Yüksek Deniz Ülkesinde - İnceleme
Puan vermedi·112 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 02:07
Kitap çocuklara ithafen yazılmış bir kitap. Van Valiliğinin de bu kitabın yazımı sürecinde etkisi var mı bilmiyorum ama ücretsiz olarak bir proje kapsamında bir dönem dağıttığını biliyorum. Uzun zamandır evimizde kitaplığımda duruyordu okumak bugüne nasip oldu. Çok severek okudum, akıcı bir kitaptı. Kitabı iki açıdan incelemenin doğru olacağını düşünüyorum. Bunlardan ilki kurgusal olay, ikincisi ise Van'ın tanıtımı. Kurgusal olaydan başlamak istiyorum: Zeynep adlı kız babasının işi dolayısıyla babasıyla Van'a seyahat eder. Bu seyahatleri sırasında Hoşap kalesine uğrarlar ve olay tam olarak burada başlar. Zeynep, babası ve babasının arkadaşını beklemeden kaleye doğru gider ve burada Evliya Çelebi'yle karşılaşır. Burada Evliya Çelebi'yle aralarından geçen konuşmadan sonra Evliya Çelebi'nin Zeynep'e uzattığı tablet bir anda aynaya dönüşür. Zeynep'in merakı iyice artar Zeynep ne olduğunu anlamadan elinden düşürünce ayna tuzla buz olur ve Zeynep'in aklındaki soru işaretleri giderek artar. Sonrasında Zeynep konaklayacakları köyde Halil ve ablası Helin'le tanışır. Burada Halil'inde kendisiyle benzer şekilde Evliya Çelebi'yle karşılaştığını öğrenir ve bu şekilde birlikte olayları çözmede yol arkadaşlıkları başlar. Olay ilerledikçe başka karakterlerde olaya dahil olup Halil ve Zeynep'e yol arkadaşlığı yapmaya başlar. Bu şekilde olay sürüp gider. Doğunun incisi Van'ın tanıtımı kısmına gelince: Yazar bu tanıtımları olaylara yedirip olaylar üzerinden akıcı bir şekilde yapmış, bu yönüyle çok beğendiğimi söyleyebilirim. Bu tanıtımlardan bazıları şunlardı: Van kedisi, yöresel yemeklerden hedik ve keledoş, Rus Pazarı, Van'ın kaleleri, Van Kalesi'nin etrafında yer alan mezarlıklar ve tarihi camiler vb. gibi bu tanıtımların kitabı okuyanlar üzerinde olaylar etrafında Van'ı
Duygu ve Düşünce
Yüksek Deniz ÜlkesindeFigen Yaman Coşar · Erdem Çocuk Yayınları · 027 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 61. kitabı
Sadece bir roman değil, adeta bir düşünce yolculuğu! Bazı kitaplar vardır… Sadece okunmaz, insanın içine doğru bir kapı aralar. İnsiyak tam da öyle bir kitap oldu benim için. Her sayfasında bir yolculuğa çıktım; bazen Kutay Efendi’nin yanında yürüdüm, bazen kendi içimde yıllardır kapısını çalamadığım odalara girdim. 1125 hicrinde, haksız yere zindana atılan Balatlı Katip Kutay Efendi’nin "merak, nedensiz bir arayış ve insiyak" ile yollara düşüşüne tanıklık ediyoruz. Esaretten kurtulup bilinmezliğe doğru attığı her adım, aslında kendi içine, o içindeki "Ben"e doğru yaptığı bir seyahat. Seyisin, söz tacirinin, şeker reisin, Rıza Efendi'nin .. Hepsinin aşkı tanımı kendine has ama her biri insana başka bir yerden değiyor Rumi'den Şems-i Tebrizi'ye, Ömer Hayyam'dan Hacı Bektaş-ı Veli'ye... Akıllı insanın üç neferi, küçük insanların dengini araması, aşkın yolunun asla düz gitmemesi... Her söz nasihat, her nasihat geçmişten gelen ve bugüne ayna tutan bir iz. Kutay Efendi bana; sabretmeyi, susmayı, her şeyin bir işaret olduğunu, yolların aslında insanın kendi içine açıldığını hatırlattı. Ve belki de en çok… küllerinden tekrar gül olmayı Anladım ki insan dediğin, karmakarışık bir mahluk. Işığa yönelirken bile karanlığını yanında taşır; ama bazen bir cümle, bir işaret, bir dua, bir yabancının sözü bile insanın içindeki o parıltıyı uyandırmaya yetiyor. Kitabın dili öyle yoğun, öyle dolu ki… Kelimelerin eski tadı, cümlelerin derinliği, her sayfada durup düşünmeme sebep oldu. Kalemi güçlü, bilgisi derin ve kalbe dokunan bu kitabı tavsiye ederim. Benim gibi tüm sayfaları çizerek okuyacağınıza eminim! Bu kitap beni benle bıraktı. Ve iyi ki bıraktı. Bittiğinde boğazımda bir düğüm kaldı. “Vay be,” dedim sadece. “Ne kitaptı ama…” "Tüm hikayeler ibretliktir. Ne var ki pek az
İnsiyakMehmet Durmaz · Otantik Kitap · 2021195 okunma
Reklam
Aksiyon seven,özgürlük için savaşmaya hazırlara ithafen
Puan vermedi·327 syf.··
2025 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 10:07
Selaaam Aksiyona,heyecana,dostluğa ve özgürlük için savaşmaya hazır mıyız¿?¿ Her sayfasını heyecan ve merakla çevireceğiniz bi kitapla geldim. MAHKUMLAR ŞEHRİ Özgürlük için savaşır mısınız yoksa zaten az çok ihtiyaçlar görülüyor hayatı riske atmaya gerek yok der misiniz Diktatör ilke yöneticisi suçlular için yapılandırdığı yüksek güvenlik,asker ve özel yapılan uçangöz olarak adlandırılan uçan/ateş eden araçlarla onlara hapishane içinde hapis yaşatıyor resmen.. İlk sayfalarımızda baş karakterimiz Kwanzim olarak adlandırılan(ismini bilmiyor)hafızasını kaybeden arkadaş bi şeyler hatırlamaya başlıyor.. İlk sayfalarda bulduğu Too isimli kişiye ait günlükse ilerde işine yarayacak bir diğer dostu diyelim mii Ona bugüne dek yardım eden Selvyn ilk görüştüğü ve yine yeniden tanıştığı kişi oldu.Ve son satırlara dek tek dostu.. Ona yardımcı olan bir diğer kişi Recarion bulunduğu koloninin lideriydi. Koloni demişken hapishaneden azcık bahsedelim;ortada boylu boyunca uzanan bir nehir,bir her kolonide tarlalar/mahkumların kendi aralarında görev paylaşımı yaptığı işleri var gibi gibi Başta yalnızca kaçış planı yapan 3 kişiyken planda farklı kişilerin olduğunu öğreniyor Kwanzim ve diğer kolonilere doğru da yolculuğa çıkma şansı buluyor ama ne yazık ki Çeteler denen ekipler ve resmen iç savaşa bir yaşam var şehirde.. Aurin,babası Hendasto'nun hikayesi,Maowt,Mazamir,Blaston..Her bir karakterin bir özelliği vardır ve plan için hepsine ihtiyaç vardı.. Gerçekten her sayfası farklı heyecan,Her satırı farklı sorular bırakıyor okuyucuda ve uzun süredir böyle içine çeken kitap okumadım desem abartmamış olurum Neyse olaylara dönelim.. Sizce hepsi kurtulabilecek mi? Kwanzim sizce kim,her şeyi hatırlayacak mı? Kwanzim ve bizim diktatörün alakası ne? Ve din konusu satırlarında beni çok etkileyen
Edebiyat & Roman
Mahkumlar ŞehriVolkan Çini · 20244 okunma
Eski Günler - E. ŞAHİN /Unutmak aşka ihanettir!
Puan vermedi·128 syf.··
2023 84. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2023 22:45
Nerede o eski günler! Ah çocukluğumuz! Eski bayramlar! Eski Ramazanlar! Misketli, gaz lambalı, akşam ezanına kadar oyun oynamalı, klasik radyolu, hatırladıkça hüzünlendiğimiz o günler... Eski Günler İsmini Eski Günler isimli ilk şiirinden alıyor. Yıllar önce yazarından adıma imzalı olarak kitaplığıma girmiş. Ne zaman, nasıl girdi, neden bugüne kadar okunmadı bilmiyorum. Hani kitaplığın karşısına geçer de öyle bir izler, yeni kitabını seçersin ya, öyle bir seyirde yeniden rastladım esere. Tam da okuyamama dönemime denk gelmiş ve bu dönemi aşmak için bir şiir kitabı arayışına girmiştim. Öyle bir bakayım derken başlamış buldum kendimi. Birçok konu, birçok insana ithafen yazılmış şiirler bulunuyor eserde. Aile, dostlar, vatan, ülkenin durumu, Atatürk, geçmiş günler... Oldukça geniş yelpazeli. Eleştiri niteliğinde epey şiir de mevcut. Dörtlük biçiminde kaleme alınmış şiirler. Eserin sonuna kadar bu dörtlük düzeni bozulmamış. Bir bayram günü denk geldi elime. Kurban Bayramı... Ve eserde Kurban'a dair bir şiir de vardı: "Bayram sabahı hüzün çöktü. Sevdiklerim aklıma düştü. Gurbet acı boynumu büktü, Kurban Bayramınız mübarek olsun." (s. 42) Yazarı hakkında araştırma yapmadım ama ilk kitabı olduğunu düşünüyorum. Kendisinden mi yayın evinden mi kaynaklı bilmiyorum ama birçok yazım ve noktalama yanlışı vardı. Hemen hemen yanlışın her türlüsüne denk geldim: Yanlış yazılan bağlaçlar, soru ekleri, büyük harflerin kullanımında yapılan hatalar, birleşik yazılması gerekirken ayrı yazılan ayrı yazılması gerekirken birleşik yazılan sözcükler... Basılmadan bir denetimden geçirilmesi uygun olurdu diye düşünüyorum. Zannımca çok da uzun sürmezdi bir şiir kitabının gözden geçirilmesi. Bu hâliyle bana eşe dosta armağan olarak yazılmış şiirlerin hatıra olarak bastırılmış olduğunu
Şiir
Eski GünlerErgün Şahin · Göl Kitap Yayıncılık · 201816 okunma
Puan vermedi·139 syf.··
2023 31. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2023 14:34
Acıyı Bal Eyledik/ Hasan Hüseyin Korkmazgil Uy anam uy Haziranda ölmek zor. Şair bu şiirini tarihte dün ve bugün vefat eden Orhan Kemal ve Nazım Hikmet'e ithafen yazmış. Sabah uyandım, şiir okumak istedim, bilekligime baktım, saati ve tarihi gördüm, aklıma H.H.Korkmazgil geldi, kitaplıktan çektim okudum. Üçünün de mekanı cennet ola... ben bu şiire yaşanmamış denizlerimi ben bu şiire gidilmemiş ülkelerimi ben bu şiire utanmazca çalınmış emeklerimi ellerimden uçup gitmiş yıllarımı ben bu şiire koydum a dostlar/Syf.16 bak şu bebelerin güzelliğine kaşı destan gözü destan elleri kan içinde kör olasın demiyorum kör olma da gör beni./Syf.19 kanadık toprak olduk çekildik bayrak olduk döküldük yaprak olduk geldik bugüne ekmeği bol eyledik acıyı bal eyledik sıratı yol eyledik geldik bugüne/Syf.21
Acıyı Bal EyledikHasan Hüseyin Korkmazgil · Bilgi Yayınevi · 19732,186 okunma
Nakkaş Polisiyesi ve Kronolojiden Öneriler(+18)
8/10
·520 syf.··
2023 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2023 22:07
,Orhan Pamuk, deyince herkesin aklına tabi ilk Nobel alan ilk ve tek Türk yazarı geliyor. Öncelikle Nobel kısmına girmek onu tanımak için bence gerekli. Bir yazarın Nobel Ödülü alabilmesi için ülkesi eğer ki Dünyadaki Güçlü ve Söz Sahibi o meşhur ülkelerden değilse, kendi ülkesi ile ilgili sorunlu olması gerekir. Nobel çünkü kaos sever, entrika sever, bir alt hikayenin olmasını sever. Mesela Yaşar Kemal, o da bilindiği üzere çok büyük bir kalemimizdir ve Pkk ile Türk Savaşını eleştiren bir kalemdir. Hatta bu nedenle kendisi yargılanmıştır. O da bilinildiği üzere Nobel e aday gösterilen Türk kalemidir ama ödülü alamamıştır. Belki Nobel e göre ülkesi ile sorunu zayıf kalmıştır. Bu bilinmez. Orhan Pamuk un aklıma gelen bazı bana göre yersiz çıkışları şunlar : Ayasofya nın Cami yapılmasını ve Chp nin buna olan tutumunu eleştirmiştir. Yine aynı şekilde Pkk dan dolayı cezaevinde olan bazı siyasilerin orada olmasına olan rahatsızlığını da dile getirmiştir ve onlar benim kardeşim demiştir. Ermeni Soykırımını Türklerin yaptığını söylemesi bana kalırsa en büyük skandalı olabilir. Fetö cülerin cezaevlerinde dolduğunu ve bu konuda bir yumuşama beklediğini de açıkladı mesela yakın zamanda. Rasim Ozan ve eşi Nagihan Alçı ile samimiyeti, magazindeki önemsiz kişilerle mesela Karolin Fişekçi ile ilişkisi de bence bana göre pek sempatik değildi. Ben bu kadar üst düzey ve marka bir yazarın daha elit ve seviyeli insanlarla muhatap olmasını ve magazin sayfalarında gezmemesini sevenlerdenim. Kısaca Nobel i olağanüstü bir edebi kalemi olmasından dolayı almadı. Önce bunu bilmek gerektiğini düşünüyorum. Dönemin Cumhurbaşkanı dahi onu sırf bu nedenlerden dolayı kutlamamıştır. Bilindiği üzere 1901 den beri Nobel Edebiyat Ödülü verilmektedir. O dönemde Orhan Pamuk dan daha büyük yazarlarımız olmuştur ama
Edebiyat
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320bin okunma
Reklam
Reklam