük, bağımsızlık ve bencillikle dolu bu devirde doğmanın bedelini yalnızlıkla ödüyoruz.
…İçtimai merdivenin bu basamağına çıktıktan sonra geriye dönenlere, hiç bir yerde, hiç bir devirde rasgelinmiş mi? Azizim, demokrasilerin kanuniyetine göre hep aşağıdan yukarıya doğru çıkış vardır. Bunun tersi ancak bir katastrofu ifade eder. “Halka doğru” lafının hakikî manası halkı kendine doğru çekmek demektir.