- Siz yakında gideceksiniz, size söyleyebilirim. Hiç akıl hastanesindeki kavgaları gördünüz mü? Görmediniz mi? Ben gördüm. Onlar da sağlıklı insanlar gibi kavga ederler. Anlıyor musunuz, sağlıklı insanlar gibi! Birkaç kere manidar bir tavırla tekrarladı bu ifadeyi. - Ne demek bu? -diye sordum ben de korkuyla fısıldayarak. - Hiç. Sağlıklı insanlar gibi! - Kızıl kahkaha, -dedim. - Onları su döküp ayırdılar. Bizi ölesiye korkutan yağmuru hatırlayınca sinirlendim. - Siz çıldırmışsınız, doktor! - Sizden fazla değil. Her halükarda sizden fazla değil.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Dün ne gördüm: Deli bir asker geldi yanımıza. Düşman askeri. Neredeyse çırılçıplaktı, bir hayvan gibi yara bere içindeydi ve açtı; saçı sakalı tıpkı bizim gibi birbirine karışmıştı, bir vahşiye, bir ilkele, bir maymuna benziyordu. Elini kolunu sallıyor, maymunluk ediyor, şarkı söylüyor, bağırıyor ve kavgaya tutuşuyordu. Karnını doyurup araziye geri saldık. Nereye götürebiliriz ki! Geceleri üstü başı yırtık, uğursuz hayaletler gibi tepeden tepeye, ileri geri, tüm istikametler­ de yol yokuş demeden, amaçsız ve korunaksız geziniyor­lar. Ellerini kollarını sallıyor, kahkaha atıyor, bağırıyor ve şarkı söylüyor, karşılaştıklarında bazen kavga ediyor, bazen de birbirlerini görmeden geçip gidiyorlar. Ne yiyip ne içiyorlar? Muhtemelen hiçbir şey, ya da yabani hayvanlarla, geceler boyu tepelerde dalaşıp uluyan şu semirmiş vahşi kö­ peklerle birlikte ceset yiyorlar belki de. Geceleri fırtınanın uyandırdığı kuşlar ya da çirkin pervaneler gibi ateşin etrafında toplanıyorlar, bir yerde soğuktan korunmak için ateş yakılmasıyla, yarım saat içinde etrafında soğuktan donmuş maymunlara benzeyen onlarca bağırtkan, üstü başı yırtık yabani siluetin bitivermesi bir oluyor. Anlamsız ve ürkütücü feryatları yüzünden çileden çıkanlar bazen yanlışlıkla, ba­zen de bilerek ateş ediyorlar Üzerlerine ... ... - ... Sayıları çok. Sağlıklı ve akıllı insanlar için hazırlan­mış kurt çukurlarında, uçurumlarda, dikenli tel ve kazıklar­ dan arta kalanlarda yüzer yüzer ölüyorlar; doğru dürüst ve düzenli çarpışmalara katılıp kahramanlar gibi dövüşüyor­lar: Her zaman en öndeler, her zaman korkusuzlar; ama sık sık kendi silah arkadaşlarını vuruyorlar. Seviyorum onları. Henüz tam delirmedim ve o nedenle oturup sizinle sohbet ediyorum, ama akıl beni kesinkes terk ettiğinde araziye çı­kacağım, araziye çıkıp bir
Sayfa 31·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
–Şiirlerinizi nasıl yazarsınız? Mevzularınızı aradığınız olur mu? Necip Fazıl: Vallaha şiirlerimi nasıl yazarım? Muazzam bir komplekstir bu. Daima sokakta, şu veya bu faaliyette bulunurken, hatta yemek yerken, rüyada bile düşünen adamım ben. Bir mevzu gelir hatırıma, yazarım. Ya o birden gelir böyle tarlada doğuran karı gibi. Yahut forsepstemde çekilemeyecek kadar zor yazılır. Meselâ benim en büyük eserim olan Çile şiiri aylarca sürmüştür. Buna mukabil çok sevilen şiirlerimden biri olan Otel Odaları’nı kurşun kalemim de olmayan bir gece, otelde hafızamda yazdım. Sabahleyin de çıktım, temize çektim. O zaman Hayat Mecmuası denilen Maarif Vakâleti’nin bir mecmuası vardı. Hemen götürdüm ve sattım yirmi beş liraya. O devrin yirmi beş lirası bugünün iki bin beş yüz lirasıdır.
Kahve zevki berbattı. North da ben de düzgün bir espresso ya da cappuccino dışında bir şey içmezdik. Gryphon ise lağım suyundan hallice olan şu damlama kahveyi tercih ederdi. Bu farkın yetişme tarzımızdan kaynaklandığını iddia edip dursa da aslında mesele basitti: Bizim damak tadımız vardı, ondaysa bu duyudan eser yoktu.
Kitap Alıntısı
Neden insan dışındaki canlılar daha önemsiz sayılıyor bu memlekette?
Sayfa 179 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Gerçekten sevdiğin şeyi yap! Başka hiçbir şey yapma! Çok az zamanın var. Sevmediğin bir şeyi yaşamını kazanmak için yaparak bir anı bile ziyan etmeyi nasıl düşünebilirsin? Bu, yaşamı kazanmak değil, kaybetmek olur. Bu yaşamak değil, ölmektir. Eğer, "Ama, ama ... bana bağımlı kişiler var ... beslenmeyi bekleyen minik ağızlar var ... bana muhtaç olan eş var ... " dersen, yanıtım şu olacaktır: Eğer yaşamının, bedeninin ne yaptığıyla ilgili olduğunda ısrarlıysan, buraya niçin geldiğini anlamıyorsun demektir. Hiç olmazsa sana zevk veren bir şeyi yap. Kim Olduğun hakkında mesaj veren bir şeyi yap.