Fulya Yılmaz

Fulya Yılmaz
@bunchofbook
İnsanlar hakkımda ne isterlerse düşünsünler, onları aldatabilirim ama kendimi aldatmayacağım.
Reklam
Puan vermedi·344 syf.··
2022 10. kitabı
Dünya genelinde zor kullanma sonucu ortadan kaybolan kişilerin sayısı tam olarak bilinmese de, çeşitli sebeplerden yüz binden fazla kişinin kayıp olduğu tahmin ediliyor. Yazar Natasha Preston ise böyle önemli bir evrensel krize dikkat çekmesi ile kitabından önce kitabındaki iki hassas noktanın farkındalık çabasıyla benden tam not aldı. İkinci hassas konu ise yazarın karakteri Colin tarafından aktardığı kısımları. Colin’in çocukluğunda güven ortamında yeşerebilecek duygusu oluşturulamamış ve aidiyet-sahiplenme duygusu ile beslenememiş bir çocuk olması konusundaki kurgusu da takdir edilesi. Sadece ebeveyn olarak değil sosyal çevre olarak da yetişmekte olan bireylerin duygularını önemsemek konusunda güzel atıfları olduğunu düşünüyorum. 16 yaşındaki Summer, 30 yaşındaki Colin -Clover tarafından kaçırılıyor. Colin onu evinin mahzenine hapsediyor ve Summer’a yeni bir isim veriyor, Lily. Ancak Lily, Colin’in kaçırdığı tek kız değil. Colin'in kaçırdığı diğer üç kız olan Rose, Poppy ve Violet ile aynı kaderi paylaşıyor. Colin onları kendi hayal dünyasında bir aile gibi görüyor ve beraber yaşamaya başlıyorlar. Farklı açıdan yazılmış olsalar da yakın zamanda okuduğum Kabil’i Yetiştirmek kitabıyla üst üste gelmesi bu kitabı gözümde parlattı diyebilirim. Genel itibariyle beğendiğim,ilgi çekici bulduğum ve Preston’ın dikkat çekmek istediği şeylerin tezahürü konusunda başarılı olduğunu düşündüğüm bir okuma oldu. Özlem Tezer çevirisi ve Serkan Yolcu kapak tasarımıyla.
MahzenNatasha Preston · Dex Yayınları · 2017131 okunma

Fulya Yılmaz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.··
2022 10. kitabı
Natasha Preston
6.8/10 · 131 okunma
"Ne yani; Böylesi korkunç bir dünyanın bir de Cehennemi mi var?"
Puan vermedi·72 syf.··
2022 9. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2022 14:33
Siberpunk hikaye hayranlarının bayıla bayıla okuyacağı bir kitap. Alice Sheldon, yıllarca James Tiptree Jr. takma adıyla bilim kurgu edebiyatında güçlü ödüller kazanırken gerçek kimliğini gizliyor. Diyor ki “Bir erkek ismi iyi bir kamuflaj gibi görünüyordu. Bunun daha az göze batacağını düşündüm. Çünkü birkaç meslekte kadın olmanın getirdiği çok fazla acı tecrübe yaşamıştım.” O kadar haklı ki…Bu harika kitaba imza atan yazarın bir kadın olduğu herkesi şaşırtırken, bilim kurgu edebiyatında kadının yerini de güçlendirmiş. Kitap distopik türde özgün bir eser, yazarın kitap yazma serüvenindeki özel tavrıyla edebiyata eşsiz bir hediye bırakmış bence. Sheldon, bu antikapitalist öyküde tüketici toplum ve işbirlikçilerinin ne kadar ileriye gidebileceğini anlatıyor. Kahramanımız P. Burke, yaşadığı kötü hayattan ve çirkin bedenden kurtulmak düşüncesiyle intihara kalkışıp başarısız oluyor ve yeni bir hayat vaadiyle yeni bir fırsat veriliyor. Kaybedecek bir şeyi olmayan P. Burke yeni bir hayata çekiliyor, gözü dönmüş ticari dünyanın bir çarkı olacağından habersiz. P. Burke tabi ki çirkinliğiyle insanların önüne çıkarılmıyor. Teknolojinin desteğiyle insansı robotlara can veriyor. Burada hikaye değişik ve keyifli bir hal alıyor. Herkesin gerçek olamayacak kadar kusursuz olarak gördüğü insanlar, aslında gerçek değiller. Sadece fiziksel bir kılıflar. P. Burke vücuduna takılan elektrotlar ve uydular aracılığıyla Daphne adlı bir robota can veriyor. Daphne herkesin hayran olduğu onca kusursuz reklam robotundan biri. Yazar beden ve ruh örtüşmesine yeni bir boyut kazandırıyor ve insanın özünün ruh mu yoksa beden mi olduğu? , aşk önce bedene mi duyulur yoksa kaynağını ruhtan mı alır? gibi felsefi atıflarıyla beni alışık olmadığım bir yerden yakaladı. Sıra dışı ve bir o kadar da emsalsiz
Uzaktan Kumandalı KızJames Tiptree Jr. · İthaki Yayınları · 03,808 okunma
Reklam