Burcu

Burcu
@burcsnr
Kendimizi bu duyguya kaptırdığımız zaman, bizi hemen hemen her zaman kendimizi baltalayan mücadelelere sokar. Budizm'de şöyle denir: "Gücenme birisine fırlatmak üzere kızgın bir kömür parçasını kavramak gibidir. Adsız Alkoliklerde şöyle denir, "Gücenme, zehri kendinin yutup sonra başkasının ölmesini ummak gibidir." Bu ifadelerin ortak yönü, kendimizi gücenmeye kaptırdığımız zaman, aslında tek yaptığımızın kendimize daha çok acı vermek olduğudur.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu hayat nedir böyle, tasayla dolu Doğrulup seyreylemeye zamanımız yok Dalların altında durup kuzular ve İnekler gibi bakmaya zaman yok Ormanı geçerken sincapların yemişlerini Gizlediği yerleri görmeye zaman yok Güpegündüz, gece gökyüzü gibi Yıldızlarla dolu akan suyu görmeye zaman yok Güzelliğin bakışına dönüp Ayaklarını ve dansını izlemeye zaman yok Ağzı gözlerine değen o gülüşü Zenginleştirene dek bakmaya zaman yok Fakir bir hayat bu, tasayla dolu, Doğrulup seyreylemeye zamanımız yok
"Bu öğleden sonra ne yapacağız?" diye haykırdı Daisy, "ve bundan sonraki gün ve önümüzdeki otuz yıl boyunca?" "Deli deli konuşma," dedi Jordan. "Sonbaharda ayaz başlayınca hayat yeni baştan başlar." "Ama çok sıcak," diye üsteledi Daisy ağlamaklı. "Ve her şey karmakarışık. Hadi hepimiz şehre inelim!" Sesi, sıcağın içinde mücadele veriyor, ona vuruyor, sıcağın baygınlığını kalıba döküp biçimlendiriyordu.
Edebiyat
Rumların hepsi ya öldürüldü ya soyuldu, diye anlatır Musullu tarihçi. "İleri gelenlerinden bazıları, Sofya adını verdikleri büyük kiliseye [Ayasofya] sığındılar. Frenkler de peşlerindeydi. O zaman bir grup rahip ve keşiş ellerinde haçlar ve İnciller olduğu halde dışarı çıkıp saldırganlardan canlarını bağışlamalarını dilediler, ama Frenkler onların yakarılarına hiç kulak asmadılar. Hepsini katlettikten sonra kiliseyi yağmaladılar." Haçlı seferiyle birlikte gelmiş bir fahişenin, patriğin tahtına oturup müstehcen şarkılar söylediği, bu arada sarhoş askerlerin komşu manastırlarda Bizanslı rahibelerin ırzına geçtikleri de anlatılır. Tarihin en utanç verici sayfalarından biri olan Konstantinopolis yağmasını, İbnü'l-Esir'in ifadesiyle, bir Doğu Latin imparatorunun, yani Baudouin de Flandre'ın tahta çıkarılması izler. Ama Bizanslılar onun iktidarını hiçbir zaman tanımayacaklardır tabii ki. Bizans Sarayı'ndan kaçanlar gidip İznik'e yerleşecekler, elli yedi yıl sonra Bizans geri alınıncaya dek, burası imparatorluğun geçici başkenti olacaktır.
Tarih
Anlatacağım olaylar öyle korkunç ki, yıllar boyunca onlardan bahsetmekten kaçındım. Ölümün, İslam ve Müslümanlar üzerine çöktüğünü haber vermek kolay değil. Ah! Keşke anam beni dünyaya getirmeseymiş, ya da keşke tüm bu felaketlere tanık olmadan ölüp gitseymişim. Bir gün Allah Adem'i yarattığından beri Yeryüzü'nün böyle bir felaket yaşamadığı söylenirse, hiç tereddütsüz inanın, çünkü hakikat budur. Tarihin en meşhur dramları arasında, genellikle Nabukodonosor'un İsrailoğulları'nı katletmesi ve Kudüs'ün yıkılması sayılır. Ama şimdi yaşananlar yanında bu hiçbir şeydir. Hayır, mahşer gününe kadar, bu kadar büyük felaket bir daha görülmeyecektir kuşkusuz.
Tarih