İster matematik öğretmeni olun, ister nükleer tıp anabilim dalı başkanı, isterse de il müftüsü, yanınıza gelenlerin size bahsedecekleri illa bir dertleri olur ve o dert şöyle bir ortak paydada buluşur kimi zaman; ”Kardeşim iyi misin, hayırdır neyin var?” ” Misafirin çocuğu gibiydi adeta… Geldi, dağıttı ve gitti. Sesimi bile çıkaramadım.” ”Anladım, aşık oldun.”
Ne yaparsan yap olmaz bazen. Ama o kadar güzel olmaz ki, “Ancak bu kadar güzel olmayabilirdi” dersin. Ve aklına gelir: “Kadere iman eden kederden emin olur.” Sonra anlarsın ki, nar tanelerini teker teker yerli yerine yerleştiren Rabbin, seni de hangi gönle yerleştireceğini bilir. Tek yapman gereken kara geceleri kudret kalemiyle güneşe boyayan, kahverengi odundan pembe çiçekler açtıran Allah’a inanmak.