"Freud şöyle der; 'Ifade edilmemiş duygular asla ölmez. Canlı canlı gömülürler ve daha sonra daha kötü şekillerde ortaya çıkarlar.' insan bazı şeyleri susturduğunda, onlardan kurtulduğunu sanır. Konuşmaz. Içine atar. Zamanla geçmesini bekler. Ama bastırılan hiçbir duygu gerçekten kaybolmaz. Içeride sessizce büyür. Tam da bu noktada, insanın kendi içine gömdüğü o karanlığın bir gün nasıl kaçınılmaz bir hesaplaşmaya dönüşeceğini Carl Gustav Jung şu sarsıcı sözlerle fısıldar: "Karanlığı hayal ederek hiçbir zaman aydınlanamayız; aydınlanma ancak karanlığın farkına varılarak, yani onunla yüzleşilerek gerçekleştirilebilir. Bilincin farkına varmadığı her şey, dışarıda bir kader olarak karşımıza çıkar." Ve bir gün insan, kendinden uzaklaştığını düşünürken, yıllardır kaçtığı şeye dönüştügünü fark eder. Çünkü insan bazen karanlığını yok edemez, sadece üstünü örter. Üstü örtülen her gölge ise, gün gelir insanı kendi hayatının yabancısı yapar."
Alıntı
Tekvin Kitabın yazarı Arif Ergin bölüm başlıkları olarak kullandığı harflerle ilgili şu bilgileri vermiş. 1- Romanın her bir bölümünün başındaki harfler belirli bir sıralamayla bir cümle oluşturuyor 2- Farklı bir sıralamayla kutsal bir metin oluşturuyor. 3- Eksik harfleri ile bir kod numarası oluşturuyor. 4- Eksik harflerin kod numarasının ebcet değeri bir tarih veriyor (neyin tarihi söylemem) 5- Bazı bölüm başlarındaki harfler o bölümde belirli bir sayıda ve o sayının katları şeklinde geçiyor. 6- Kitaptaki her saat bir yılı, her yıl bir saati veya kutsal kitaplardan (Kuran, Tevrat) bir bölümü (bap/ayet/sure) veriyor. 7- Kitaptaki iki bölüm yer değiştirilince yeni bir roman ve farklı bir sona ulaşıyorsunuz. (Bu çok ilginçmiş) 8- Bölüm başlarının belirli bir sıralamadaki ebcet değeri Kurandaki ayet sayısının karesini veriyor. Ve henüz açıklayamadığım onlarca detay var. Bunlar çok küçük bir kısmı inanın. Tekvin'i 6 yıl boyunca ilmek ilmek kurguladım.
Reklam
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat.
Şiir
#𝙎𝙀𝘽𝙀_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ #ﷲ 👥 Sizi bize yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır. Ancak iman edip sâlih ameller işleyenler müstesnâ. Onlara, yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat verilecek ve onlar cennetin yüksek köşklerinde güven ve huzur içinde kalacaklardır. 37 Âyetlerimizi iptal edip hükmünü geçersiz kılmak için birbirleriyle yarışırcasına çalışanlara gelince, onlar da tutuklanıp getirilecek ve azabın orta yerine bırakılacaklardır. 38 #Tefsir: 📖 📖 İnsanları Allah’a yaklaştıran şeyler, mallar ve evlatlar değil, bilakis iman ve sâlih amellerdir. İman kalp işidir. Fakat sâlih amellerin yapılmasında malın ve evlâdın tesiri büyüktür. Bu sebeple mallar ve evlatlar, ancak mallarını Allah yolunda harcayan ve evlatlarını iyi bir terbiye ile Allah’a karşı takvâ sahibi kimseler olarak yetiştirmeye çalışan mü’minler için Allah’a yaklaştırıcı bir vesile olabilir. Ömrünü iman ve sâlih amellerle dolduran, mal ve evlâdını da Allah’a kulluk yolunda kullanan mü’minler, hiç tükenmeyecek sonsuz mükâfatlara nâil olacaklardır. Allah’ın âyetlerine karşı mücâdele edip onları iptale çalışanların âkıbeti ise cehennem azabıdır. Zebânîler tarafından yakalanıp oraya tıkılacaklardır. O halde Resûlüm şu gerçeği ilan ederek:
Sevgi dili 33..
— Beni neden seviyorsun? Bu sorunun kısa bir cevabı yok. Çünkü seni bir sebepten dolayı sevseydim, o sebep değişince sevgim de değişebilirdi. Ben seni gözlerinin renginden dolayı sevmedim. Gülüşünden dolayı da değil. Bunlar sadece ilk dikkatimi çeken şeylerdi. Ben seni… kalbimin sana alışmasından dolayı sevdim. — Kalp bir insana alışır mı? Hem de nasıl. Mesela herkesin sesi aynı değildir. Ama bazı sesler vardır, duyduğun an içindeki gürültü azalır. Bazı insanlar vardır, yanındayken hiçbir sorun çözülmez aslında. Ama yükün hafifler. İşte kalp böyle alışır.
Duygular
Ayla Kaya-OLASIN Gönül kapısını açtım ardına Yanan yüreğime derman olasın Gerek yok dünyanın yalan kârına Ömrüme yazılan ferman olasın ​Karanlık geceme doğan ay gibi Sineme çekilen asil yay gibi Çöllerde çağlayan coşkun çay gibi Ruhumu besleyen umman olasın ​Zemheri ayında baharı getir İçimde ne varsa derdi eksiltir Bu sevda bende bir kutsal emirdir Yolumun üstünde mekân olasın ​Dağları eritir kalbimin harı Seninle kapattım bütün zararı Birlikte verelim kesin kararı Şu yalan dünyada canan olasın ​Gökyüzü şahittir candaki ize Kem gözler bakmasın aşk u özümüze Mahşere dek giden kutlu sözümüze Mühürler vurduran iman olasın 21 05 2026
Şiir
Reklam
Reklam