“Bunca acının, bunca ölümün bir anlamı var mı? Eğer yoksa o halde yaşamın da bir anlamı yoktur çünkü anlamı hasbelkader kaçıp kurtulmaya bağlı olan bir yaşam nihai anlamda yaşamaya değmez!”
İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.