Pek basımı olmayan bir deneme türündü olan bir eser.
Dostoyevski'nin Amandine hakkında etkilenmesi ve onu anması bence çok önemlidir hatta Rus halkının da ondan etkilendiğini vurgulamıştır. Polanya,Fransa,Belçika gibi toplumların özgürlükçü ruhunu yansıtmış ve bu ülkelerde ünlenen ilk kadın yazarlardan birisidir. Düşünceleri biraz toplumun belirli kesimleri için aykırı geliyor ve Dostoyevski buna fazla değişmemiş diyebiliriz. Genellik ile olumlu noktalarına yön verilmiş bir deneme türünde bir eser olsa da Amandine bir noktası bence çok kötüydü çünkü tamamiyle cinsiyetçi bir yaklaşımının ardına saklanmıştı fakat bunu hiç bir zaman kabul etmedi. Amandine, ''Matmazele Mektup'' isimli eserinde şöyle der: ''eşitsizlik, aşağılanmışlık, bir cinsin diğerine bağımlılığı koşullarında eksiksiz mutluluk ve ideal aşkın tümüyle olanaksız olduğuna tümüyle inandım."
Kitabın bir çok kimse tarafından anlaşılamadığını yada tam not alamadığını görüyorum hatta beğenmemiş olanları bile görmek mümkün fakat kitabı okumadan önce bilinmesi lazım kim Gülten Akın? Düşüncelerine dokunmak mümkün mü?
Size Gülten Akın'dan tek rengi olan, mavi gibi bir hatıra.
Amerikalı yazar William Soroyan 1960 yıllarda Türkiye seyahatinde, Ahtamar adasına Surp Kilisesi'ne ziyaret etmek üzere gelmiş Gevaş'a gitmişti. Gülten Akın'ın eşi Yaşar Cankoçak, Gevaş kaymakamıydı o yıllarda. İki edebiyatçı bu sebeble tanıştı ve dost oldu. Gülten Akın, Saroyan'a ''Rüzgar Saati'' adlı kitabını hediye etti, Saroyan da onun için Türkçeye çevrilmiş bir çok kitaplarını imzaladı. Tarihin bir noktasına böylece kaldı. Kitap için söylenmesi gereken bir oda dolusu söz olsa'da buraya bu notu da eklemek gerekiyor.''Böylece yaşardı çay parasına ve de tütüne, Champollion okur ve geceleri yaslanıp uçardı Baudleaire'e Lautréamont'a bir de Yılmaz Pütün'e.''
Gülten Akın, Baydar Lidar, Perg Mehmet gibi kalemi aydınlık şair olan azınlık insanları hiç unutmayın ve hep hatırlatın.